Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/13678
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri by Department "FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ / Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 20 of 27
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 4G cep telefonları için anten tasarımı(2018) Okuyucu, Serdar; Seçmen, MustafaCep telefonu teknolosinin çoklu bant ve yüksek hızlı veri transmisyonunda katedilen gelişmeler, zengin içerikli mobil servislere ve yeni işlevselliklere olan artan talebi de beraberinde getirmiştir. Bu servislerin kullanıcılara sorunsuz bir biçimde sağlanması için, çoklu-bant ve geniş-bant karakteristiğine sahip antenlerin kompakt yapılı modern cep telefonlarının yapısına entegre edilmesi gerekmektedir. Bu tezde, çoklu-bant, rezonans frekansı control edilebilen bir ana anten ve alıcı diversity anteni hücresel ağ antenleri olarak tanıtılmıştır. 900 MHz ve 1800 MHz GSM frekanslarında çalışan ana anten elemanına ait özgül soğurma oranı, standart SAM ve anatomik olarak doğru olan kafa modelleri için simüle edilmiştir. Bu iki antene ek olarak, bir GPS anteni ile birlikte, 2.4 GHz ve 5.2 GHz frekanslarında çalışmak üzere tasarlanan iki ayrı WIFI anteni tanıtılmıştır. Ana anten, cep telefonunun alt kısmına konumlandırılmış bir PIFA anten elemanı olup, anten topraklaması değişken reaktans elemanları üzerinden yapılarak GSM, DCS, PCS, ve UMTS standartlarını kapsayan 790-960 MHz ve 1710-2690 MHz bantlarında çalışması sağlanmıştır. Diğer taraftan, diversity anten elemanı, 1710-2690 MHz bandında çalışmak üzere bir monopole anteni olarak tasarlanmıştır. Her iki antenin çalışma frekansına ayarlanmasında LDS teknolojisinin kullanılması önerilmiştir. Her iki antene ait çalışma frekansında simüle edilmiş ve ölçülmüş geri yansıma kaybı ve radyasyon paternleri verilmiştir. Ana anten ve diversity anten elemanlarında olduğu gibi, telefonun dış yapısını oluşturan metalik yapının bir kısmı, 1.575 GHz bandında çalışan GPS ve 2.4 GHz bandında çalışan WIFI antenleri olarak kullanılmıştır. Antenlerin ilgili çalışma bantlarına ayarlanması, telefonun arka tarafında bulunan plastik kapak üzerine entegre edilen LDS örnekleri ve uyumlama devreleri ile gerçeklenmiştir. Diğer taraftan, 5.2 Ghz bandında çalışan WIFI anteni, telefonun plastik arka kapağı üzerine inşa edilen bir PIFA elemanı ile herhangi bir uyumlandırma devresi kullanılmadan oluşturulmuştur. Bu antenlere ait simüle edilmiş ve ölçülmüş geri yansıma kayıpları ve radyasyon patternleri verilmiştir. Cep telefonlarına ait özgül soğurma oranlarının (SAR) parametrik bağımlılığının ayrıntılı bir incelenmesini takiben, standart kafa ve anatomik olarak doğru olan kafa modelleri yanında çalışan ana anten elemanının SAR karakteristiği simüle edilmiştir. Buna ek olarak, homojen bir el modelinin varlığının, anten performansı ve SAR dağılımı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Sonuç olarak, yüksek frekans çalışma bandında anten çıkış gücünün düşük olmasından dolayı, düşük banttakine kıyasla daha düşük SAR değerleri elde edilmiştir. Ana anten elemanının telefon üzerindeki konumu, SAR dağılımı üzerindeki en etkili parametre olarak saptanmış olup, ana antenin telefonun üst kısmında konumlandırıldığı bazı durumlarda, standartlarca belirlenen azami SAR limit değerlerini aştığı saptanmıştır. Ayrıca telefon üzerine yerleştirilen bir homojen el modelinin de anten rezonans frekansında aşağı yönlü bir kaymaya sebep olduğu saptanmıştır.Master Thesis Ada modunda çalışan kojenerasyon sisteminin güç kalitesi analizi(2016) Korkut, Irmak Önal; Öztura, HacerGelişmekte olan ülkelerdeki nüfus artışı ve sanayileşme oranı, enerji gereksinimlerini de beraberinde getirmektedir. Kaynakların kısıtlı ve sonlu olması, yeni enerji kaynakları arayışı gerekmektedir. Gerekli olan enerji miktarı yüksek olduğundan, yeni kaynakların bulunması, ayrıca bu kaynakların verimli ve sürdürülebilir olacak şekilde kullanılmasını da zorunlu kılmıştır. Kojenerasyon sistemleri diğer enerji kaynaklardan farklı olarak termodinamik açıdan verimli bir sistemlerdir. Ölçüm alınan tesis, ada modunda çalışan