Browsing by Author "Artun, Emine Sevcan"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article BİNA VERGİSİ MATRAHINI ETKİLEYEN BİR UNSUR OLARAK BİNA İNŞAAT SINIFININ TESPİTİ(2024) Emine Sevcan Artun; Artun, Emine SevcanEmlak vergileri belediye gelirleri arasında büyük öneme sahip olan bir gelir türüdür. Belediyeler emlak vergilerinden biri olan bina vergisinin tarhiyatı sürecinde birtakım yetkilere sahiptir. Bu yetkilerden biri de bina vergisi değerinde göz önünde bulundurulan bina inşaat sınıfı bildiriminin doğruluğunu denetlemek ve gerektiğinde tespit edeceği bina sınıfına dayalı ek vergi tarh ettirmektir. Ancak uygulamada belediyelerin bu yetkisini kullanırken bir takım hukukî gereklilikleri göz ardı ettiği ve 1982 yılına dayalı bina inşaat sınıfının tespitine yönelik cetvel nedeniyle hakkaniyetsiz sonuçların doğduğu görülmektedir. Çalışmada bina inşaat sınıfının tespitine dayalı tarhiyat işlemlerinin hukuka uygunluğu için göz önünde bulundurulması gereken hususlar tespit edilmekte ve daha adaletli bir emlak vergisi tarhiyatı için yapılabilecek kanunî değişiklikler üzerinde durulmaktadır.Article Vergi Ceza Hukukunda Ne bis in Idem İlkesine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türk Anayasa Mahkemesinin Bakış Açılarının Karşılaştırılması(2023) Emine Sevcan Artun; Burcu Demirbas Aksut; Aksut, Burcu Demirbas; Artun, Emine SevcanTürk Vergi Ceza hukukunda bazı fiillerin yaptırımlarının hem idari hem de cezai olarak belirlenmesi ve bu hususta yapılan yargılamaların birbirini bağlamayacağına yönelik düzenlemeler öteden beri ne bis in idem ilkesi çerçevesinde tartışılmaktadır. Birçok ülkede mevcut olan benzer düzenlemelere dayalı uygulamalar “aynı suç sebebiyle birden fazla yargılama ve cezalandırma yasağını” ihlal ettiği gerekçesi ile AİHM önüne götürülmüştür. Aynı husus Türk Anayasa Mahkemesi nezdinde de gerek bireysel başvuru gerek iptal davası olarak götürülmüş, nihayetinde ceza mahkemesi kararları ile vergi mahkemesi kararlarının birbirini bağlamayacağına ilişkin düzenleme çifte yargılanma yasağını ihlal ettiği gerekçesi ile iptal edilmiştir. Yapılan çalışmada konuya ilişkin Türk Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar irdelenerek karşılaştırılmakta. Ayrıca mevcut düzenlemelere ilişkin bir değerlendirme yapılarak iç hukukta ilkenin ihlali sonucunu doğurmayacak çözüm önerileri getirilmeye çalışılmaktadır.

