Browsing by Author "Özçelik, Eda Paykoç"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Deneyim ekonomisi bağlamında iç mekânların algılanması(2024) Mersin, Gizem; Özçelik, Eda PaykoçBu çalışma, İzmir'in Çınarlı Mahallesi'nde yeniden amaçlanmış hangar yapılarının deneyim ekonomisi çerçevesindeki dönüştürücü etkilerini araştırmaktadır. Özellikle WithCo Coworking Space, Kürkçü Dükkanı, Theater Peron ve Antrenos'a odaklanan araştırma, kullanıcı deneyimlerini şekillendiren tasarım unsurlarını titizlikle incelemektedir. Özellikle WithCo Coworking Space, Antrenos, Theater Peron ve Kürkçü Dükkanı'nın ardından öne çıkan bir mekan olarak ortaya çıkmaktadır. İlk izlenimlerde farklılıklar gözlemlenmiş olup, olumlu tepkiler tiyatro ve spor salonuna yönlendirilmiştir. Duygusal tepkilerde ayrım gösterilmekte olup, restoranı merak karakterize ederken, coworking alanıyla huzur ve enerji hissi ilişkilendirilmektedir. Aydınlatma, renk, form, malzeme ve düzeni içeren tasarım unsurlarının önemi, endüstriyel estetiği koruma amacıyla benimsenen özenli yaklaşımı açıklamak için hayati önem taşımaktadır. Çalışma, mekanları belirli mimari tipolojilere ayırarak, yeniden amaçlanmış endüstriyel ayarlardaki mekansal planlamanın önemini vurgular. Sonuç olarak, bulgular, İzmir'deki endüstriyel binaların yeniden işlevlendirilmesindeki nüanslı karmaşıklıkları vurgular. Araştırma, tarafsızlık prensiplerini korumak için belirli bir yaş veya cinsiyet kriteri dayatmaksızın, müşteri ve çalışanları içeren 100 kişilik çeşitli bir katılımcı havuzunu içermektedir. Bu sayısal denge, Çınarlı Mahallesi'ndeki yeniden işlevlendirilmiş endüstriyel yapılar içindeki işlevselliklerin sürekli keşfini teşvik etmektedir.Master Thesis The Impact of Color and Lighting Design on the Employees’ Job Satisfaction in Offices(2025) Alselını, Retaj Hasan Mohammed; Özçelik, Eda PaykoçOfis ortamlarında aydınlatma ve renk tasarımı, rahat, görsel olarak çekici ve duygusal olarak elverişli bir atmosfer oluşturmak için olmazsa olmazdır. Ofis çalışanları zamanlarının çoğunu ofislerde geçirdiklerinden, bu ofislerin aydınlatma ve renk tasarımı memnuniyetlerini önemli ölçüde etkileyebilir. İyi tasarlanmış aydınlatma göz yorgunluğunu, yorgunluğu ve stresi azaltır ve çalışanların gün boyunca konfor deneyimlediği daha elverişli bir ortam yaratır. Renk seçimleri duyguları etkiler; yumuşak, nötr tonlar rahatlamayı teşvik ederken, canlı renkler yaratıcılığı canlandırabilir ve teşvik edebilir. Bu nedenle, aydınlatma ve rengin optimum bir karışımı, davetkar, estetik açıdan hoş ve duygusal olarak besleyici bir çalışma alanı yaratır ve böylece çalışanların genel memnuniyetini artırır. Okullar, kütüphaneler ve hastaneler gibi diğer bağlamlarla karşılaştırıldığında, gelişmekte olan ülkelerdeki ofis ortamlarında iç tasarım hakkında literatür eksikliği vardır. Aydınlatma ve renk tasarımı iç tasarımın temelleri olduğundan, bu araştırma bunların ofislerdeki çalışanlar üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Bu çalışma, gelişmekte olan ülkeler olan Türkiye ve Libya'daki iki ofiste optimum aydınlatma ve renk tasarımını araştırarak özgün bir metodoloji benimsiyor. İlk ofis Libya, Trablus'taki ODAC şirketinde, ikincisi ise Türkiye, Sivas'taki Ofisline şirketinde. ODAC şirketinin Libya genelinde şubeleri bulunuyor. Benzer şekilde Ofisline şirketinin de İzmir ve İstanbul gibi önemli metropol alanlarında şubeleri bulunuyor. Her iki şirket de kendi ülkelerindeki sektör liderleri olarak öne çıkmalarına göre seçildi. Dahası, her iki şirket de kendi sektörlerinde benzerlikler gösteriyor. ODAC Libya'da tanınmış bir mimari geliştirme şirketiyken, Ofisline Türkiye'de saygın bir mobilya üreticisi. Dahası, her iki şirketin de benzer sayıda çalışanı var. Bu araştırma karma yöntemler (hem nicel hem de nitel) kullanacak. Ayrıca, seçilen iki ofise e-posta yoluyla bir anket dağıtılacak. Anket, mevcut ofis tasarımını ışık ve renk açısından, çalışanların ofislerinin mevcut ışık ve renk tasarımına ilişkin değerlendirmelerini ve bunların iş tatminlerini ne ölçüde etkilediğini anlamayı amaçlıyor. Çalışma, çalışanların tercih ettiği aydınlatma ve renk tasarımını anlamaya