Paykoç, Eda
Loading...

Name Variants
Job Title
Dr.Öğr.Üyesi
Email Address
Main Affiliation
01.01.10.01. İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
1
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
1
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
3
Citations
26
h-index
2

Documents
2
Citations
19

Scholarly Output
5
Articles
3
Views / Downloads
0/0
Supervised MSc Theses
1
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
19
Scopus Citation Count
26
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
3.80
Scopus Citations per Publication
5.20
Open Access Source
1
Supervised Theses
1
| Journal | Count |
|---|---|
| International Journal of Inclusive Education | 1 |
| Journal of Environmental Protection and Ecology | 1 |
| Springer Series in Design and Innovation | 1 |
| Tasarim + Kuram | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

5 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Book Part Citation - Scopus: 2Evaluation of Playgrounds in Terms of Universal Design: İzmir Karşıyaka Coast After İzmir Deniz Project(Springer Nature, 2021) Eda Paykoç; Gülnur Ballice; Gizem Güler; Ballice, Gülnur; Paykoç, Eda; Güler, GizemPlaygrounds are the areas that are specifically designed for children to play which are actually the places enable them to take part in the everyday life. In addition to taking place the quality of this participation is also important. For analysing the quality of these areas evaluating them in terms of Universal Design principles is one of the effective methods through seven parameters that enable to evaluate from the perspective of all different user profiles like children elderly disabled playgrounds can be analysed like their dimensions material usages whether they are meeting the needs of children from different ages or with different abilities and other design qualities specific to open public areas. As a case study the playgrounds located in İzmir Karşıyaka coast which was re-designed and re-arranged with İzmir Deniz Project were analysed. As a part of this project some playgrounds are re-generated whereas some of them are added. As a method of this study observations which will also be proved with photograph taking and analysis were used. It can be concluded that although the playgrounds in the area are just considered they cannot fulfil the needs of children completely especially with the focus of the universal design. © 2022 Elsevier B.V. All rights reserved.Master Thesis Facade as Urban, Architectural and Interior Element: Interpretation of Tangible and Intangible Values in İzmir Karşıyaka Apartment Blocks, between the Period of 1950-1980(2021) Güler, Gizem; Ballice, Gülnur; Paykoç, EdaModern mimarlık tarihi kapsamında yapılan çalışmalar göstermektedir ki, geçmişten günümüze dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan farklı modernleşme süreçlerinin konut mimarisine yansımaları ile modern mimari/tasarım ortaya çıkmıştır. Konut mimarisi şüphesiz şehirlerin kimliğini ve kalitesini belirleyen en önemli yapı tipolojilerinden biridir. Yapının kendini ifade etmesini sağlayan en belirgin ve baskın mimari unsur olan cepheler, konut yapıları için büyük önem taşımaktadır. Buna göre, toplumda değişen talepler, kentsel dönüşüm politikaları, yenileme çalışmaları, bina zarflarının değerlerinde koruma ve dokümantasyon bilinci eksikliği nedeniyle konut yapılarına yönelik müdahaleler doğrudan konut cephelerini etkilemekte ve bu durum kentsel, mimari, ve iç mekân ölçeklerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Gelecek nesiller için kentsel ve mimari hafızayı olumsuz etkileyecek bu sürecin zararlarını en aza indirmek için, konut cephelerinin tanımlanmasına, analiz edilmesine/yorumlanmasına ve dokümantasyonuna katkı sağlayacak çok