bir kojenerasyon sistemidir. Kojenerasyon sistemleri, enerjiyi başka bir enerji formuna dönüştürür ve bunun sistemde herhangi bir enerji kaybı olmadan verimli bir şekilde gerçekleştirir. Ayrıca, herhangi bir problem durumunda, sistem kendi beslediği yüklerle birlikte kendini bir çeşit koruma modunu da olan ada modu kullanarak enterkonnekte sistemden bağımsız çalışır. Sistem ada modunda ya da şebekeye paralel çalıştığında çoğu zaman akım / gerilim değişimlerinden etkilenir. Bu çalışmanın ilk kısmında kojenerasyon sisteminde ada modu ve şebekeye paralel çalışma durumunda iken incelemeler yapılmıştır. Oluşan arıza verileri harmonik, gerilim düşümü ve gerilim yükselmesi parametreleri açısından incelenmiştir. Harmonik analizi, hem ada durumunda hem de şebekeye paralel çalışma durumunda Fourier ve Kısa Zamanlı Fourier Dönüşümü kullanılarak analiz yapılmıştır. Gerilim düşümleri ve yükselmeleri, Dalgacık Metoduyla analiz edilmiş olup, analiz çıktıları öznitelik vektörlerini oluşturmak için kullanılmıştır. Çalışmanın ikinci kısımda ise güç kalitesi parametrelerinin sınıflandırması yapılmıştır. Sınıflandırma yapabilmek için gerekli olan öznitelik vektörü, Kesikli Dalgacık Dönüşümünün her bir enerji seviyesi için entropi, ortalama ve standart sapma gibi istatiksel veriler kullanılarak oluşturulmuştur. Güç kalitesi arızalarının teşhisi için sınıflandırmada Yapay Sinir Ağı modeli kullanılmıştır. Örüntü tanıma işlemi sonucunda doğru sınıflandırma sonuçları çıkmıştır.Master Thesis Bir aktif gürültü bastırma sisteminin tasarımı ve gerçekleştirimi(2012) Uğur, Erdem; Seçmen, MustafaBu tezde, araç sürücüsüne ulaşan motor gürültüsünü yok etmek için bir aktif gürültü bastırma sistemi önerilmektedir. En küçük ortalama kare (LMS) algoritması, basitliği ve gürbüz yapısı nedeniyle bu sistemde uyarlanır süzgeç olarak tercih edilmiştir. Ortalama kare hatasını (MSE) ve yaklaşım hızını etkileyen adım sayısı ve süzgeç boyutu, yaklaşım hızını artırmak ve kalıcı durum hatasını azaltmak amacıyla incelenmiştir. Literatür araştırmasından sonra, değişken adım sayısı ve değişken süzgeç boyutu algoritmaları gerçek zamanlı uygulamalar için en iyi gerçekleştirimler olarak seçilmişlerdir. Bu algoritmalar bilgisayar simülasyonları ile gerçekleştirilmiş ve sonuçları klasik LMS ile karşılaştırılmıştır. LMS algoritmasının çeşitlerinden olan normalize LMS (NLMS) ve sign-sign yapıları da sistemin hızını artırmak ve işlem karmaşıklığını azaltmak için kullanılmıştır. Algoritmaların sayısal işaret işlemci uygulamaları için uygunluğunu doğrulamak amacıyla farklı motor sesleri ve sinüs sinyalleri ile çok sayıda test yapılmıştır. Bu çalışmada değişken adım sayısı ve değişken filtre boyutlu algoritmalarının klasik LMS algoritmasına göre daha iyi performansa sahip olduğu ve diğer karmaşık algoritmalara göre de daha hızlı çalıştığı görülmüştür.Master Thesis Buck-boost dönüştürücü tasarımı ve gerçek sistemin üzerindeki uygulaması(2016) Zaman, Rızwan Uz; Şekerci, HacerA buck boost dc-dc converter is designed for the reason that it has a long range of input ac or dc voltage to provide regulated and undistorted dc output voltage. The purpose of the converter is to provide better efficiency with respect to the other converters and to overcome the problem of ripples in the output. For the simulation and implementation of the buck boost dc-dc converter a photovoltaic panel Guang Yue, GY-Box-5c parameters studied, calculated and Simulink with the same corresponding available features in MATLAB Simscape Power System. The reason for the selection of the photovoltaic system is its variation and instability in the output power that helps to learn the different aspects of the converter. The output of the PV panel feed to the input of converter for controlling and providing regulated dc with the help of Incremental Conductance Method for its better efficiency as compared to other algorithms.Master Thesis Construction of Self Organizing and Updating Wireless Sensor Networks Using Energy Efficient Microprocessors(2017) Gemalmaz, Atilla Osman Mert; Gündüzalp, MustafaGünümüzün gelişen teknolojisi ile kablosuz sensör ağları uygulamaları