TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/11291
Browse
Recent Submissions
Research Project Research Project Ölçümlenmiş Yüzeyaltı Saçılımı Sunumu İçin Bir Genetik Algoritma(2022) Kurt, Murat; Mir, Sermet; Dinçer, Ahmet Sertaç; Yıldırım, BarışBu projede, optik olarak kalın heterojen yarım saydam malzemelerin kompakt bir şekilde sunumu için yeni bir genetik algoritma tabanlı yöntem oluşturulmuştur. Ayrıca, ölçümlenmiş yüzeyaltı saçılımı (subsurface scattering - SSS) verisini en iyi şekilde sunan transformasyonu bulmak için genetik optimizasyondan faydalanılmıştır. Tekil Değer Ayrıştırma (SVD - Singular Value Decomposition) faktorizasyonuna dayanan yöntem, transformasyonu gerçekleştirilen ölçümlenmiş yüzeyaltı saçılımı verilerine her bir renk kanalına ayrı ayrı olacak şekilde uygulanmaktadır. Kompakt ve doğru bir sunum elde etmek için ise, bu modelleme prosesi model hatalarına iteratif bir şekilde uygulanmaktadır. Buradaki iterasyon adedinin istendiği gibi değiştirilebilir olması, sunumumuzun görsel kalite ile sıkıştırma oranı arasında bir al-ver (trade off) mekanizması oluşturmasını sağlamaktadır. Proje kapsamında önerilen yüzeyaltı saçılımı modeli ile uyumlu Monte Carlo yol gezinimi (path tracing) prensibine dayanan bir görüntüleme algoritması da geliştirilerek görüntüleme hesaplamalarının etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanmıştır. Bu projede, yöntemimiz gerçek dünyadaki yarı saydam malzemelerin, geometrilerin ve ışıklandırma şartlarının geniş bir aralığı analiz edilerek doğrulanmıştır. Buna ek olarak bilgisayar grafikleri literatüründe mevcut ölçümlenmiş İki Yönlü Yüzey Saçılımı Yansıma Dağılım Fonksiyonu (BSSRDF - Bidirectional Surface Scattering Reflectance Distribution Function) veri setleri de kullanılarak geniş kapsamlı bir çok karşılaştırma ve analiz yapılmıştır. Heterojen yarı saydam malzemeler üzerinde, yöntemimizin aynı seviyede sıkıştırma oranlarında alternatif BSSRDF sunumlarına göre daha iyi kalitede görüntüler ürettiği gösterilmiştir. Ayrıca, faktorizasyon tabanlı yöntemimize dayalı bir uygulama geliştirilerek heterojen malzemelerin homojen malzeme sunumlarına çevrilebildiği gösterilmiştir. Son olarak ise, yeni yüzeyaltı saçılımı modelinin kullanımını kolaylaştıracak bir eklenti (plugin) geliştirilerek genetik algoritma tabanlı yüzeyaltı saçılımı modelinin etkin bir şekilde kullanımı sağlanmıştır.Research Project Gündelik Yasamda Medya Teknolojileri Anlatıları ve Toplumsal Degisim: Izmir Örnegi(2021) Atabek, Umit; Atabek, Gülseren ŞendurGündelik Yasamda Medya Teknolojileri Anlatıları ve Toplumsal Degisim: Izmir Örnegi Toplumsal degisimleri anlamak bakımından çesitli medya teknolojilerinin insanların gündelik yasamında nasıl deneyimlendigine iliskin anlatılar önemli malzemelerdir. Bu arastırma, çesitli medya teknolojilerinin sundugu araçları kullanarak deneyimlemis ve içeriklerini izlemis kisilerin anlatılarını sözlü tarih yöntemiyle degerlendirerek, tekno-kültürel bir perspektiften medya teknolojilerinin degisimini ve toplumsal rolünü ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Sözlü tarih yöntemi ile medya, toplum ve teknoloji iliskisini ele alan bu çalısma, toplumsal tarihteki degisimleri anlamada, gündelik yasamda medya teknolojilerinin kullanım ve deneyimlerinin önemli bir veri kaynagı oldugu temel kabulünden hareket etmektedir. Çalısmanın temel yöntemi sözlü tarihtir. Izmir?de yasayan farklı demografik ve