Usta, Özge

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Doç.Dr.
Email Address
Main Affiliation
01.01.08.03. Müzik Bölümü
Status
Former Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

22

Articles

3

Views / Downloads

0/0

Supervised MSc Theses

16

Supervised PhD Theses

3

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

3

Supervised Theses

19

JournalCount
Eurasian Journal of Music and Dance2
Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 22
  • Article
    Türk Uluslararası Sanat Müziği Bestecilerinin Eserlerinde Türk Müziğinin Geleneksel Türleri ve Biçimleri
    (2018) Özge USTA; Usta, Özge
    19. yüzyıl müzikte ulusalcı hareketlerin görüldüğü dönemdi. Ulusalcılık dünyanın önemli bölgelerinde özellikle Rusya ve Kuzey Avrupa’da görülmüştü. Bu ulusalcı hareketler Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerindeki uluslararası sanat müziği bestecilerini etkilemişti. Türk bestecileri genellikle geleneksel sanat müziği unsurları yerine geleneksel halk müziği unsurlarını kullanmayı tercih etmişti. Türk Beşleri’nden sonraki Türk besteciler halk müziğinin melodik yapısının yanında geleneksel sanat müziğinin makamsal yapısını ve makamsal unsurları genellikle müzikteki yapı taşları olarak kullanmıştı. Tür geleneğin yansımasıyla ilgili olarak makamdan daha az bahsi geçen bir konu olmuştu. Bunun yanısıra halk müziğinin biçimlerinin ve türlerinin uluslararası sanat müziğinde kullanıldığı görülmekteydi. Bu çalışmada bestecilerin Türk müziği türleriyle ilgili tercihleri notasyon örnekleriyle sunulmuştur.
  • Master Thesis
    An Analysis of Ulvi̇ Cemal Erki̇n’s Piano Quintet
    (2016) Yazgan, Elif; Usta, Özge
    Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu döneminden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar olan süreçte klasik batı müziğinin gelişimi anlatılmış, Cumhuriyet döneminde Türk Beşleri ile başlayan yeni süreç değerlendirilmiş ve Ulvi Cemal Erkin'in Piyanolu Beşli eseri biçimsel, ritmik, melodik, makamsal/dizisel yönlerden detaylı olarak incelenmiştir. İncelemenin sonucunda Ulvi Cemal Erkin'in, Piyanolu Beşli eserinde batı biçimlerinin yanı sıra makamsal yapılanmalar, aksak tartımlar ile modların bir arada kullanıldığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    İzmir'de özel öğretim kurumlarinda okul öncesi çocuklarda klasik bale müfredat önerisi
    (2017) Taner, Zeynep; Usta, Özge
    Ülkemizde klasik bale eğitimi profesyonel olarak konservatuvarlarda dokuz yaşından sonra başlamakta, daha erken yaşlarda bu eğitim özel bale kurslarında verilmektedir. Konservatuvarlarda verilen eğitim bale sanatçısı yetiştirmeye yöneliktir. Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel bale kurslarındaki bale müfredatı da ilköğretim 1. sınıf yaşından itibaren başladığı için okul öncesi yaş grubuna hitap eden bir müfredat bulunmamaktadır. Gerek özel kurslarda gerekse anaokulu ve kreşlerde klasik bale eğitimi gerekli standartlar gözetmeksizin verilmektedir. Araştırmada, İngiltere'deki özel kurslara yönelik hazırlanmış programlar, yaratıcı dans ders programları ve Orff sistemi incelenerek okul öncesi çocuklardaki fiziksel ve duygusal yetiler ile gereksinimler belirlenip, alanında uzman kişiler tarafından değerlendirildikten sonra kullanıma hazır hale getirilmek üzere yeni bir müfredat oluşturulmuştur. Bu çalışma, beş ve altı yaşındaki okul öncesi çocukların fiziksel kapasiteleri, dikkat