çalışıyor. Ayrıca, çalışanların iş tatminlerini artırmak için en uygun aydınlatma ve renk koşullarını canlandırmayı amaçlamaktadır. Böylece, gelişmekte olan ülkelerin literatürüne katkıda bulunacak ve ortaya çıkan soruna teorik ve uygulamalı bilimsel çözümler üretecektir. Ek olarak, tasarımcılara ofis alanlarında aydınlatma ve renk tasarımını geliştirmek için gerekli bilgiyi sağlayacak ve böylece çalışanların iş tatminini artıracaktır. Anahtar Kelimeler: Ofis İç Mekanları, Renk Tasarımı, Aydınlatma Tasarımı, İş TatminiMaster Thesis Kamusal bir iç mekânın evrensel tasarım ilkeleri kapsamında analizi (ETİ): Kızlarağası Hanı örneği, İzmir(2023) Kurt, Yaren; Özçelik, Eda PaykoçTarihi hanlar, bulundukları beldenin ticari faaliyetini, mimari özelliklerini ve sosyal yaşamını yansıtması bakımından önemli anıtsal kamusal yapılardır. Bu nedenle tarihsel-bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere korunması, toplumların kökenlerini ve gelişimini anlamak, sosyal sürdürülebilirliğin sağlanması ve korunma ihtiyacının farkına varmak için çağdaş yaşamla bütünleştirilmelidir. Kültürel ve doğal mirasın korunmasına ilişkin uluslararası belgelerde tarihi yapıların kullanıcı ile bir bütün olarak değerlendirilmesi vurgulansa da yaşlı, çocuk, engelli gibi farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçları tarihi yapıların restorasyon projelerinin önceliği olmadığı gözlenmektedir. Türkiye'de Evrensel Tasarım İlkeleri çözümlerinin yasal prosedür ve standartlarda tanımlı olmasına rağmen uygulamada yetersiz kaldığı görülmektedir. Restore edilen bazı Kemeraltı hanları bu soruna örnek teşkil etmekte ve uygulamada yaşlılar, engelliler ve çocuklar için Evrensel Tasarım İlkelerinin (UDP) gerisinde kalmaktadır. Tezin amacı, Kemeraltı'nda bulunan ve 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan, restore edilmiş bir kamusal iç mekân örneği olan Kızlarağası Hanı'nın, evrensel tasarım ilkeleri ve farklı kullanıcı profillerine uygunluğunun incelenmesidir. Kızlarağası Hanı'nın örnek olay seçilmesi; tarihi, kültürel, ticari ve sosyal faaliyetlerde hayati bir rol oynamaya devam etmesi, dükkân sayısı ve çeşitliliği ile geçmişten günümüze tüm farklı kullanıcı profilleri tarafından kullanılan yoğun bir sirkülasyona sahip bir çekim noktası olması, sosyal etkileşimleri teşvik etmek için önemli bir buluşma noktası olması ve hanın kendisine özgün mimari özelliklere sahip olmasından dolayıdır. Ayrıca, çalışmanın odak noktasının bir parçası olarak, seçilen yapı ile tarihi yapıların restorasyonunda Evrensel Tasarım ilkelerinin önemi konusunda alanda yetersiz olan araştırmalara farkındalık getirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı, tarihi Kızlarağası Hanı'nın UDP aracılığıyla çocuklar, yaşlılar ve engelliler tarafından günlük kullanım üzerindeki etkisini araştırmak ve çalışma alanını geliştirmek için bu araştırmada incelenen kolaylaştırıcıları ve sınırları ayırt etmektir. Tezin yöntemi olarak, vaka alanının mimari ve iç mekân özellikleri yerinde gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, anket, fotoğraflama ve arşiv taraması yoluyla analiz edilmiştir. Dükkân sahipleri, dükkân çalışanları, dışarıdan mal getiren esnaflar, müşteriler ve diğer/ ziyaretçilerden oluşan 50 gönüllü katılımcı ile yüz yüze anketler ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular, hanın erişilebilirlik, mekânsal düzenleme ve dolaşım, malzemeler, mobilyalar, aydınlatma (doğal ve yapay), akustik kontrol, açıklıklar (pencereler, kapılar), seviye farkları, yol gösterici unsurlar, renkler ve logolar gibi konularda mekânsal çözümlerin ve uygun tasarımların eksikliği nedeniyle tüm kullanıcı profilleri tarafından deneyimlenemeyeceğini göstermektedir. Çalışmanın özgün katkısı, yenilenmiş/restore edilmiş ve yenilenecek/restore edilecek kamusal iç mekânların kalitesinin iyileştirilmesi için Evrensel Tasarım İlkeleri'ne uygunluk ve kullanılabilirlik açısından farklı kullanıcı profilleri için bütüncül bir yaklaşım sunarak mevcut literatüre katkı sağlamaktır. Ayrıca, bu çalışma tarihi yapıların hem analizi hem de belgelenmesi açısından da literatüre katkı sağlayacaktır.Conference Object Citation - Scopus: 1Local interpretations