sayesinde hayatımızın kolaylaştırılabilmesi için, gerekli algoritmalar oluşturulmuş olup; bu algoritmalar saha çalışmaları ile test edilerek doğrulanmıştır. Bu çalışmanın amacı kendini yapılandırabilen algoritmalar kullanarak, sensör ağının kapsama alanını arttırmak ve bunu yaparken de enerji verimli sistemi oluşturmaya çalışmaktır. İşlemci ve sensör teknolojilerindeki fiyat ve performans iyileştirmeleri, sensör ağları uygulama ve araştırmalarını arttırmıştır. Buna bağlı olarak farklı protokoller ve uygulamalar ihtiyaca göre artış göstermiştir. Artık farklı protokolleri birbirine çeviren cihazlara da ihtiyaç artmaya başlamıştır. Bilinen ZigBee ve Bluetooth gibi protokollerin dışında, özel isteğe göre uyarlanmış sensör ağlarında bir protokoller arası iletişimi sağlayan bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu tezde protokoller arası iletişimi sağlayan yapının sensör ağının yardımı ile kapsama alanının arttırılması ve bunu mümkün olduğunca az enerji tüketerek yapması planlanmıştır. Yapılan çalışma sonunda, tasarlanan protokolün, protokol dönüştürücünün sensör ağını kullanarak kapsama alanının arttırılmış olduğu gözlenmiştir.Master Thesis Dalgacık tabanlı harmonik analizi: Kojenerasyon sistemli bir örnek olay incelemesi(2015) Becerik, Güneş; Öztura, HacerIndustrial countries constitute energy policies in order to decrease energy gap and minimize environmental issues. Increasing use of renewable energy sources and with the expansion of using distributed generation is the solutions to energy related problems in our country. A cogeneration system is a distribution generation unit which supplies electrical and heat demand of the developing industry. These systems are more preferable due to its higher efficiencies against separate generation systems and lower environmental impact. The cogeneration system which analyzed in this thesis is installed in İzmir and fed 3 different loads. It connects to interconnection point via point common coupling which can be used in case the cogeneration switches to island mode. In the first part of this study, the harmonic components of different operating modes of a cogeneration system are analyzed. Since wavelet based algorithm tracks harmonics effectively and gives in time frequency spectrum, the wavelet theory is used among the methods covered in literature to find harmonics. Studies have been conducted to choose a mother wavelet. This analysis is aimed to determine the direction of harmonic flow on both gas turbines and loads. In the second part, low-pass filters and de-noising algorithm are used to decrease the effect of harmonics. It is observed that wavelet based global thresholding decrease harmonics effectively. In the last part of the study; comparisons are made between designed low-pass filter and de-noising algorithm with wavelets. Depending on the selected mother wavelet, de-noising algorithm is found to be quite successful when eliminating harmonicsMaster Thesis Demir çelik endüstrisinde güç kalitesi ve harmonik analizi(2015) Abubakar, Sufyanu; Şekerci, HacerProblems involving power quality is an often occurrence which comes as nonstandard voltage, frequency or current which result in a complete failure or dysfunction of an end user equipment. Sensitive industrial loads, distribution networks and some very important commercial operation suffer the most from these forms of distortions which may lead an outage which will in turn cost a significant financial loss. With redesigning and restructuring of power systems, the problem involving power quality is going to take a different phase. In developing countries like Nigeria, power frequencies and many other things that determine power quality varies and this will lead to a serious question, it is extremely important to take great steps towards this direction. The iron and steel industry has been growing increasingly around the world in the last decade. In this thesis, power quality (PQ) investigations based on the arc furnace installations of the iron and steel plants using field measurements according to the international standard IEC 61000-4-30 are