Browsing by Author "Senturk, Candide"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Publication Ceza Muhakamesi Hukukunda Yeni Bir Kurum Olarak Seri Muhakeme Yöntemi (CMK M.250)(2019) Senturk, Candide; Erdem, Mustafa RuhanSeri muhakeme yöntemi, CMK m.250/1’de sayılan suçlardan dolayı başlatılan cezasoruşturması kapsamında C. savcısının şüpheliye müdafisi huzurunda yaptığı teklifin kabuledilmesi üzerine cezada indirim yapılması yönünde mahkemeye yazılı talepte bulunması durumundatalep doğrultusunda hüküm kurmasını sağlayan bir kurumdur. Seri muhakeme yöntemi,7188 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına DairKanun” ile CMK’da yapılan değişiklikle birlikte hukukumuza ilk kez girmiş bir kurum olup,aynı kanunun 31. maddesi ile CMK’ya eklenen geçici m.5/1-c ile 1.1.2020 tarihinde yürürlüğegirmesi öngörülmüştür. Kurumun ceza muhakemesi ilkeleri ve AİHM kararları açısından değerlendirmesiniyapmak ve uygulanması için getirilen koşullar ve muhakemenin yürüyüşüneilişkin ortaya çıkabilecek sorunlara işaret etmek amacıyla kaleme alınmıştır.Article CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU ÖZELİNDE YARGIDA DİJİTALLEŞME(2021) Candide Senturk; Senturk, Candide21’inci yüzyılın getirdiği devinimlere ve çağın gereklerine uyum sağlamakoldukça önemlidir. Çağın değişmesi ve özellikle bilişim teknolojileri alanında başdöndürücü gelişmeler kaçınılmaz olarak hukuk dünyasında da çeşitli değişimlere yolaçmaktadır. Karşılaştırmalı hukuk sistemlerine bakıldığında yargıda dijitalleşmeninsıklıkla dile getirildiği ve alt yapı çalışmalarının hızla sürdürüldüğü görülmektedir.2020 yılında beklenmedik şekilde COVID-19 pandemisinin dünya ve ülkegenelinde giderek yayılması eğitimden sağlığa kadar her alanda dijitalleşmeninne kadar önemli bir gereksinim olduğunu gözler önüne sermiştir. Aynı durum yargıhizmetleri açısından da söz konusu olup ertelenmek zorunda kalınan duruşmalar bitmek bilmeyen yargılama süreçleri ve insan sağlığının tehlikede olması itibariyleiş gücünün sayısının azalması yargıda dijitalleşme gereksinimini vazgeçilmezhale getirmiştir. Bu durumda gerek soruşturma gerekse kovuşturma evresindebirçok işlemin online yapılmasına olanak sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamdaonline uygulamaları bir süre önce hayata geçirmiş olan ülkelerin kanunlarındakidüzenlemeler ve deneyimleri göz önünde bulundurularak Türk hukukunda cezamuhakemesinin dijitalleşmesi üzerine düşünülmesi gerekmektedir.Other Ceza muhakemesinde ifade ve sorgu(2012) Senturk, CandideÇalışmamızda ifade ve sorgunun fonksiyonu, ifade alınırken dikkat edilmesi gereken ilkeler, ifadesi alınanın ya da sorgulananın hakları ve yükümlülükleri, ifade ve sorgunun icrası, yasak ifade ve sorgu açıklanmaya çalışılmıştır. Şüpheli ve sanık, olay hakkında belki de doğrudan bilgiye sahip tek kişidir. Bu bakımdan, şüpheli ve sanık beyanı olayın aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından son derece önemlidir. İfade ve sorgu işlemleriyle, ifade veren veya sorguya çekilen savunma olanağına kavuşurken; ifade alan ve sorguyu yapan ifade ve sorgu konusu olan olayla ilgili olarak gerçeği bulma imkânına kavuşmaktadır. Bu bakımdan ifade ve sorgunun icrası ile yasak ifade ve sorgu yöntemleri ile delil değerlendirme yasakları geniş şekilde ele alınmıştır.Article Gizli tanık(2012) Candide Senturk; TUGBA BAYZIT; Senturk, Candide; Bayzıt, TugbaÖzet: Ceza muhakemesinde tanıkların korunması öğretide olduğu kadar uygulamada da ciddi bir sorun teşkil etmiştir. Örgütlü suçluluğun yaygınlaşması ve örgütün yapısı itibariyle tanık üzerinde baskı kurması tanığın korunması gerekliliğini bir kez daha ön plana çıkarmıştır. Örgütlü suçlulukta tanıklar baskı altına alınmakta kovuşturma aşamasında durup dururken tanıklıktan çekinmektedirler. Bu tür suçlarda tanık bulmak zaten zorken tanığın beyan vermekten çekinmesi ya da yalan beyanda bulunması durumu içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Tanığın korunması ile tanık kendini güvende hissedecek böylelikle vereceği beyanlar ile maddi gerçeğe ulaşmak hususunda önemli bir yol kat edilecek suçlulukla etkin şekilde mücadele edilecektir. Örgütlü suçluluğun günümüzde ulaştığı nokta bakımından adil bir ceza adaletinin sağlanması için tanığın korunmasının etkinleştirilmesi gerekmektedir. Tanığın korunması ceza muhakemesinde çözüm bekleyen bir alan olarak varlığını devam ettirmektedir.Article HIRSIZLIĞIN YAĞMAYA DÖNÜŞMESİ (DOLAYLI YAĞMA)(2017) Candide Senturk; Mustafa Ruhan ERDEM; Senturk, Candide; Erdem, Mustafa Ruhan765 sayılı TCK m. 495/2’de malın alınmasından sonra cebir ve tehdidebaşvurulması durumunda da failin yağmadan dolayı cezalandırılacağı açıkça öngörül-müş iken 5237 sayılı TCK’da buna karşılık gelen bir düzenlemeye yer verilmemiştir.Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK m. 148’in gerekçesine bakıldığında malüzerinde “zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı ana kadar” başvurulan cebir ya datehdidin “hırsızlığı yağmaya dönüştüreceğinden” söz edildiği görülmektedir. Bu çalış-manın amacı gerekçedeki bu açıklamaya rağmen hırsızlık suçu anlamında malın alın-masından sonra cebir ya da tehdide başvurulmasının işlenen hırsızlığı yağmaya dönüş-türüp dönüştürmeyeceği ve dolayısıyla bu konuda ayrı bir düzenlemeye gidilmesi ge-reksinimi olup olmadığı sorusuna açıklık getirmektir.Article Makul sürede yargılanma hakkı(2011) Candide Senturk; TUGBA BAYZIT; Senturk, Candide; Bayzıt, TugbaAdil yargılanma ilkesi sadece anayasa hukuku ve muhakeme hukukunun önemli bir ilkesi olarak değil aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin bir getirisi olarak Avrupa ortak anayasal düzeninin temel bir değeri olarak kabul edilmiştir. Günümüz modern hukuk anlayışı içinde hukukun temel görevinin sadece adaletin yerine getirilmesi olmadığı aynı zamanda adaletin yerine getirilmesinin şeklinin de hukuk kuralları çerçevesinde olması zorunluluğu vardır. Yargılama süreci en az yargılama faaliyetinin sonucu kadar önem arz etmektedir. Şekle verilen önem sayesinde keyfiliğin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Bunu sağlamanın en temel yolu da Hukuk Devleti ilkesini geliştirmektir. Hukuk Devleti gereğinin yerine getirilmesinin güvencesi olan yargı erkinin temel görevi temel hak ve özgürlükleri korumaktır. Günümüzde insan haklarının güvence altına alınması ve korunması iç hukuku aşan ve uluslararası seviyede koruma gerektiren bir hal almıştır. Adil yargılanma hakkı kapsamında sayılan haklardan bazıları sözleşmenin 6. maddesinde açıkça ifade edilmiş, zımni unsurlar olarak kabul edilen bir takım hak ve ilkeler ise sözleşme organlarınca oluşturulan bir takım yorum ve içtihatlarla belirlenmiştir. Daha önce İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 10. maddesinde yer alan bu güvence AİHSnin 6. maddesinde geniş kapsamlı olarak düzenlenmiş olup kapsamı AİHMnin içtihatlarıyla sürekli genişletilmektedir. Çalışmamızda AİHS 6. madde bağlamında ceza muhakemesinde makul sürede yargılanma ele alınacaktır. Öncelikle hak kavramı ve adil yargılanma hakkı üzerinde durulacak olup adil yargılanma hakkına ilişkin güvencelere değinilerek makul sürede yargılanmanın ne anlama geldiği sürenin nerede başlayıp nerede bittiği açıklanmaya çalışılacaktır. Makul sürenin belirlenmesinde kullanılan krıterler izah edildikten sonra CMKda makul sürede yargılanma hakkına ilişkin getirilmiş düzenlemeler ayrıntılarıyla ifade edilecektir.Article NÜFUZ TİCARETİ SUÇU (TCK M.255)(2019) Candide Senturk; Senturk, CandideYolsuzluğa karşı Avrupa Devletler Grubu’nun (GRECO) tavsiye kararı üzerine mevzuatımızdamadde başlığı ile değişen “yetkili olmadığı için yarar sağlama” suçunun yerini 02.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanun ile “nüfuz ticareti” almıştır. Nüfuz ticareti suçu bir kimsenin kamu görevlisi üzerinde nüfuzu olduğundan bahseden bir kişiye haksız bir işin gördürülmesimaksadıyla menfaat sağlaması kamu görevlisi üzerinde etki sahibi olan kişinin ise bumenfaat karşılığı kamu görevlisi üzerindeki nüfuzunu haksız bir işin gördürülmesi amacıylakullanmayı kabul etmesi sonucunda oluşur.Article SOSYAL AĞLAR ÜZERİNDE İŞLENEN HAKARET SUÇLARINDA CEZA SORUMLULUĞU(2017) Candide Senturk; Mustafa Ruhan ERDEM; Senturk, Candide; Erdem, Mustafa RuhanSosyal ağlar ve bunlar içerisinde facebook çağımızın en başarılı icadı olduğu ifade edilen internet kullanıcıları tarafından büyük ilgi görmektedir. Bugüne kadar örneğin sosyal ağlarda \"zaman geçiren\" kişilerin iş sözleşmelerinin bildirimsiz feshi sosyal ağlar üzerinde reklam gibi daha çok özel hukuka ve veri hukukuna ilişkin sorunlar ön plana çıkmış ancak özellikle şerefi ihlal eden içeriklerin yayılması ile bağlantılı ceza hukuku sorunları göz ardı edilmiştir. Geleneksel kitle iletişim araçlarından farklı olarak sosyal ağlar üzerinde bir filtre bulunmamaktadır. İnternet yöneldiği kitlenin büyüklüğü denetlemenin olanaksızlığı faillerin genellikle anonim kalması da göstermektedir ki gerçek yaşamda ve özel alanda kalan hakaret içerikli ifadelerle karşılaştırıldığında hakaret suçunun internet üzerinden işlenmesi yeni ve farklı bir durum ortaya koymaktadır. Hakaret içerikli paylaşımların anında milyonlarca kullanıcıya ulaşması sosyal ağlar üzerinde işlenen suçlarla mücadelede ceza kovuşturma organlarını önemli ve bir o kadar da zor bir görevle karşı karşıya bırakmıştır.