of modern housing in post-republican period in İzmİr-Turkey(Docomomo, 2021) Gülnur Ballice; Gizem Güler; Eda Paykoç Özçelik; Özçelik, Eda Paykoç; Ballice, Gülnur; Güler, Gizem; A. Tostoes , Y. YamanaThe modernisation process in Turkey which had started with the proclamation of the Republic in 1923 has also influenced architecture and then has led to the emergence of modern design. International architectural languages began to be sprawled much faster in cities like İzmir where different cultures have been living together for centuries. The city plan prepared for the completely burned areas in the fire in 1924 shaped today's İzmir urban pattern as the first example of the modernist/positivist approach of the period. Due to the development of planning laws different morphologies have emerged periodically in the city's housing architecture. The modernist apartment buildings of the city which were built especially in Alsancak Güzelyalı and Karșıyaka after the 1950s were diversified in other districts of the city in the following years. This architectural language tried to integrate mutually different international architectural language on behalf of local modernism in the city. This paper aims to present these local modernism efforts in terms of the multi-story apartment buildings of İzmir. The purpose of this paper is to emphasize the importance of apartment blocks which have had an important role in the identity of the city by revealing the architects and buildings of that period. These buildings which both reflect international architectural languages and local modernisms are investigated in terms of their architectural style plan layout facade characteristics material selection and interior elements. Relationships and syntheses between international modernism and local culture will be searched through analysing pioneering apartment blocks constructed between 1950 and 1980 in the city. © 2021 Elsevier B.V. All rights reserved.Article Paylaşımlı Ofislerde Kontrol Konusunda Kullanıcıların Memnuniyet Analizi(2024) Zeynep Tuna Ultav; Tolga Ergenç; Eda Paykoç Özçelik; Özçelik, Eda Paykoç; Ultav, Zeynep Tuna; Ergenç, TolgaGelişmekte olan teknoloji ile yaşanan dönüşümler yaşam tarzı değişiklikleri ve çalışma alışkanlıklarının evrilmesi ile ofis iç mekânları da değişiklik göstermiştir. İnsan odaklı olarak ortaya çıkan bu gelişmelerde esnek çalışma alanları önem kazanmış home-ofis ve uzaktan çalışma kavramlarının çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri gözlemlenmiş ve paylaşımlı ofisler (coworking offices) 1995 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. “Yalnız çalışmak beraber” konsepti ile ortaya çıkan ve esas olarak bir alandan çok çalışma yöntemini tanımlayan paylaşımlı ofisler bir topluluk bilinci yaratmakta olup farklı disiplinler arasında da iş birliğini desteklemektedir. Yenilikçi iç mekânlar olarak da ele alınabilen paylaşımlı ofisler geleneksel ofislerin sosyal izolasyon düşük motivasyon ve düşük üretkenlik gibi olumsuz yönlerine de bir eleştiri olarak doğmuştur. Paylaşımlı ofislerin dört ana değeri işbirliği topluluk açıklık ve sürdürülebilirlik olarak ortaya konmaktadır. Paylaşımlı ofis kavramı yönetim kentsel tasarım ekonomik planlama ve sosyoloji dahil olmak üzere birçok farklı disiplin tarafından ele alınmış olup iç mekân tasarımı sayıca henüz az ve gelişmektedir. İç mekân disiplininde yapılan çalışmalarda mekânda kontrol sahibi olmanın kullanıcı performans ve memnuniyeti açısından olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Bu çalışma paylaşımlı ofislerde kullanıcıların kontrol konusundaki memnuniyetini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem olarak ise Evans ve McCoy’un 1998 yılında geliştirmiş olduğu “kontrol” modeli kullanılmıştır. Davranışsal kararsal ve bilişsel olarak üçe ayrılabilen ya da nesnel ve öznel olarak ikiye ayrılabilen kontrol farklı disiplinler tarafından ele alınmıştır. İç mekân tasarımı odağında düşünüldüğünde ise kontrol esneklik iç mekân kalitesi mahremiyet ve bölgeselcilik ile tanımlanmakta ve bu parametreler iç mekân kontrol analizi için kullanılmaktadır. Esnek bir mekân tasarımı ve mobilyaların