documented. Harmonics and voltage flicker problems occurring both at the common-coupling points of those plants and at the arc furnace. At this point, certain measurements were taken and analyzed using MATLAB Simulink. This analysis showed that there were harmonics in the system, and as such, the need to design a harmonic filter in order to mitigate the effects. In order to achieve an acceptable distortion, which is the sole purpose of this thesis by reducing the harmonics as well as improving the overall power quality of the system, three phase filters which filter harmonics were connected in parallel these filters will help in suppressing the higher order harmonics. variants of Butterworth, Chebyshev and Cauer filters were used in MATLAB SIMULINK. HVDC line was also checked for harmonics and also to correct the overall power factor of the system.. KEYWORDS: Power Quality (PQ), Harmonics, Harmonic filters, Iron and Steel Industry, MATLAB/SIMULINKMaster Thesis Foto-Electric Sistemlerde Guçtepe Noktasının izlenmisi(2015) Din, İmmad Ud; Sezer, Mesut ErolThree different control algorithms for maximum power point tracking in a photovoltaic system are compared. Performance of each algorithm is evaluated by simulating the dynamic behavior of a typical photovoltaic system under different operating conditions. The system used in simulations consists of a PV array, a dc-dc Buck converter and a simple resistive load. The output voltage of a PV array is controlled by adjusting the duty cycle of the Buck converter, which in turns, determines how much of the maximum power available in the PV array is extracted. The three algorithm used for tracking the maximum power point are: The perturb-and-observe (P&O) method, the incremental conductance (IC) method, and the fractional open circuit (FOC) method. The performances of the algorithms are compared for different irradiances.Master Thesis Gelgit güç DFIG nesil kullanma(2015) Obaleye, Danıel Oluwatımılehın; Öztura, HacerKüresel iklim değişikliği konusundaki endişe politikacıların sera gazı emisyonlarının azaltılmasının önemini kabul etmelerini sağlamıştır. Bu da elektrik üretimi için temiz ve yenilenebilir bir çağ başlatmıştır. Bu vurgu şimdiye kadar rüzgar üretimindeydi ki bu yenilenebilir üretimin en gelişmiş biçimlerinden biridir. Buna rağmen elektrik sistem operatörleri için bağımsız değişkenlerin öngörülemeyen doğası sonucu artan zorluklar bulunmaktadır. Bir diğer taraftan dalga enerjisi mükemmel bir şekilde öngörülebilir ve rüzgar enerjisine alternatif olabilmektedir. Bu tez diğer enerji kaynaklarına kıyasla dalga enerjisinin gücünün önemini göstermektedir ve bu enerji için DFIG kullanılır. Bu tez, aşağıdaki şekilde analiz edilmiştir: A 6 MW dalga enerjisi dört adet 1,5 MW dalga türbinine sahiptir ve bunlar 25 KVlık dağıtım sistemine bağlıdır. Bu 25 KVlık besleme hattı üzerinden 120 KV şebekeye 30 km yol alarak güç sağlar. A 2300 V, 2MVA tesisi motor ağırlığı ile (1,69 MW endüksiyon motoru 0,93 PF) ve 200 KW lık direnç gücü ki bu ayrıca aynı besleyiciye bağlıdır. Dalga türbini ve motor voltaj, akım ve makine hızını izlemek için kullanılan bir koruma sistemine takılır. DFIG DC bağlantı voltajı da ayrıca izlenir. Dalga türbinleri PWM dönüştürücüsüne dayanan AC/D/AC/İGBM ve yaralı pervaneye sahip endüksiyon jeneratörü olarak kullanılır. Stator (gövde) sargısı ayrıca 50 Hzlık şebekeye bağlıdır ve pervane AC/DC/AC dönüştürücü sayesinde değişken frekansla beslenir. FIG teknolojisi güçlü dalgalar sırasında türbin mekanik zorlamalar yaşarken ve aynı zamanda da türbin hızının maksimum enerjiyi ortaya çıkarmak için düşük dalga hızının optimizasyonunu sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Türbinin optimum hızı dalga hızı ile doğrudan orantılı olan belirli bir dalga hızı için maksimum mekanik enerjiyi üretmek için kullanılır. Pervane hızı dalga hızı için süper alt senkron hızı ile çalışır. Bu hız ayrıca 10 m/s yüksek süper senkron hızlarında en yüksek dalga hızı olacaktır. Normal şartlarda uygulanan 6 MW simülasyonu ve 25 KVlık hattaki farklı tip hatalar tanıtıldı. Bunlar aşağıdaki gibi uygulamalardır; a) Normal şartlarda, bir