katmanlı çalışmaların yapılması son derece önemlidir. Konut cephelerinin iç mekânlarla birlikte ele alınması gerektiğini savunan bu çalışma, cephelerde yapılan müdahalelerin tarihi kentsel doku, şehir yaşamının mimari yapısı ve iç yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Tez kapsamında, Türk mimarlık tarihinin modernizm dönemi, toplum, bölge, dönem, yaşam tarzı, sosyal/kültürel/politik/ekonomik değerler ve mimari yaklaşımlar hakkında bilgiler içeren konut cepheleri üzerinden okunmaya çalışılmıştır. Araştırmanın tarihsel aralığı, konut mimarisi üzerinde önemli etkileri olan tarihsel süreçler, kırılma noktaları ve gelişmeler referans alınarak 1950-1980 dönemi olarak belirlenmiştir. Modern yaşam tarzının ve modernist tasarım anlayışının temsilcisi olan apartmanların analizi, dokümantasyonu ve mimari ve iç mekân özellikleri ile yorumlanması dönemin konut kültürüne bütüncül bir yaklaşım getirmektedir. Karşıyaka'nın geçirdiği kentsel ve mimari dönüşümün izlerini taşıyan ve çalışmanın tarihsel yelpazesine ilişkin nitelikli konut stoku içerdiği düşünülen İzmir Karşıyaka Donanmacı Mahallesi örnek alan olarak seçilmiştir. Bu bağlamda konut cephelerini farklı yönlerden analiz edebilmek için mimari ve iç mekân özellikleri açısından önemli niteliklere sahip altı apartman detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın yöntemi, literatür taraması, seçilen örneklerin belirlenmesi, fotoğraf çekimi, arşiv taraması ve veri dijitalleştirmeyi içermektedir. Araştırmanın tekniği konut cepheleri için özel olarak geliştirilmiş ve önerilmiş olan nesnel veriler sonucu elde edilen 'somut' değerler ve öznel yorumlar sonucu ortaya çıkan 'soyut' değerler analiziyle desteklenmektedir. Önerilen somut ve soyut değerler analizi, 1950-1980 dönemi İzmir-Karşıyaka'dan seçilen altı konut cephesi üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu çalışma, İzmir Karşıyaka Bölgesi'ndeki konut politikası, tasarım kültürü, mimari ve iç mekân gelişmelerini araştırarak konut cepheleri hakkında bilgi, referans ve ipuçlarını içeren dokümantasyona katkıda bulunmaktadır.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 5RE-ARCHITECTURE OF EXISTING BUILDING STOCK WITH SUSTAINABLE APPROACH: THE ANALYSIS OF THE CITY OF IZMIR(SCIBULCOM LTD, 2014) G. Ballice; E. Paykoc; Ballice, G.; Paykoc, E.Sustainability can be defined as providing the best life conditions for living creatures in modern city environments for maintaining continuity in the natural environment by protecting the historical and the cultural elements. It is important to design the structures under the scope of `sustainability' which can have positive contributions to the environment and redounded to the city with the help of some definitions like re-functioning re-use decontamination and others within the enhancement of existing building stock. Re-consideration and re-evaluation of the existing buildings are important as constructing new buildings within the scope of this comprehension. In this research the distribution of the existing building stock in the city of Izmir that should be reconsidered and enhanced in terms of `socio-spatial improvements', functions of these existing building stocks and their potential for re-functioning were detected. Local governments applications on this issue were examined on their sites the news related to the urban transformation and recruitment that took place in the media was analysed. Also by putting emphasis on the important examples on sustainability and ecological approaches in the world criteria were set which were needed to be considered while retrieving the existing building stock both in Izmir and our country.Article Paylaşımlı Ofislerde Kontrol Konusunda Kullanıcıların Memnuniyet Analizi(2024) Zeynep Tuna Ultav; Tolga