Ek, Fatma İpekÜstün, Çağla Duygu2026-04-072026-04-072025https://hdl.handle.net/123456789/14498https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=ftqJzTasnJUH9hg-S5861gGCJmOggNX-ZPmFRO6n9H3ntMirwtl0NpdjYFCDPVkyUrban atmospheres play a central role in how individuals perceive and interact with city environments. At an urban scale, atmospheric qualities extend the scope of architecture, shaping not only spatial experience but also the city's identity as perceived by its users. This research explores a method to develop a framework revealing the relationship between urban spaces and their perceived atmospheres, drawing on the theoretical and methodological frameworks of Gernot Böhme and Jean-Paul Thibaud. An integrated, qualitative approach was proposed for the case study, combining aesthetic fieldwork (oral, written, and sketch-based descriptions), semi-structured interviews, and journal-based field records. The case area was selected based on introductory questionnaires. Data were analyzed using interpretive content analysis, supported by comparative charts, graphics, and maps. This methodological framework was applied in a case study in Alsancak, İzmir, focusing on Kıbrıs Şehitleri Avenue and Bornova Street, to evaluate perceived atmospheric qualities and the role of the built environment in shaping them. This study's outcome is the presentation of a comprehensive sensory-cognitive mapping method that captures users' multi-sensory and emotional experiences of urban space. Findings support the redefinition of urban imageability as a multi-sensory construct and demonstrate how atmospheric qualities influence perceptions of place, identity, and belonging. The methodological framework will not only offer a practical tool for urban and architectural research but will also provide insights for planning practices that seek to engage more holistically with the lived experience of city spaces.Kent atmosferleri, bireylerin kentsel çevreleri algılama ve bu çevrelerle etkileşime geçme biçimlerinde merkezi bir rol oynar. Kentsel ölçekte atmosferik nitelikler, mimarlığın kapsamını genişleterek yalnızca mekânsal deneyimi değil, aynı zamanda kullanıcılar tarafından algılanan kent kimliğini de şekillendirir. Bu çalışma, Gernot Böhme ve Jean-Paul Thibaud'un kuramsal ve yöntemsel çerçevelerine dayanarak, kentsel mekânlarla bu mekânlara atfedilen atmosferler arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir çerçeve geliştirmek için yöntem araştırmaktadır. Bu amaçla, vaka çalışması için estetik saha çalışmalarını (sözlü, yazılı ve çizim temelli betimlemeler), yarı yapılandırılmış görüşmeleri ve günlük temelli saha kayıtlarını bir araya getiren bütüncül ve nitel bir yöntem önerilmiştir. Vaka alanı başlangıçta yapılan anketlere dayalı olarak seçilmiştir. Toplanan veriler, anahtar kelimeler ve çizimlerle yapılan yorumlayıcı içerik analiziyle değerlendirilmiş, analizler karşılaştırmalı grafikler, tablolar ve haritalarla desteklenmiştir. Bu metodolojik çerçeve, algılanan atmosferik nitelikleri ve yapılı çevrenin bu algı üzerindeki rolünü değerlendirmek amacıyla Alsancak, İzmir'de, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Bornova Sokağı'nı kapsayan bir vaka çalışmasında uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, kullanıcıların kentsel mekânlara dair çok duyulu ve duygusal deneyimlerini yakalayan kapsamlı bir duyusal-bilişsel haritalama yöntemi sunulmuştur. Bulgular, kentsel imgenin çok duyulu bir yapı olarak yeniden tanımlanmasını desteklemekte ve atmosferik niteliklerin mekân, kimlik ve aidiyet algılarını nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır. Geliştirilen yöntemsel çerçeve, yalnızca kentsel ve mimari araştırmalar için pratik bir araç sunmakla kalmayıp, aynı zamanda kent mekânlarının yaşantısal deneyimlerini daha bütüncül biçimde ele almayı amaçlayan planlama uygulamalarına da önemli katkılar sağlayabilecektir.enMimarlıkArchitectureKentsel atmosferlerin çoklu duyusal imge haritalamasi: slsancak örneğiMappıng the multı-sensory ımage of urban atmospheres: case of alsancakMaster Thesis