dalga hızı 13 m/s'dir. b) Bir faz için A zemin hatasında 25 kc hat için t= 5, 5.1 saniye c) Bir faz için A ve B hatalarında 25 kv hat t= 5, 5.1 saniye d) Bir faz için A ve B zemin hatasında 25 kv hat için t= 5, 5.1 saniyede e) Bir simetrik hata için 25 kv hat için t=5, 5.1 saniyedeMaster Thesis Güç sisteminin geçici durum kararlılık analizinde yapı koruyucu modeli(2015) Mohammed, Mohammed Amer; Sezer, Mesut ErolAn important problem in transient stability analysis of interconnected power system is determination of the effect of fault-clearing-time or stability. Classical approach to the problem is to simulate the dynamic model of the system with the help of a computer during the fault and after it is cleared. This, however, requires a different simulation for each clearings time. An alternative approach is to use Lyapunov theory to determine a region of attraction about the stable post-fault equilibrium. In this study, a structure preserving dynamic model that enables construction of a suitable Lyapunov Function.Master Thesis Güç sistemlerindeki geniş alan salınımlarının model öngörümlü denetleç ile sönümlenmesi(2014) Huseın, Munir Aminu; Bıyık, EmrahElectromechanical oscillations in power systems have been observed ever since synchronous generators were interconnected to provide reliability and higher generation capacity, and have become a severe threat for the safe and economic operation of modern interconnected power grids. With the development of wide-area measurement system (WAMS) and deployment of synchronized Phasor Measurement Units (PMU), Wide-Area Damping Controller (WADC) is designed to enhance the damping of these oscillations. This thesis develops a systematic procedure of designing Wide-Area Damping Controller (WADC) using Model Predictive Control (MPC) technique to damp electromechanical oscillations in power system. The proposed technique is based on a linearized discrete-time state space model of a power system. The MPC controller computes the optimal input sequence over a chosen time horizon by solving a quadratic programming problem and sends these signals to the excitation system of a remote generator where it will supplement the local damping controllers. Power System Stabilizers were used as local damping controllers in this thesis. The effectiveness and robustness of the proposed Model Predictive Controller for wide-area damping control scheme have been verified by two study systems. The first test system is the IEEE 4-Generator 2-Area test system. The second one is the IEEE 16-Generator 5-Area test system. Simulation results of these test systems reveal that the proposed MPC wide-area damping controller damps the inter-area oscillations effectively under varying operation conditions and different disturbances.Master Thesis Hibrit elektrikli araçlarda en iyi güç paylaşımı ve batarya ısıl yönetimi için bir öngörülü kontrol stratejisi(2019) Şanal, Ahmet Kaan; Bıyık, EmrahThe rapid depletion of fossil fuels and their adverse environmental impact became a serious problem that must be considered immediately. It is anticipated that we will run out crude oil reserves in the near future. For this reason, fuel economy concept for automobiles has become more significant in the past decades. Hybrid electric vehicles (HEVs), is one of the best solution to overcome with these mentioned problems. HEVs contains both internal combustion engine (ICE) and electric motor (EM). In most cases, electric motors can be charged by only battery. However, in this case, the life of battery becomes an important problem. Thus, supercapacitors are also used to charge EM as an alternative component. Although, batteries have higher energy density than supercapacitors, the ability of releasing energy (power density) is lower. Also, cycling the battery at high depth of discharge (DOD) rate, high C-rate, reduces the life of it. Because of the importance of battery's life and advantages of supercapacitor, total power demand that is needed for car will be split into ICE, battery and supercapacitor. In this thesis, the aims are to reduce the fuel consumption rate of the car and