sosyoekonomik özelliklere sahip kisilerle sözlü tarih yöntemine uygun görüsmeler yapılarak elde edilen nitel veriler, medya teknolojileri baglamında toplumsal dönüsümü açıklamakta kullanılmıstır. Incelenen kitle iletisim araçları gazete, sinema, radyo ve televizyon olarak sınırlandırılmıstır. Amaçsal ve kartopu örneklem teknikleriyle 70 kisilik örneklem olusturulmustur. Arastırmada elde edilen sözlü tarih verileri, katılımcıların yaslarına baglı olarak anımsayabilecekleri dönem göz önüne alındıgında, 1960?lardan itibaren ilerleyen döneme iliskin Türk toplumunda medya teknolojilerindeki degisim ve dönüsümü kapsamaktadır. Sözlü tarih yönetimine uygun olarak katılımcılardan medya teknolojilerine iliskin kendi deneyimlerini ayrıntılı olarak anlatmaları istenmistir. Bu anlatılar video olarak kaydedilmis ve transkripsiyonu yapılarak analize uygun hale getirilmistir. Anlatılardan elde edilen toplam 1170 sayfalık metin, NVivo ve KNIME yazılımları ile nitel ve nicel analize tabi tutulmustur. Çalısma üç arastırma sorusuna yanıt vermek üzere yapılandırılmıstır. Medya teknolojilerine iliskin anlatılarda hangi temel temaların bulundugu hakkındaki birinci arastırma sorusu baglamında, NVivo ile yapılan nitel analizle toplam 8 tema saptanmıstır. Bu temalar 1) Ilk Karsılasma; 2) Profesyonel Uyum; 3) Yaratıcı Çözümler; 4) Yeniliklere Açıklık; 5) Kisisellestirme Egilimi; 6) Nostalji Egilimi; 7) Geçis Teknolojileri ve 8) Tamir Edilebilir Teknolojiler temalarıdır. Medya teknolojilerine iliskin anlatılarda hangi kavramların sıklıkla kullanıldıgı hakkındaki ikinci arastırma sorusu baglamında, KNIME yazılımı ile anlatılarda kullanılan kavramlardan bir kavram haritası elde edilmistir. Son olarak, medya teknolojilerine iliskin anlatılarda kullanılan kavramların teknolojilere göre dagılımı hakkındaki üçüncü arastırma sorusu baglamında ise, FactoMineR yazılımı kullanılarak yapılan uyum analizi ile, elde edilen kavramların medya teknolojileriyle iliskisi görsellestirilerek tekno-kültürel baglam ortaya konmustur. Ayrıca, sözlü tarih görüsmelerinden elde edilen video görüntülerinden 1 saatlik bir belgesel kurgulanmıstır.Research Project Copula tabanlı yeni bir yansıma modeli(2010) Bilgili, Ahmet; Öztürk, AydınResearch Project Çevik Yazılım Ürün Hatları Için Olay Sıra Çizge Tabanlı Test Üretim Yöntemi Geliştirilmesi(2020) Beyazıt, Mutlu; Tuglular, Tugkan; Coşkun, Deniz Egemen; Özdemirden, Ahmet Şemsettin; Kaya, Dilek ÖztürkBu projede, çevik yazılım ürün hatları için olay sıra çizgeleri tabanlı test üretimi yöntemi geliştirilmiştir. Etkileşimli ve reaktif sistemlerin modellenmesi için uygun olan olay sıra çizgeleri formel bir modelleme yaklaşımı olup, 2001 yılından bu yana model temelli testlerin otomatik üretilmesi için kullanılmaktadır. Bu projede, olay sıra çizgeleri çevik yazılım ürün hatları için özelleştirilip genişletilmiş ve özellikli olay sıra çizgeleri modelleme yaklaşımı olarak ortaya konmuştur. Ayrıca, özellikli olay sıra çizgeleri ile otomatik test üretme yöntemi geliştirilmiştir. Yazılım hattında ürünler varlık bileşenlerinin tekrar kullanımı ile oluşturulmaktadır. Benzer şekilde, bu proje ile ürün testlerinin de var olan testlerinin tekrar kullanımı ile oluşturulması mümkün kılınmıştır. Proje kapsamında, çevik yazılım ürün hatları test süreçleri başarısının artırılması ve maliyetlerinin düşürülmesi için; otomatik üretilebilir, tekrar kullanılabilir, yapılandırılabilir, kapsamı