ayarlanabilir değişebilir eklenebilir çıkartılabilir ve hareket edebilir olarak yorumlanabileceği esneklik kavramına ek olarak iç mekân kalitesi ise ofis düzeni ısıl konfor hava kalitesi görsel konfor ve akustik konfor ile değerlendirilmektedir. Mahremiyet ise konuşma mahremiyeti akustik mahremiyet görsel mahremiyet bölgesel mahremiyet ve bilgi mahremiyeti olarak ele alınmaktadır. Bölgeselcilik ise fiziksel ya da sosyal elemanlar üzerindeki sahiplik derecesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu çalışma kapsamında İzmir’de bulunan Originn Coworking Offices kullanıcıları ile anket çalışması yapılmış olup ayrıca yöneticilerle mülakat yapılmış kendilerinin gözlemleri ve kendilerine yapılan kullanıcı geri bildirimleri sorgulanmıştır. Sağlanan imkanlar kullanıcı sayısı iç mekân kullanım çeşitliliği topluluk büyüklüğü ve firmanın çalışmaya gönüllü olmaları alan çalışması seçiminde önem arz etmiştir. 2016 yılında üç girişimci tarafından kurulan Originn Coworking Spaces paylaşımlı ofislerinde sabit masa kapalı ofis paylaşımlı ofis ve sanal ofis imkânı olmak üzere toplam dört tip üyelik bulunmaktadır. Toplamda 40 sorudan oluşan ankette yedi ayrı bölüm bulunmaktadır. İlk bölümü oluşturan altı soru üyenin cinsiyet yaş meslek eğitim durumu ve üyelik tipi gibi demografik bilgilerine yöneliktir. İkinci kısmı oluşturan 31 soru ise beşli Likert üzerinden cevaplanmakta olup ikisi genel mekân tasarımı ikisi esneklik 17’si iç mekân kalitesi dördü mahremiyet ve altısı de bölgesellik üzerinedir. En sondaki üç soru ise zorunlu olmayıp kullanıcıların genel memnuniyet ve beklentilerini öğrenmek üzere açık uçlu şekilde kurgulanmıştır. Tüm üyelere e-posta ile iletilen bu anketi toplamda 28 üye doldurmuştur. Anket sonuçları sırası ile değerlendirildiğinde ise ilk parametre olan demografik verilerde kadın-erkek üyelerin neredeyse eşit olduğu kullanıcıların çoğunun 20-29 yaş aralığında olduğu ve 30-39 yaş aralığının da kendilerini takip ettiği görülmektedir. Eğitim seviyesi olarak ise çoğu üyenin lisans mezunu olduğu görülmektedir. En çok tercih edilen üyelik tipinin ise ofis üyeliği olduğu verisi elde edilmiştir. Üyelik süresi olarak da üyelerin çoğunun 12 ay ve üzerinde bir süredir üye oldukları bilgisine erişilmiştir. Kullanıcıların iç mekân kontrolü değerlendirmelerinde ilk kriter olan esneklik kavramında kullanıcıların mekânı açık ara büyük çoğunluğunun mekânın değişebilir ve değişimlere uyum sağlayabilir olduğu şeklinde yorumladığı görülmektedir. İç mekân kalitesi kontrolü bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların yarısı ısıl kontrolden memnunken diğer yarısı ise memnun değil veya çekimserdir. Hava kalitesi kontrolü açısından bakıldığında kullanıcıların büyük çoğunluğu bu anlamda kontrol sahibi oldukları bilgisini vermiştir. Görsel kalite açısından değerlendirildiğinde kullanıcıların çoğu mekânda yeterli yapay aydınlatma olduğu ve gün ışığına yeterli erişimleri olduğu fakat mekândaki yapay aydınlatma üzerine yeterli kontrole sahip olmadıkları şeklinde dönüş sağlamışlardır. Akustik kalite bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların çoğunun mekânın sessizliği ve gürültü kontrolünden memnun olduğu gözlemlenmiştir. Mobilya ve mekânsal düzenleme olarak da kullanıcılar kontrol anlamında memnuniyetlerini iletmişlerdir. Mahremiyet ölçeğinde kullanıcıların büyük çoğunluğu yeterli seviyede mahremiyete sahip oldukları ve özel-sosyal alan dengesinin başarılı şekilde sağlandıkları bilgisini vermişlerdir. Bölgesellik bağlamında ise çalışanların çoğu kendi alanlarını ve elemanlarını kişiselleştirebildikleri şeklinde olumlu değerlendirme yapmışlardır. Özetlemek gerekirse kullanıcıların çoğu, iç mekândaki kontrol seviyesinden memnun olmakta ve bu da iş memnuniyet ve üretkenliklerine olumlu şekilde yansımaktadır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ise literatür ile tutarlılık göstermektedir. Bu çalışmadan elde edilen bu sonuçların yeni paylaşımlı ofis alanlarının tasarlanmasında ve mevcutlarının geliştirilmesinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışma paylaşımlı ofis içConference Object Citation - Scopus: 1The Importance of Urban Regeneration in Cities’ Identity: Industrial Heritage Potentials of İzmir(Springer Nature, 2022) Gülnur Ballice; Gizem Güler Nakip; Eda Paykoç Özçelik; Nakıp, Gizem Güler; Özçelik, Eda Paykoç; Ballice, Gülnur; N. Mohareb , A. Cardaci , S. Maruthaveeran , N. CavalagliHistorical urban areas have great importance in terms of having memory belonging and place identity. They have a tendency to create an urban identity for the remaining parts of the city. Existing industrial buildings being an important value of historical areas contribute to the identity of the city in terms of their architectural characteristics. Different functions including museums culture and art centers education and working spaces research centers and housing can be proposed in the regeneration of industrial buildings. The location of the buildings their size and architectural features play a great role in defining their new functions. All these functions create a potential for urban regeneration and in this way it contributes to the cities’ identity by providing sustainability of abandoned buildings. Urban regeneration art and architecture’s role in the city identity industrial heritage co-living/public spaces and sustainable approach within the existing industrial buildings are included in the theoretical infrastructure of the study. Within the scope of this study the existing potentials of the city of İzmir Turkey are analyzed through the recent studies on the restoration of the contemporary examples. Additionally co-living scenarios are proposed to the selected industrial buildings which will be re-functioned. The importance and contribution of this function are also discussed in terms of urban identity. While this study focuses on the potentials of industrial buildings in terms of city identity it also emphasizes the contribution of the concept of co-living to the socio-cultural sustainability of society and the importance of creating this awareness in the urban regeneration process. © 2022 Elsevier B.V. All rights reserved.Article Citation - Scopus: 5Turkey’s modern housing heritage: Apartment buildings and interiors in İzmir Karşıyaka (1965-1980)(Istanbul Teknik Universitesi, Faculty of Architecture, 2022) Gizem GÜLER NAKIP; Gülnur BALLİCE; Eda PAYKOÇ ÖZÇELİK; İrem Deniz AKÇAM; Nakıp, Gizem Güler; Özçelik, Eda Paykoç; Güler Nakip, Gizem; Paykoç Özçelik, Eda; Ballice, Gülnur; Akçam, İrem DenizHousing architecture clearly reveals lifestyle social/cultural/political/economic changes and architectural approaches. The changing needs of society negligible conservation awareness and interventions in housing units due to urban renewal policies negatively affect historical continuity and permanence. It is therefore important for conducting multi-layered studies on the analysis and documentation of housing architecture and interiors which are representative of the period. The aim of this paper is interpreting modern architecture through housing heritage and analysing the architectural features residential life proposals and modernist design approaches of selected interior spaces. In this context Karşıyaka İzmir which has a qualified housing stock on the subject and is in danger of losing its current housing stock in a rapid transformation has been determined as a case area. Within the scope of this paper the modernist architectural features and interior practices of four apartment buildings built between 1965-1980 in Donanmacı District have been revealed. The selected time range was identified to include periods that are important for Turkey’s housing architecture - the periods of rapid development and modernization. The method includes literature review sample identification photography shooting archive scanning transferring data to digital media and data analysis. The analysis which contains the facades and common areas of the apartments and plan schemes and interior features of the flats has enabled the interpretation of design culture and the revival of apartment buildings as modern housing heritage values. Written and visual documentation of the apartments and interiors made the effects of the modernization process more visible and permanent.

