Akkuş, Murat Baran

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Murat Baran Akkus
Job Title
Araş.Gör.Dr.
Email Address
Main Affiliation
01.01.04.03. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
Documents

36

Citations

119

Scholarly Output

2

Articles

1

Views / Downloads

0/1

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

0

Supervised Theses

1

JournalCount
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    A Demand for Narrative: Reading Sabahattin Ali's Novel Kuyucaklı Yusuf as a Quest for Identity
    (SELCUK UNIV FAC LETTERS, 2024) Murat Baran Akkus
    Sabahattin Ali's first novel Kuyucakl & imath, Yusuf published in 1937 is a historically significant text within Turkish literature, it is the first realistic novel about Anatolian life and is a critique of the social system. However the novel remained incomplete due to Ali's murder in 1948 amid a rising tide of authoritarianism and nationalism that he consistently critiqued. This study examines the novel's demand for narrative identity in the context of its creator's untimely death. The study reveals three obstacles: the silent language of victimhood the extreme experience of loneliness and the finality of the author's death all of which function as barriers to realizing personal narratives. This exploration is also an attempt at an act of sepulcher as defined by Paul Ricoeur which means mourning the author's death by revising the incompleteness of Yusuf's identity. Ali's novel is an example of an ethical mode of authoring that requires giving up authoritative control over real or fictional life stories. Acknowledging the existence of untold stories alongside the potential for new narratives attests to the power of storytelling through the vulnerability of a life story.
  • Doctoral Thesis
    Acı, maruz kalış ve bağışlama: 12 eylül darbesinin sinema hafızası
    (2022) Akkuş, Murat Baran; Kaya, Dilek
    Bu tez, Türkiye tarihinde halen tam olarak yüzleşilmemiş/iyileşmemiş bir hafıza yarası (travma) olan 12 Eylül Darbesini bir 'acı olayı' olarak ele alıyor ve bu yarayı seksenli yıllarda Türkiye sinemasının hatırladıklarına bakarak yorumluyor. Tezin örneklemini unutulmaya yüz tutmuş ve bu yüzden daha da hatırlanması gereken, 'unutuşun yedeğinde,' anlattıklarının ve kaydettiklerinin tanınmasını bekleyen erken dönem '12 Eylül filmleri' oluşturuyor. Bu araştırmada, film metinleri, metinlerin bir şeyler sakladıklarını varsayan 'şüpheci yaklaşım'la değil, bildikleri bir şeyler olduğuna inanan 'aşırı okuma hermenötiği' ile yorumlanıyor. Bu yorumlama çalışması, üç ana kavrama dayanarak üç başlıkta toplanmakta: Acı olayı, maruz kalış ve bağışlama. 12 Eylül'ün belirleyici unsurlarından işkence meselesi, Elaine Scarry ve Joanna Bourke'un metinleri üzerinden ortaya konulan 'acı olayı' kavramı aracılığıyla tartışılıyor. Paul Ricoeur felsefesinin işaret ettiği 'maruz kalış' kavramı ise, 12 Eylül'ün bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı acıdan taşan depresyon ve yalnızlık gibi sonuçları açıklamak üzere rehber alınıyor. Yine Ricoeur felsefesinden yola çıkarak, 12 Eylül'ün acılarının ve maruz kalışlarının yarattığı öfkenin, utancın, kederin sonu olan 'bağışlama' olgusunun, geleceğe konuşan bir anlatıyı şekillendirdiği iddia ediliyor. Tezin örneklemi 'unutuşun yedeğinde' hatırlanmayı bekleyen Sen Türkülerini Söyle (Şerif Gören, 1986), Ses (Zeki Ökten, 1986), Su da Yanar (Ali Özgentürk, 1987), Av Zamanı (Erden Kıral, 1988), Kara Sevdalı Bulut (Muammer Özer, 1988) ve Bütün Kapılar Kapalıydı (Memduh Ün, 1989) filmlerinden oluşuyor. Acı, maruz kalış ve bağışlanma kavramlarının her biri üzerinden yorumlandıklarında, bu filmlerin 12 Eylül'ün hafızasına göz ardı edilemeyecek katkıları olduğu görülmekte. Bu filmlerin, yalnızca işlenen suçları, kaybedilen ve yası tutulması gereken arkadaşları hatırlamakla kalmayıp, 12 Eylül'ün mirası olan kederli bir hafızanın ufkunu işaret eden bağışlama konusunu da ele alarak 'sinema-hafıza' görevini yerine getirdiği söylenebilir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin içinde bulunduğu özgürlük ve demokrasi krizine dair de önemli ipuçları taşıyan bu filmlerin oluşturduğu sinema hafızasında, geçmişe, şimdiye ve geleceğe konuşan, kendimizin ve başkasının acı dolu, kederli ama bir yandan da dirençli ve umut dolu sesi duyulabilir.