increase the life of the battery. The key points to achieve these aims are improving energy management strategy (EMS) for sharing the total power between ICE, battery and supercapacitor in an optimum way and designing thermal management strategy (TMS) to control battery temperature. For these purposes, optimization-based model predictive control (MPC) is designed. Model predictive control is an advance method that is used to control a process while tracking the references and satisfying constraints. MPC solves an optimization problem at each time step in order to adjust the control action by predicting the plant output. In this project, a closed-loop model is developed in order to get closer to the desired reference signal as much as possible. Because of the complication of the plant, better solution can be evaluated by examining the plant block by block. For this purpose, MATLAB/Simulink is one of the most promising simulation program to take on the challenging steps. The first step of realizing this thesis is to derive the mathematical model of each block. The ICE, supercapacitor, battery, vehicle dynamic of HEVs and battery thermal blocks are modeled independently. The outputs of these five blocks are fuel consumption, supercapacitor state of charge (SOC), battery state of charge (SOC) speed of vehicle and battery temperature respectively. After deriving the mathematical models of each component, MPC is constructed into the system and at the end, the results are investigated. In this step, we have applied six different cases. In each case, we have achieved to track output references with only small errors. In first two cases, the positive effects of supercapacitor on C-rate and fuel consumption rate are demonstrated. By using supercapacitor, C-rate and fuel consumption rate are improved 24.49% and 5.221% respectively. In another case, speed control of fan is carried out to decrease the temperature of battery. When this battery temperature control is included in the MPC, the speed and battery temperature references are tracked by 0.03 m/s and 0.12 ℃ average error respectively.Master Thesis Karma bir teknik kullanarak otomatik elektrokardiogram vuru sınıflandırma sistemi(2014) Samınu, Sani; Özkurt, NalanHeart is one of the critical organs in the human body. Electrocardiography (ECG) signal is a bioelectrical signal which record the electrical activity of the heart, it is a technique used primarily as a diagnostic tool for various cardiac diseases by providing necessary information on the electrophysiology and changes that may occur in the heart. To reduce mortality rate associated with cardiac diseases, early detection of these diseases is of paramount important. In this thesis, automated ECG beat detection system using a hybrid technique has been proposed for classifying four ECG beats as normal, right bundle branch block (Rbbb), paced beat and left bundle branch block (Lbbb) using the signals from Massachusetts Institute of Technology Beth Israel Hospital (MIT-BIH) arrhythmia database and processed using signal processing toolbox, wavelet toolbox and neural network toolbox found in Matlab 2013 environment. In the preprocessing and QRS detection stage, a well known and acceptable Pan-Tompkins algorithm has been used to remove noise and detect R-peaks. Equivalent R-T interval samples between R-R intervals have been extracted as a time domain features, these features have been decomposed using discrete wavelet transform (DWT) and stationary wavelet transform (SWT) as time-frequency features, statistical parameters have been calculated as mean, median, standard deviation, maximum, minimum, energy and entropy using time-frequency features and classification has been performed using neural network. The hybrid method gives a promising result as equivalent R-T interval features gives average accuracy of 98.22% and 94.18%, the DWT with statistical features gives average accuracy of 99.84% and 97.59% for reduced and large number of samples respectively. However, an improvement was recorded when employing SWT for wavelet decomposition using large number of samples with