süreleri, nasıl öğrendikleri, klasik bale eğitmeninin rolü ve o yaş grubu öğrenci velilerinin beklentileri göz önüne alınarak öğrencilerin devam etmek isteyecekleri türden, eğlenceli ve yaratıcı bir program olması için yaratıcı dans oyunları ve Orff eğitimi destekli olarak hazırlanmıştır. Klasik bale eğitimi, çocuklarda, kuvvet, koordinasyon ve esneklik sağlanmasına, motor becerilerin edinilmesine, müzik kulağının gelişmesine olanak sağlayan bir aktivitedir. Yaratıcı dans ile birlikte verildiğinde hem sorun çözmede başarılı, yaratıcı bireyler yetiştirilmesine hem de ileri yaşlarda klasik bale tekniklerini öğrenebilmek için gerekli fiziksel ve duygusal alt yapıyı kazanmış öğrenciler oluşturulmasına olanak sağlar.
  • Article
    MİKROTONAL KLARNET BARELİ VE HAREKETLİ KLARNET PARMAKLIĞI42
    (2019) Özge USTA; Usta, Özge
    Yaşar Üniversitesi tarafından Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) kapsamında fonlanan “Yeni Sistem Mikrotonal Klarnet Beki/Bareli ve Hareketli Klarnet Parmaklığı” adlı projenin bilimsel çıktılarından birisi olan makalenin konularından ilki klarnet enstrümanının icrası esnasında uzayıp kısalabilen bir sistem olan “Mikrotonal Klarnet Bareli” ile ilgilidir. Proje kapsamında prototipi üretilmiş olan bu ürünün içindeki mekanizma sayesinde sesler icra esnasında kesintiye uğramaksızın tizleştirip pestleştirilir. Makale konusu olan buluş batı müziğinde kullanılan si bemol ve la klarnetlerden bir komadan itibaren tüm komalı sesleri elde edebilmeyi sağlamış, bu klarnetleri Türk müziği başta olmak üzere makamsal müziklerde daha kullanışlı ve ergonomik hale getirmiştir. Mikrotonal Klarnet Bareli buluş başlığı ile 22.08.2019 tarihinde 2019/12692 numaralı Ulusal Patent Başvurusu yapılmış, ürünün lisanslanmasına yönelik üretici şirketle bağlantı kurulmuştur.Makaleye konu olan proje ürünlerinin ikincisi “Hareketli Klarnet Parmaklığı” ise icra esnasında enstrümanı tutmanın yanı sıra seslerin elde edilmesini sağlayan sağ elin gelenekte olduğu üzere sabit durması yerine 360 derece hareket edebilir duruma getirmesi ile ilgili yeniliktir. Parmaklıkla ilgili olarak hali hazırda benzer ürünlerin tamamı ithal olup bu konuda dışa bağımlı olunduğu düşünülürse bu proje kapsamında hem hareket edebilir mekanizma yönünden bir inovasyon yapılması hem de yerli üretim yapılarak ihraç edilebilecek bir ürünün ortaya çıkması söz konusu olmuştur.
  • Master Thesis
    Bohuslav Martinu flüt sonatı üzerine çalışma kılavuzu önerisi
    (2016) Çenberci, Senim; Usta, Özge
    20. yy.'ın en üretken bestecileri arasında yer alan Bohuslav Martinu'nun Flüt Sonatı, flüt repertuvarında önemli bir yere sahiptir. Eser, ritmik zenginliği ile flütün geniş teknik olanaklarını sunma imkânı sağlamakta ve içerdiği melodik öğeler ile çekici bir konser parçası niteliği taşımaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Bohuslav Martinu'nun biyografisi ve tarihsel perspektifte bestecilik kimliği ele alınmıştır. Besteci Çekoslavakya'da doğmuş; ancak yaşamının büyük bir kısmını Batı Avrupa'da ve Amerika'da, vatanına her daim hasret duyarak geçirmiştir. Yaşadığı yıllarda, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş gibi tarihe yön veren büyük olaylara tanık olmuş; bu olaylar Martinu'nun hayatını ve bestecilik kimliğini doğrudan etkilemiştir. Yaşamını Paris'te, Amerika'da ve ardından Batı Avrupa'da göçebe olarak geçirmesiyle Martinu, çağdaşları arasında