Browsing by Author "Selçuk, Senem Sönmez"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Ekrandaki “Öteki”: 2000 Sonrası Yerli Dizilerde Azınlıkların Temsili(2014) Ürün ÖNK YILDIRAN; Senem Sönmez SELÇUK; Selçuk, Senem Sönmez; Yıldıran, Ürün Önk; Sönmez, Senem SelçukKimlik inşası hem bireyin diŞerleri ile olan benzerliklerini hem de bireyi diŞerlerinden ayıran farklılıkları birlikte içermektedir. Bir bakıma bireyin kendini tanımlaması ve kimlik kurgusu \"öteki\"nin varlıŞı ile mümkün olmaktadır. Ulusal kimlik söz konusu olduŞunda ise öteki algısı toplumda bir arada yaşanılan azınlıklar üzerinde somutlaşmaktadır. Toplumsal yaşantıda \"öteki\" konumuna indirgenen azınlıkların medyadaki temsili de benzer şekildedir. Çalışmada amaç azınlıkların medyada öteki olarak konumlanışını temsil kuramı doŞrultusunda incelemektir. Bu baŞlamda önemli bir temsil alanı olarak yerli diziler seçilmiştir. Çalışmada kurama uygun olarak söylem analizi kullanılmıştır. Türkiye'de Lozan Antlaşması ile belirlenen resmi azınlık tanımından yola çıkıldıŞı için incelenen azınlıklar Rumlar Yahudiler ve Ermenilerden oluşmaktadır. Karakterler üzerinden yapılan çözümlemeler azınlıkların yerli dizilerde stereotipleştirildiŞini açıkça göstermektedir. Çözümleme sürecinde elde edilen bulgular başta dinsel öŞeler olmak üzere karakterlerin hem söylem hem de genel algılanış baŞlamında öteki olarak temsil edildiŞini ortaya koymaktadır.Article Postmodern dönemde farklılığın kutsanması ve toplumun parçacıllaştırılması: Öteki ve ötekileştirme(2012) Senem SÖNMEZ SELÇUK; Selçuk, Senem SönmezAynı kimlik gibi, farklılık çeşitlilik ve parçalanma da postmodern sözcük dağarcığı içindeki çekici çağrışımlar yüklenen anahtar sözcüklerdir. Postmodern dönemde kimlik olgusunda yapısal bir dönüşümün gözlemlendiği tikel ve marjinal kimliklere doğru bir eğilimin oluştuğu söylenebilir. Postmodern söylem öznelerin evrensel ortak kimliklerinin artık mümkün olmadığını ileri sürmekte, toplumsal aktörler kimliklerini evrensel değerler üzerinden değil tikellikleri üzerinden inşa etmektedir. Ne var ki postmodernizmin evrenselci modernite karşısında hoşgörü ve toleransın hâkim olduğu çokkültürlü toplumsal yaşam vaadi aslında kendi içinde bölünmeyi kutuplaşmayı ve eskisine nazaran çok daha şiddetli bir şekilde biz ve öteki ayrımını getirmiştir. Böylece postmodernizm sözüm ona marjinalleştirilmiş kimliklere ses verme kisvesi altında zaten dengesiz iktidar ilişkilerinin hâkim olduğu dünyada bu farklı sesleri (kadınların etnik ve ırksal azınlıkların sömürgeleştirilmiş halkların vb. seslerini) güçten yoksun kılmıştır. Kapitalizme değil onun modernist ideolojisine karşı olan postmodernizmin modernizmin ortaya çıkardığı evrensel kimlikler üzerindeki parçacıllaştırıcı etkisi ve bu etki altında kalan kimliklerin farklılıklar / tikellikler ekseninde yeniden inşası çalışmanın temel tartışmasını oluşturmaktadır.