average accuracy of 98.33%. Also comparative performance has been carried out between different wavelet families in which db4, coif5 and sym8 give higher performance. Wavelet time and frequency entropy using SWT have been calculated as a new feature; based on the classification results wavelet time entropy gives average accuracy of 98.21% against frequency entropy of 97.77%. Based on the comparative analysis among all the proposed methods combined SWT with statistical features gives higher and satisfactory results. Keywords: ECG, DWT, SWT, Pan-Tompkins, ECG beat classificationMaster Thesis Kojenerasyon enerji santralinde arıza analizi(2015) Polat, Sezai; Öztura, HacerGüç sistemlerindeki personelin ve ekipmanların güvenliği, koruma rölelerinin seçimi, koruma şalterlerinin seçimi ve iletken kesitinin seçimi gibi elektrik güç sistemlerinde doğru tasarımların yapılması için kısa devre analizinin çok iyi anlaşılmalıdır. Bu çalışmada kısa devre ile ilgili parametreler ve sistemdeki kısa devre hatalarını hesaplama teknikleri ve kısa devre arızasının daha iyi anlaşılması için gerekli teorik bilgi verilmiştir. Olası üç faz kısa devre hatası ve faz – faz kısa devre hatasının neden olduğu dağıtık üretim tesisi ve şebekedeki etkisi PSS/SINCAL'da modellenerek ve gerçek şebeke parametreleri kullanılarak simüle edilmiştir. Bir elektrik santralinden ve şebekeden ölçülen gerçek kısa devre arızası sonuçları ve PSS/SINCAL'den elde edilen sonuçlar kıyaslanmış ve aralarında belirgin bir fark olmadığı saptanmıştır. Böylece uygulamadan önceki tasarım ve çalışma süresince hataları önlemek için bir santrale yatırım yapmadan önce simülasyon yapmanın doğru olduğu vurgulanmıştır.Master Thesis Bir microgridde güç kontrolü(2015) Abdullahı, Salısu; Sezer, Mesut ErolMikro şebeke, mikro kaynakların bir çevrede bir yük ve opsiyonel enerji depolama cihazıyla birleştirilmesine denir. Mikro şebeke ya otonom işlem, ya otonom olmayan işlem, ya da ikili işlemde çalıştırılabilir. Otonom işlemde mikro şebeke kendi enerjisini üretmeli ve aynı zamanda bu enerjiyi kontrol etmelidir. Mikro şebekenin bileşenleri olan 270 kW rüzgar türbini, 40 kW mikro türbin, 100 kW'lık pil enerji depolama sistemi ve bunların kontrol sistemi mikro şebekede güç kontrolü sağlamak için birbirleriyle çalışır. Bu bileşenlerin ve onların değişkenlerinin blok diyagramı Simulink ortamında oluşturulmuştur. Simülasyon testi sistemdeki güç talebinin azaltılıp rüzgar hızının artırılmasıyla gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, Simulink ortamında pil enerji depolama sisteminin gecikmesiz tepkisi gözlemlenmiştir.Master Thesis Optik metotlarla sıcaklık ölçümü(2015) Katagal, Burak; İşçi, CoşkunSıcaklık günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız bir terimdir. İnsanoğlu yüzyıllardır çeşitli yöntemlerle, sıcaklığı ölçecek bir takım cihazlar ve metodlar geliştirmiştir. Bu metodlar ışığında ölçülen sıcaklık değerleri birçok konuda hangi yolu izlemeleri gerektiği hususunda insanoğluna yol gösterici olmuştur. Bu tez çalışmasında, sıcaklık ölçme yöntemlerinden birçoğu ele alınmış, fakat ağırlıklı olarak 'Optik Metotlarla Sıcaklık Ölçümü' üzerinde durulmuştur. Bilindiği üzere optik methotlarla sıcaklık ölçmede kullanılan; kızılötesi termometre, optik pirometre ve termal kameralar gibi birçok cihaz mevcuttur. Bu araştırma kapsamında, bu cihazların çalışma prensipleri, sıcaklık ölçüm aralıkları ve genel kullanım alanları üzerinde durulmuştur. Ayrıca birçok yerde bulabileceğimiz malzemelerle el yapımı bir optik pirometre yapılmış ve cihazla bir takım ölçümler yapılarak sonuçlar bilgisayar ortamına aktarılmış ve bazı çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sıcaklık Ölçüm Cihazları, Optik Metotlar, Optik Pirometre KalibrasyonuMaster Thesis Otoprodüktör enerji santralı tranzient gerilim kararlılığının artırılması(2014) Leblebicioğlu, Sedat; Şekerci, HacerGerilim kararlılığı güç sistemi işletmesinde önemli bir husustur. Artan güç ihtiyacı nedeniyle güç sistemleri stres altında ve kararsızlık sınırına yakın çalışmakta, gerilim kararsızlığı tetiklenerek system gerilimi çökebilmektedir. Bu çalışmada bir endüstri