ölçülebilir, birleştirilebilir, fonksiyonel test üretim yöntemi geliştirilmesi başarılmıştır. Çevik yazılım ürün hatlarını modelleme için kullanılacak modelleme yazılımı ile bu modellerden otomatik test üretimini gerçekleştirecek test üretim yazılımı kodlanmış ve bir web uygulaması olarak kullanıma sunulmuştur. Ayrıca, proje kapsamında geliştirilen modelleme yöntemi kullanılarak bir çevik yazılım ürün hattı geliştirilmiş ve bu çevik yazılım ürün hattı ürünleri yine projede geliştirilen yöntem ve araç kullanılarak otomatik olarak test edilmiştir.Research Project Avrupa Birliği çevreci lojistik, ulaştırma ve denizcilik politikaları ile Türkiye' nin entegrasyonu: Lider pazarlara ait uygulamalar(2011) Yurt, Öznur; Yercan, H. FundaResearch Project A Bandwidth Enhanced Circularly Polarized and Omnidirectional Circular Waveguide Antenna for Satellite Telemetry/Telecommand Systems(2022) Secmen, Mustafa; Türkmen, Ceyhan; Alkın, EsraIn satellite systems, throughout time interval from launching to settlement on proper orbit and possible significant change in aspect angle of the satellite after the settlement on the orbit, it is required continuous communication between satellite and ground station for current position and other information belonging to satellite. However, position and aspect angle of the satellite with respect to earth will be random due to possible jolts, especially while passing through atmosphere. For this reason, telemetry/TM (transmitter) and telecommand/TC (receiver) antennas on satellite platforms should receive electromagnetic waves from all directions and they should send enough electromagnetic waves to all directions to ensure continuous two-way communication, which is called as telemetry/telecommand. The other fundamental problem on signal levels of communication is polarization mismatch, which is caused by variable aspect angle due to satellite jolts/vibrations. The antennas in earth station and telemetry/telecommunication antennas on satellite are generally selected with same circular polarization to reduce these losses as much as possible. Waveguide antennas, which are omnidirectional or hemispherical and having circular polarization, are frequently used as a solution to this problem. However, considering pattern characteristics of radiation in 3-dimensional space, this antenna gives desired performance to cover about half of entire space (at most 60%). For this reason, to cover entire space as radiation pattern, these antennas are located being far away from each other as much as possible, and signals on these two antennas must be connected via very long waveguides in satellite. Also, these antennas work at only telemetry or telecommand frequencies. Therefore, it is needed to use a total of 4 antennas for coverage of overall space as a radiation pattern, when it is considered as telemetry/telecommand (transceiver). In this project, communication, which is ensured by using systems with 4 antennas in literature and real-life applications, is realized with only a waveguide system having circular polarization. It is the first time a circularly polarized transceiver structure fed by one waveguide structure is developed, which operates in both TM (transmitting) and TC (receiving) frequencies. In addition, another important feature developed in this project is the fact that coverage of 3-dimensional space by using 2 antennas placed on satellite being away from each other is