Ergenç; Eda Paykoç Özçelik; Özçelik, Eda Paykoç; Ultav, Zeynep Tuna; Ergenç, TolgaGelişmekte olan teknoloji ile yaşanan dönüşümler yaşam tarzı değişiklikleri ve çalışma alışkanlıklarının evrilmesi ile ofis iç mekânları da değişiklik göstermiştir. İnsan odaklı olarak ortaya çıkan bu gelişmelerde esnek çalışma alanları önem kazanmış home-ofis ve uzaktan çalışma kavramlarının çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri gözlemlenmiş ve paylaşımlı ofisler (coworking offices) 1995 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. “Yalnız çalışmak beraber” konsepti ile ortaya çıkan ve esas olarak bir alandan çok çalışma yöntemini tanımlayan paylaşımlı ofisler bir topluluk bilinci yaratmakta olup farklı disiplinler arasında da iş birliğini desteklemektedir. Yenilikçi iç mekânlar olarak da ele alınabilen paylaşımlı ofisler geleneksel ofislerin sosyal izolasyon düşük motivasyon ve düşük üretkenlik gibi olumsuz yönlerine de bir eleştiri olarak doğmuştur. Paylaşımlı ofislerin dört ana değeri işbirliği topluluk açıklık ve sürdürülebilirlik olarak ortaya konmaktadır. Paylaşımlı ofis kavramı yönetim kentsel tasarım ekonomik planlama ve sosyoloji dahil olmak üzere birçok farklı disiplin tarafından ele alınmış olup iç mekân tasarımı sayıca henüz az ve gelişmektedir. İç mekân disiplininde yapılan çalışmalarda mekânda kontrol sahibi olmanın kullanıcı performans ve memnuniyeti açısından olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Bu çalışma paylaşımlı ofislerde kullanıcıların kontrol konusundaki memnuniyetini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem olarak ise Evans ve McCoy’un 1998 yılında geliştirmiş olduğu “kontrol” modeli kullanılmıştır. Davranışsal kararsal ve bilişsel olarak üçe ayrılabilen ya da nesnel ve öznel olarak ikiye ayrılabilen kontrol farklı disiplinler tarafından ele alınmıştır. İç mekân tasarımı odağında düşünüldüğünde ise kontrol esneklik iç mekân kalitesi mahremiyet ve bölgeselcilik ile tanımlanmakta ve bu parametreler iç mekân kontrol analizi için kullanılmaktadır. Esnek bir mekân tasarımı ve mobilyaların ayarlanabilir değişebilir eklenebilir çıkartılabilir ve hareket edebilir olarak yorumlanabileceği esneklik kavramına ek olarak iç mekân kalitesi ise ofis düzeni ısıl konfor hava kalitesi görsel konfor ve akustik konfor ile değerlendirilmektedir. Mahremiyet ise konuşma mahremiyeti akustik mahremiyet görsel mahremiyet bölgesel mahremiyet ve bilgi mahremiyeti olarak ele alınmaktadır. Bölgeselcilik ise fiziksel ya da sosyal elemanlar üzerindeki sahiplik derecesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu çalışma kapsamında İzmir’de bulunan Originn Coworking Offices kullanıcıları ile anket çalışması yapılmış olup ayrıca yöneticilerle mülakat yapılmış kendilerinin gözlemleri ve kendilerine yapılan kullanıcı geri bildirimleri sorgulanmıştır. Sağlanan imkanlar kullanıcı sayısı iç mekân kullanım çeşitliliği topluluk büyüklüğü ve firmanın çalışmaya gönüllü olmaları alan çalışması seçiminde önem arz etmiştir. 2016 yılında üç girişimci tarafından kurulan Originn Coworking Spaces paylaşımlı ofislerinde sabit masa kapalı ofis paylaşımlı ofis ve sanal ofis imkânı olmak üzere toplam dört tip üyelik bulunmaktadır. Toplamda 40 sorudan oluşan ankette yedi ayrı bölüm bulunmaktadır. İlk bölümü oluşturan altı soru üyenin cinsiyet yaş meslek eğitim durumu ve üyelik tipi gibi demografik bilgilerine yöneliktir. İkinci kısmı oluşturan 31 soru ise beşli Likert üzerinden cevaplanmakta olup ikisi genel mekân tasarımı ikisi esneklik 17’si iç mekân kalitesi dördü mahremiyet ve altısı de bölgesellik üzerinedir. En sondaki üç soru ise zorunlu olmayıp kullanıcıların genel memnuniyet ve beklentilerini öğrenmek üzere açık uçlu şekilde kurgulanmıştır. Tüm üyelere e-posta ile iletilen