TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/11291
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Journal "Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Covid-19 Ve Sosyal Medyada Kriz Yönetimi: T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklarının Twitter Kullanımları Üzerine Bir İnceleme(2021) Işıl Karpat Aktuğlu; Simge Uğurluer; Tuğçe Tüzkan; Uğurluer, Simge; Aktuğlu, Işıl Karpat; Tüzkan, TuğçeBeklenen ya da beklenmedik sebepler ile ortaya çıkabilen krizler ve beraberinde getirdikleri öngörülemeyen sonuçlar toplumların ve ülke yönetimlerinin birlik ve beraberliği sağlayarak üstesinden gelmesi gereken durumlardır. Küresel çapta yaşanan bir kriz toplumun her kesiminden bireyleri kamu kurumlarını ve işletmeleri ekonomik siyasi ve psikolojik açıdan olumsuz etkileyebilmektedir. Bu süreçte izlenen politikalar ülke yönetimleri için hayati önem taşımaktadır. İlk olarak 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs salgını küresel boyutta etkileri çığ gibi büyüyen ve hayatı felç eden önlemleri beraberinde getiren bir kriz olarak tüm dünyayı etkisi altına alan bir pandemiye dönüşmüştür. Ülke yönetimlerinin pandemi karşısında aldıkları önlemler ve izledikleri iletişim stratejileri özellikle sosyal medyanın aktif olarak kullanıldığı günümüzde önem kazanmıştır. Bu araştırma Koronavirüs pandemi salgını sürecinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanlığı kabinesi üyeleri ve bağlı bulundukları bakanlıkların 1 Mart – 1 Haziran 2020 tarihleri arasında sosyal medyada nasıl bir iletişim stratejisi izlediklerine sosyal medya yönetimini nasıl sağladıklarına ve alınan önlemleri nasıl bir strateji ile paylaştıklarına odaklanmaktadır. Araştırma yöntemi olarak içerik analizinin kullanıldığı ve koronavirüs pandemi sürecinin ilk üç ayını kapsayan bu çalışma sonucunda T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklarının Twitter hesapları üzerinden üretilen içeriklerde halkı bilgilendirmeye yönelik duyuruların ve basın açıklamalarının yoğunlukta olduğu belirlenmiştir. Aşı ve tedavi süreçleri hakkındaki paylaşımların ise pandeminin erken dönemi olması nedeniyle en az odaklanılan konu olduğu paylaşılan içeriklerde ağırlıklı olarak Türkçe dilinin kullanıldığı ve ortak hashtag kullanımının kısıtlı olduğu dikkat çekmektedir. Son olarak 2020 yılının Nisan ayında tweet sayılarında belirgin bir artış gözlenirken Mayıs ayında atılan tweet sayılarında düşüş olduğu belirlenmiştir.Article Nefret Söylemi Üzerinden Ötekileştirme: Twitter’da Mültecilere Yönelik Nefret Tipolojisi Analizi(2021) Ebru Gökaliler; Özlem Alikılıç; İnanç Alikılıç; Gökaliler, Ebru; Alikılıç, Özlem; Alikılıç, İnanç2010 yılından bu yana Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerinden göç eden halk için Türkiye önemli bir göç merkezi haline gelirken yaşanan bu kaos ve mülteci krizi sonucunda Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de mülteci sorunu nefret söyleminin merkezine yerleşmiştir. Mülteciler ve yaşadıkları sorunlarla ilgili çevrimiçi ortamlarda üretilen içerikler kullanılan dil mültecilere yönelik oluşan nefret söyleminin daha güçlenmesine sebep olmaktadır. Çalışmada Türkiye’de Suriyelilerle ilgili çevrimiçi paylaşımların nefret unsurları taşıyıp taşımadığı ayrımcı söylem stratejileri temelinde sınıflandırılarak araştırılmıştır. Türkiye’deki Twitter kullanıcılarının Türkçe içerikleri üzerinden gerçekleştirilen bu araştırmada #suriyeli” “#mülteci” “#suriyelimülteci” “#suriyelileriistemiyoruz” ve “#suriyelilerdefolsun” hashtaglerinin altına yapılan 4.217 adet tweet incelenmiş ve mültecilere geliştirilen söylemlerin daha çok hangi ayrımcı söylem stratejileri tipolojileri altında toplandığı keşfedilmeye çalışılmıştır. Çalışmada olumsuz söylemlerin ötekileştirici ve kışkırtıcı bir arka planı olduğu Twitter kullanıcılarının söylemlerinin sertleşip hakaret boyutuna vardığı mültecilere yönelik nefret ve düşmanlık söylemlerinin kolektif olarak kamusal eleştiriler çerçevesinde toplandığını söylemek mümkündür.