provided with only one antenna system. Overall system/antenna in the project has 3 main sections/designs. First of these sections/designs is rectangular TE10 to circular TM01 waveguide mode converter, which provides feeding slotted antenna arrays on circular waveguide with symmetric mode TM01. In literature, there are waveguide mode converters operating at either TM or TC frequencies, a dual-band converter functioning at TX/RX frequencies is designed for the first time in this project. Second part consists of a power divider/combiner design, which connects mode converter and two circular slotted waveguide antennas perpendicular to each other. Third part is the structure of omnidirectional and bi-directional waveguide antennas, which work at TM and TC frequencies, and contain thick inclined slots to increase the frequency band. As for radiation pattern, most of the entire space is covered with circularly polarized by placing omnidirectional and bi-directional antennas in this section perpendicular to each other and putting disks radially away from circular waveguides. The whole system structure/antenna developed and produced for Ku band gives a return loss of about 10 dB within frequency bands of approximately 500 MHz around 11.75 GHz and 13.75 GHz transmitter and receiver center frequencies, respectively, and the measurements revealed minimum gain of -10 dBi and maximum axial ratio of 4-4.5 dB within the average coverage percentage of 65%.Article Untitled(2013) Ecehan, ArasBir zarar sigortası türü olarak kabul edilen kredi sigortasında, halefiyet için uygulanacak hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesidir. Kanun’un zarar sigortaları bölümü içinde yer alan bir diğer “Halefiyet” kenar baş- lıklı 1481. maddesi hükmü, sorumluluk sigortaları için hususi olarak düzenlenmiştir ve fakat kredi sigortası, bir sorumluluk sigortası değildir1. Kanuni halefiyetin doğabilmesi için gerek eski Ticaret Kanunu m. 1301 hükmünde gerekse TTK m. 1472’de, zararın kaynağı bakımından bir sınırlandırma yapılmamıştır. Dolayısı ile halefiyetin gerçekleşmesi bakımından, zararın haksız fiilden, sözleşmeden veya kusursuz sorumluluk halinden doğması, herhangi bir fark yaratmamaktadır. Sigortalının sahip olduğu istemin hukuki sebebi konusunda, halefiyet açısından, öğretide2 de hemfikir olunduğu üzere bir fark bulunmaz iken; davanın hukuki niteliğinin ne olduğunun bir önemi olup olmaması bakımından öğretide farklı tespitler yapılmıştır. Kanuni halefiyetin kapsamına girebilecek, başka bir deyişle sigortacıya kanunen intikal edebilecek taleplerin, sigortalının sorumlu kişiye karşı sadece tazminat davası niteliğinde yöneltebileceği taleplerle mi sınırlı olduğu yoksa hukuken ifa davasına konu olabilecek talepler bakımından da sigortacının kanunen halef olup olamayacağı, değerlendirmeye muhtaç bir konu olarak görülmüştür.Article Untitled(2013) Dönmez, Burcu Demren765 sayılı TCK’dan farklı olarak 5237 sayılı TCK diğer pek çok hükümdeolduğu gibi haksız tahrik hükümlerine ilişkin de değişiklikler getirmiştir. Çalışmamızkapsamında 5237 sayılı TCK’da düzenlenen haksız tahrike ilişkinhükümler, 765 sayılı TCK’nın benzer ve farklı yönleri ile kıyaslanarak, detaylıolarak açıklanmaya çalışılacaktır.Publication YENİ VATANDAŞLIK TÜRLERİ: ÇAĞDAŞ BİR TİPOLOJİ Mİ?