bu anketi toplamda 28 üye doldurmuştur. Anket sonuçları sırası ile değerlendirildiğinde ise ilk parametre olan demografik verilerde kadın-erkek üyelerin neredeyse eşit olduğu kullanıcıların çoğunun 20-29 yaş aralığında olduğu ve 30-39 yaş aralığının da kendilerini takip ettiği görülmektedir. Eğitim seviyesi olarak ise çoğu üyenin lisans mezunu olduğu görülmektedir. En çok tercih edilen üyelik tipinin ise ofis üyeliği olduğu verisi elde edilmiştir. Üyelik süresi olarak da üyelerin çoğunun 12 ay ve üzerinde bir süredir üye oldukları bilgisine erişilmiştir. Kullanıcıların iç mekân kontrolü değerlendirmelerinde ilk kriter olan esneklik kavramında kullanıcıların mekânı açık ara büyük çoğunluğunun mekânın değişebilir ve değişimlere uyum sağlayabilir olduğu şeklinde yorumladığı görülmektedir. İç mekân kalitesi kontrolü bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların yarısı ısıl kontrolden memnunken diğer yarısı ise memnun değil veya çekimserdir. Hava kalitesi kontrolü açısından bakıldığında kullanıcıların büyük çoğunluğu bu anlamda kontrol sahibi oldukları bilgisini vermiştir. Görsel kalite açısından değerlendirildiğinde kullanıcıların çoğu mekânda yeterli yapay aydınlatma olduğu ve gün ışığına yeterli erişimleri olduğu fakat mekândaki yapay aydınlatma üzerine yeterli kontrole sahip olmadıkları şeklinde dönüş sağlamışlardır. Akustik kalite bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların çoğunun mekânın sessizliği ve gürültü kontrolünden memnun olduğu gözlemlenmiştir. Mobilya ve mekânsal düzenleme olarak da kullanıcılar kontrol anlamında memnuniyetlerini iletmişlerdir. Mahremiyet ölçeğinde kullanıcıların büyük çoğunluğu yeterli seviyede mahremiyete sahip oldukları ve özel-sosyal alan dengesinin başarılı şekilde sağlandıkları bilgisini vermişlerdir. Bölgesellik bağlamında ise çalışanların çoğu kendi alanlarını ve elemanlarını kişiselleştirebildikleri şeklinde olumlu değerlendirme yapmışlardır. Özetlemek gerekirse kullanıcıların çoğu, iç mekândaki kontrol seviyesinden memnun olmakta ve bu da iş memnuniyet ve üretkenliklerine olumlu şekilde yansımaktadır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ise literatür ile tutarlılık göstermektedir. Bu çalışmadan elde edilen bu sonuçların yeni paylaşımlı ofis alanlarının tasarlanmasında ve mevcutlarının geliştirilmesinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışma paylaşımlı ofis içArticle Citation - WoS: 17Citation - Scopus: 19Embracing student experience in inclusive design education through learner-centred instruction(ROUTLEDGE JOURNALS TAYLOR & FRANCIS LTD, 2016) Burcak Altay; Gulnur Ballice; Ebru Bengisu; Sevinc Alkan-Korkmaz; Eda Paykoc; Alkan-Korkmaz, Sevinç; Altay, Burçak; Bengisu, Ebru; Ballice, Gülnur; Paykoç, EdaThis paper explores the process and outcome of using learner-centred methods to develop students' empathic design abilities during an educational workshop on inclusive design. In the first section of the paper we suggest the significance of incorporating inclusive design within the education of design disciplines. Then we introduce a workshop on inclusive design awareness that architecture and interior design students participated which applied various learner-centred methods. We discuss the process that incorporated project-based learning role-playing/simulation and students' reflections and feedback on their experience. The workshop process the student project experience and students' reflections on their learning indicate how multiple methods of learning engage students and enhance their empathic understanding so they can embrace differences and adopt a user-centred design approach. Based on the findings we provide suggestions for similar educational events that can be applied in other disciplinary contexts.

