Bir yönetmenin müzesi: Lars Von Trier sinemasında resim sinema ilişkisi / A director's museum: Vainting and cinema relation in Lars Von Trier cinema
Loading...

Files
Date
2020
Authors
TUĞBA YALIN
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Yaşar Üniversitesi / YÜKSEK LİSANS
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Geçmişten günümüze sanat dallarının birbirini etkilediği bilinen bir gerçektir. Postmodernizmle birlikte sanat dalları arasındaki etkileşim, birbirini etkileyen tekilliklerin varlığından çok, türler arası sınırların kaynaşmaya başladığı çoğulluğa doğru evrilmektedir. Modernizmin değişen kavramlarıyla birlikte, modern sanat yapıtında öznelliğin ön planda olduğu bir yaklaşımın yerini yapının öne çıktığı bir yaklaşım alır. Bu yapı da, saf sanat anlayışının mümkün olmadığını ileri süren, metinlerarası ve disiplinlerarası bir yapıdır. Metinlerarasılık kuramı 1960'lı yıllarda Julia Kristeva tarafından ortaya atmıştır. Kuram, her metnin kendinden önceki metinlerden etkilendiği ve kendinden sonraki metinleri etkileyeceği varsayımına dayanmaktadır. Metinler arasındaki her türlü olası ilişkiyi inceleyen kuram, Gerard Genette, Roland Barthes, Mihail Mihailoviç Bahtin, Erich Auerbach, Michael Rifaterre gibi kuramcılar tarafından destek görmüş ve geliştirilmiştir. Söz konusu sanat dallarının birbirleriyle olan etkileşimini incelemek olduğunda, daha kapsayıcı olan göstergelerarasılık kavramı kullanılmıştır. Göstergelerarasılık, farklı türlerin ve disiplinlerin verilerini bünyesinde barındıran, eski yapıtlardan parçaları alarak farklı bir bağlamda kendi yapısında tekrarlayan, çok sesli yapıdaki sanat yapıtının özelliğidir. Bu çalışmada söz konusu kavramlar özellikle resim ve sinema sanatları çerçevesinde irdelenmektedir. Postmodern sinemada, resmin sinemada yeniden sunumunun farklı biçimleri Lars Von Trier'in Depresyon Üçlemesi'ndeki üç film olan Deccal, Melankoli ve İtiraf filmlerinde araştırılmaktadır. Filmin sanat tarihinden alıntılarla ve resimselliğin ön plana çıktığı bir üslupla nasıl bir tür müzeye dönüştüğünün incelenmesi yapılmaktadır. Bahsi geçen unsurlar, göstergelerarası ilişkiler bağlamında tartışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sinema, Resim, Metinlerarasılık, Medyalarasılık, Göstergelerarasılık, Lars von Trier
It is a known fact that art branches from past to present have affected each other. With postmodernism, the interaction between branches of art is evolving into a plurality where boundaries between species begin to fuse rather than the existence of singularities that affect each other. Along with the changing concepts of modernism, an approach in which subjectivity is at the forefront in modern art work is replaced by an approach in which structure stands out. This structure is also an intertextual and interdisciplinary structure that suggests that understanding of the pure art is not possible. Intertextuality theory was introduced by Julia Kristeva in the 1960s. The theory is based on the assumption that each text is affected by the previous texts and will affect the following texts. The theory, which examines all possible relationships between texts, has been supported and developed by theorists such as Gerard Genette, Roland Barthes, Mihail Mihailoviç Bahtin, Erich Auerbach, and Michael Rifaterre. When it comes to examining the interaction of art branches with each other, the more inclusive concept of intersymbolism is used. The intersectionality is the characteristic of a work of art with a polyphonic structure that contains data of different genres and disciplines, taking fragments from old works and repeating them in a different context. In this study, the aforementioned concepts are examined within the framework of painting and cinema arts. In postmodern cinema, different forms of representation of painting in cinema are analyzed in the films Antichrist, Melancholy and Confession, which are the three films in Lars Von Trier's Depression Trilogy. It is studied how the film turned into a kind of museum with quotations from the history of art and a style in which pictoriality stands out. The aforementioned factors are discussed in the context of relationships between indicators. Keywords: Cinema, Painting, İntertextuality, İntermedia, İntersemiotic, Lars von Trier