(2019) Özkan, IşılVatandaşlık hukukunda vatandaşlık, “kişiyi devlete bağlayan hukuki bağ”olarak tanımlanır. Bu bağ aynı zamanda devlet ile kişi arasında kamusal bir ilişkiyaratır. Günümüzde, “ulusötesi” ve “ulusüstü” vatandaşlık türleri ortaya atılmıştır.Ulusüstü vatandaşlığa tek örnek Avrupa Birliği vatandaşlığıdır. Vatandaşlaratanınan haklar bakımından tanımlanmıştır ve üye devlet vatandaşlığı yanında ikincilbir vatandaşlık teşkil etmez. Ulusötesi vatandaşlık ise küreselleşme ile birlikte farklıisimler altında ileri sürülmüştür. Temelinde parayla satın alınan ya da mülkiyetedayalı bir vatandaşlık anlayışı vardır. Bunlar arasında; kazanılmış vatandaşlık,geniş kapsamlı vatandaşlık, paydaş vatandaşlık, ikamete dayalı ve yaslanmış vatandaşlık gibi türler görülür. Küreselleşmenin bir sonucu gibi görünen ve hukukiolmaktan çok, bazı konularda ayrıcalık sağlayan bu vatandaşlık tiplerinin oluşmasında göç olgusunun da önemli bir rolü olmuştur. “Mobil elite” ayrıcalık tanıyan buvatandaşlık türleri, yeni bir tipoloji yaratır mı sorusunun yanıtı verilmeye çalışılmıştır.Publication Yeni medya ve yeni iletişim düzeni(2013) Atabek, UmitArticle Varlık Olarak Edebi Sanat Eseri ve Sınırdaki Hali Olarak Tiyatro: Ontolojik Bir Yaklaşım(2024) Pelister, GözdeTiyatro oyun yazarı tarafından yazılmış bir metin olarak edebiyatın bir türüdür. Roman ve öykü gibi edebi türlerden ayrılan özelliği ise sahnelenmek için yazılmasıdır. Diğer edebi türler gibi kurgulanmış varlıklardan oluşan bir dünyaya sahiptir. Bu varlıklar ontolojide nesne olarak adlandırılmaktadır. Ontoloji var-olanın bilimi olarak varlık tarzları, varlık tabakaları ve varlık kategorileriyle ilgilenen bir çağdaş felsefe görüşüdür. Bu bakımdan kategorilerin analizini yapan bir sistemdir. Konusu varlık olan var-olanın, nasıl bir varlık olduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Alt dalı olan sanat ontolojisi ise sanat eserinin nasıl bir varlık olduğunu anlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Sanat eserini bir estetik obje olarak ele alan ontoloji, sanatı türlerine göre özellikleri ve varlık tabakaları bakımından sınıflandırmaktadır. Edebiyatın bir türü olarak tiyatro ontolojik olarak iki varlık alanına ait olarak kabul edilebilecektir. Bunlardan biri edebi metin diğeri de onun sınırdaki hali olan sahnelenmiş tiyatro oyunudur. Polonya’lı estetikçi Roman Ingarden tiyatroyu edebiyatın sınırdaki hali olarak tanımlamıştır. Bu makale Ingarden’in bu tanımından yola çıkarak tiyatroyu, salt metin ve sahnelenmiş oyun olarak karşılaştırmakta ve ontolojik olarak anlamaya çalışmaktadır. Bunu yaparken yeni ontolojinin kurucusu Nicolai Hartmann ve Türk düşünür İsmail Tunalı’nın değerlendirmelerinden faydalanmaktadır. Ayrıca edebiyat ve tiyatronun varlık alanlarını netleştirmek için son başlıkta erken dönem filozoflarından günümüze, mümkün dünya kavramını da göz önünde bulundurmaktadır. Bu tartışmanın amacı, bir edebi tür olarak tiyatro oyununun metin hali ve sahnelenmiş halinin varlık alanlarını ayrıştırarak tiyatronun hangi özellikleriyle sınırda olarak kabul edildiğini ortaya koymaktır.Article Üniversite Öğrencilerinde Esenlik Hali ve Akademik Öz Yeterlilik: Tek Seferlik Bir Minnettarlık Müdahalesinin Rastlantısal Kontrol Deneyi(2025) İşiaçık, Serin; Turnalar-çetinkaya, NeslihanBu çalışmada, tek seferlik bir minnettarlık müdahalesinin, üniversite öğrencilerinin esenlik halleri ve öz yeterlilik algıları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Öğrenciler, rastlantısal kontrol deney yöntemi kullanılarak, minnettarlık grubu ve kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Daha sonrasında, grupların müdahale/kontrol sonrasındaki minnettarlık düzeyleri, esenlik halleri (yaşam doyumu ve pozitif duygulanım) ve akademik öz yeterlilikleri ölçülmüştür. Analizler sonucunda, tek seferlik müdahalenin, minnettarlık ve esenlik hali kapsamında pozitif duygulanım üzerinde anlamlı bir etkisi bulunurken, yaşam doyumu ve akademik öz yeterlilik üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını görülmektedir. Bulgular, olası minnettarlık müdahale programlarının, pozitif psikoloji ve pozitif örgütsel davranış alanlarında potansiyelini vurgulamakta ve bu kapsamda farklı örneklem gruplarıyla daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.Article TÜRK VE ALMAN HUKUKUNDA ÇOCUKLARA ÖZGÜ GÜVENLİK TEDBİRLERİ(2025) Göçmen, SevgiThis article examines the legal measures applicable to children lac- king criminal responsibility under the Turkish and German legal systems, within the broader global context of rising juvenile delinquency. It analy- ses the forms of intervention provided in the relevant legislation, along with their conditions of implementation, competent authorities, and normative foundations. Particular emphasis is placed on the rationale for diverting children—given their age and developmental characteris- tics—away from punitive justice systems. Accordingly, the study outlines the statutory frameworks embedded within each jurisdiction’s juvenile justice structure and offers a systematic analysis of the institutional mec- hanisms governing current practices.Publication TÜRK HUKUKUNDA GÜVENLİK KORUCULUĞU(2019) Sözer, Ali NazımÜlkemizde 1985 yılında kabul edilen Köy Koruculuğu sistemi, güncel adıyla,Güvenlik Koruculuğu, hala çeşitli illerde uygulanmaya devam etmektedir. Günümüzde Güvenlik Koruculuğu sisteminde, “güvenlik korucuları” ve “gönüllü güvenlik korucuları”, köy ya da mahalle sınırları içerisinde güvenliği sağlamak üzeregörev yapmaktadır. Çalışmamızda, ilk olarak Türk Hukuku kapsamında güvenlikkorucularının görevleri ve özlük hakları açıklanmaktadır. Daha sonra, güvenlikkorucularına yönelik sosyal koruma üzerinde durulmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle tazminat ve sigorta hakları incelenmekte, daha sonra korucuların aile fertlerineyönelik sosyal koruma hususu ele alınmaktadır. Son olarak, güvenlik korucularınınhukuki statüsüne ilişkin çeşitli yargı kararları değerlendirmemize konu olmaktadır.Other Türk Hukukunda Cumhurbaşkanı Kararlarının Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetimi(2022) Kaplan, OnurTürk hukuk düzeninde 2017 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri neticesinde, yürütme organının güçlendirilmesine koşut olarak Cumhurbaşkanının yetkileri artmış ve bu kapsamda Cumhurbaşkanı tarafından yeni formda belirli hukuki işlemlerin tesis edilmesi söz konusu olmuştur. Bu hukuki işlemlerden Cumhurbaşkanı kararları, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden farklı olarak Anayasada doğrudan düzenlenmemiştir. Bunun yanında yöneldiği konu çerçevesinde farklı içeriklere sahip olabilen Cumhurbaşkanı kararlarıyla, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden farklı olarak anayasada belirtilen bazı konularda ilk elden düzenleme yapılması imkanı da bulunmamaktadır. Özellikle, Cumhurbaşkanı kararlarının bazı hallerde bir konuyu düzenlemesi yahut sadece bir kişi ya da nesneye yönelmesi mümkün olduğundan; genelleyici ve tüketici biçimde hukuki