bölgesindeki otoprodüktör enerji tesisinin tranzient gerilim kararlılığının artırılması açıklanmaktadır. Tranzient gerilim kararlılığının önemli noktaları tartışılmış ve kararlılığı artırma yolları araştırılmıştır. Enerji santralı, elektrik dağıtım sistemi ve fabrikalar yük şeklinde SINCAL (SIEMENS firmasına ait) yazılımında modellenerek simüle edilmiştir. Simülasyonlarda şebekeden ayrılma (adalaşma), yük atma ve dağıtım sistemi konfigürasyon değişikliği gibi çeşitli işletme şartları çalışılmıştır. Tranzient gerilim kararsızlığına neden olan şartlar ve bu problemi aşma yolları araştırılmıştır. Öncelikli hedef mevcut güç sisteminde yeni yatırım yapmadan işletimsel çözümlerin araştırılmasıdır.Master Thesis Rüzgar tarlalarının matlab-sımulınk tabanlı modellenmesi ve analizi(2019) Kalaycı, Serhat; Şekerci, HacerBu tez çalışmasında Matlab-Simulink ortamında bir rüzgar tarlası modellemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın motivasyon kaynağı olarak bu alanda yapılan benzer çalışmaların azlığı görülmüş ve bu çalışmanın gelecek çalışmalar için bir adım taşı olması amaçlanmıştır. Rüzgar tarlasının modellenmesinin yanında bazı hata durumları ve rüzgar gibi çevresel koşullar da simule edilmiş sonuçları gözlemlenip analiz edilmiştir. Çevresel etkenlerden olan rüzgar hızının değişiminin sistemi nasıl etkilediği incelenmiş, artan rüzgar hızının üretilen aktif gücü arttırdığı gözlemlenmiş, türbinin bu artışa olan mekanik ve elektriksel cevabı incelenmiştir. Hata analizi olarak, programlanan kısa devre uygulanmış ve sistem üzerindeki etkileri gözlemlenmiştir. Başka bir hata durumu olan gerilim düşümünde de sistemin STATCOM (Static Synchronous Compensator) uygulanmış olan ve uygulanmamış olan sonuçları karşılaştırılıp uygulanan durumdaki olumlu sonuçlar belirtilmiştir. Sistemde oluşabilecek tehlikeli gerilim değerleri için ve aşırı rüzgar hızı durumları için koruma bloğu geliştirilmiş, oluşan istenmeyen durumlar simule edilerek rüzgar tarlasının veya tek bir rüzgar türbininin şebekeden ayrılması sağlanmıştır.Master Thesis Sıcaklık kontrol ve ölçme(2014) Hussaın, Habıbu Amınu; İşçi, CoşkunMühendislik ve endüstride ki birçok olay sıcaklığa bağlıdır. Bu nedenle, farklı sıcaklık ölçme, kayıt ve control sistemleri oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı, farklı sıcaklık algılama sensörleri ile sıcaklığı ölçme, control etme ve sensörlerin Mathematica paket programı ile kalibrasyonu yöntemlerini , incelemek ve uygulamaktır. Termoçift, thermistor, bimetalik termometre, klasik termometre, LM35, entegre devre ve infrared thermometer ile ölçümler yapılmış ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Ultrasonik ve priometre ile sıcaklık ölçümleri de araştırılmıştır. Termoçiftin uçlarında oluşan emk digital voltmeter ile sıcaklığın fonksiyonu olarak ölçülmüştür. Mikro volt düzeyindeki voltaj değerleri LM308 OPAMP ile 1000 kez yükseltildikten sonra, referens voltajı ile kıyaslanmak üzere LM358 DIF OPAMP a gönderilmiştir. Bu kıyaslama control devresi, bir translator ile elektromekanik röle devresini ON/OFF yaparak ısıtıcıyı çalıştırmıştır. Alumel-Kromel ince tellerden yapılmış termoçiftin uçlarındaki elektromotor kuvvet (emk), üç belirli sıcaklıkta ölçülerek kalibrasyona gidilmiştir. Bunun için termoçift ile ilgili kübik denklemin katsayıları Mathematica-9 computer programı ile hesaplanmış ve sonra gerekli çizelge ve grafikler çizilmiştir.Master Thesis UHF RFID okuyucu uygulamaları için kompakt kırık halka içeren mikroşerit antenlerin tasarımı ve optimizasyonu(2016) Eştürk, Gonca; Seçmen, MustafaBu tezde, ultra yüksek frekansta (UHF) radyo frekansıyla tanılama sisteminde bir okuyucu anten olarak kullanılmak üzere bir kırık hal yapısı içeren mikroşerit yama antenleri düşünülmüştür. Bu çalışma, biri kompakt bir doğrusal polarizasyonlu RFID okuyucu anteni diğeri dairesel polarizasyonlu bir kompakt RFID okuyucu anteni olmak üzere iki tip anten içermektedir. Bu antenler, kırık halka yapısı kullanılması ile daha küçük toprak düzlem sağlayarak standart mikroşerit antenlere göre hacimce daha küçüktür. Bu tasarımlar simüle edilmiş, üretilmiş ve ölçülmüştür.