niteliğinin belirlenmesi zorluk arz etmektedir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı kararlarının hukuki niteliğini ve Türk hukuk sistemi içerisindeki yerini belirlerken diğer normlarla karşılaştırma yapmak suretiyle çıkarım yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, yöneldiği kişi ya da nesne üzerinde hukuki etki üretebilen Cumhurbaşkanı kararlarının yargısal denetimi noktasında her ne kadar 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nda açık bir hüküm bulunsa da bu denetimin hangi esaslar çerçevesinde yapıldığının ve sonuçlarının neler olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. Bu kapsamda, çalışmada öncelikle Cumhurbaşkanı kararlarının hukuki niteliği pozitif hukuk kuralları çerçevesinde irdelenecek, ardından Danıştay kararları ışığında yargısal denetiminin hangi hukuki esaslara tabi olduğu açıklanacaktır.Publication Türk ceza kanununda 'kamu görevlisi' kavramı(2011) Demren, Burcu Dönmez2005 yılında 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, ceza hukukunda pek çok kavram değişmiş veya yenilenmiştir. Bu kavramlardan bir tanesi de 765 sayılı TCK'da yer alan 'memur' kavramıdır. Bu çalışma kapsamında, TCK'da düzenlenen 'kamu görevlisi' kavramının kapsamı ve sınırlan, 765 sayılı TCK ve idare hukuku düzenlemeleri ile kıyaslanarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.Other TURİST DESTİNASYONLARINA DÖNÜK SOSYAL MEDYA SÖYLENTİLERİ ÜZERİNE BİR DURUM ÇALIŞMASI(2014) Umutlu, Gökçe Özdemir; Sarı, Feriha ÖzerSosyal medya ve turizme dair akademik çalışmalar, sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte artış göstermiştir. Sosyal medya araçlarının farklı kullanım amaçları ve farklı pazarlara ulaşımı mümkün olmakla birlikte; metin, fotoğraf veya video aracılığıyla bir destinasyon hakkında söylenti yaratabilmek mümkündür. Destinasyonla ilgili bir söylenti, bilinçli veya bilinçsiz, olumlu veya olumsuz olmak üzere turistler tarafından üretilebilmekte ve seyahate ilgi duyan milyonlarca insana ulaşabilmektedir. Bu çalışma, sosyal medya araçlarından söylenti yaratmaya yönelik elektronik ağıdan ağıza reklamın en iyi örneklerinden biri olan Virtualtourist.comu içerik analizi kapsamında incelemektedir. İnceleme sonucunda bu sitenin tüyolar ve değerlendirmeler, oteller, yapılacaklar, yerel gelenekler, alışveriş olanakları, turist tuzakları, vd... gibi 13 ayrı kategoride sınıflandırdığı bilgiler yardımıyla kullanıcılar açısından hızla erişilen zengin içerikli bir seyahat paylaşım ortamı sunduğu ortaya çıkmaktadır.Article Trafik Sıkışıklığı Olan Gezgin Satıcı Probleminde Karınca Kolonisi Optimizasyonu ve Işın-Karınca Kolonisi Optimizasyonu(2024) Orçun, Mustafa; Erdoğdu, KazımThe Traveling Salesman Problem (TSP) is a well-known combinatorial optimization problem that has various implications in a variety of industries. Even the purest formulation of TSP has applications on from logistics routes to microchip manufacturing, unexpectedly, it can be used on DNA sequencing with slight modification as a sub-problem. In this paper, two versions of TSP were studied, a classical TSP and the TSP containing traffic congestion data. Two state-of-the-art solution methods were used, Ant Colony Optimization (ACO) and Beam-ACO. These algorithms were hybridized with 2-Opt local search and their performances compared on the same benchmark instances. The experimental results show the efficiency of Beam-ACO compared to ACO.