en kozmopolit bakış açısına sahip figür olmuştur. Besteci yaşadığı yerlerin kültürlerine, müzik ve genel anlamda sanat akımlarına karşı kayıtsız kalmamış; bu etkileri farklı türlerde ve stillerdeki müzikler ile harmanlamıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde bestecinin etkilendiği müzik akımları, etkilendiği besteciler ve bu etkilerle oluşturduğu çok çeşitli türlerdeki müzikler kısaca anlatılmıştır. Martinu'nun müzikal kimliğinin ele alındığı bu bölüm, Flüt Sonatı üzerindeki etkiler ve eser içinde kullanılan teknikler hakkında fikir vermektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Flüt Sonatı yapısal açıdan incelenmiş ve bestecinin müzik sanatına en büyük katkılarından biri olarak kabul edilen özgün 'germinal development (oluşum aşamasındaki motifsel gelişme)' tekniğinden söz edilmiştir. Bu teknik küçük bir motifin işlenerek bölüm veya eser içinde çok farklı şekillerde kullanılmasına dayalıdır ve Flüt Sonatı, bestecinin bu tekniği en ustaca kullandığı eserleri arasında yer almaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü ise, eser içinde karşılaşılabilecek teknik sorunlara çözüm önerileri sunmasıyla, çalıcılara kılavuz olma amacı taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Bohuslav Martinu, Oluşum Aşamasındaki Motifsel Gelişme, Martinu Flüt Sonatı, Tamamlayıcı Teknik.
  • Master Thesis
    A Review on the Adaptation of the Alexander Sergeyevich Pushkin’s Verse-Novel Eugene Onegin by John Cranko
    (2017) Çiçek, Ayda Tuna; Usta, Özge
    Bu çalışmada Puşkin'in Yevgeni Onegin adlı şiir-romanının John Cranko tarafından bale eserine uyarlanma yönteminin incelenmesi amaçlanmıştır. İncelemede şiir-romandaki Onegin, Tatyana, Lenski ve Olga ana karakterlerinin yaratılış zemini olan Rus edebiyat tarihinden yola çıkılmıştır. Şiir-roman ve bale dramaturjisi karşılaştırılmış, edebi eserin sahne üzerinde bale eserine dönüşüm sürecinde şiir-romanın bale diliyle anlatımına olanak veren bölümlerinin, karakterlerin koreograf tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. Bale eserinde müziğin dramatik anlatıma etkisinden büyük ölçüde faydalanan Cranko'nun, edebi eserde ve bale eserinde var olan ana karakterlerin ruhsal gelişimlerinin dans ve mimikle ifadesini dramatik, gerçekçi bir kurguyla sahne üzerinde belirli bir sürede aktarmayı başardığı görülmüştür. Soyut nitelikleri anlaşılabilir bir tarzla göstergelerle sanatsal olarak yorumlayan Cranko'nun, şiir-romanda olduğu gibi önemli noktalara dikkat çekmeyi başardığı saptanmıştır. Balede edebi eserle paralel giden duygu gelişim süreçlerinin yarattığı aksiyon geçişlerine uygun danslar ve mimik sahnelerinin eserin akışına koşut kurgulandığı görülmüştür. Edebi eser ve bale metni karşılaştırması sonucunda ortaya çıkan bale yorumunda, Cranko'nun Puşkin'in yorumunun özünü ne denli doğru görebildiği saptanmış, sonucunda koreografın sanatsal gözlem ve hikâyeleme yeteneğinin bütünüyle güçlü olduğu fark edilmiştir. Cranko'nun yaratıcı anlatımının kanıtı olarak diğer bale eserlerinin yanında yer alan Onegin balesinin, şiir-romanla karşılaştırılarak çözümlenmesi ile bale eserlerinin çözümlemelerine yönelik örnek bir yöntem oluşturulmuştur. İncelemenin ciddi ve titiz bir doğrulukla yapılabilmesi için, az sayıda var olan basılı kaynaklardan faydalanmanın yanı sıra, Stuttgart Bale Topluluğu'nun arşivlerinde detaylı inceleme yapılmış, konusunda uzman kişilerle görüşülmüştür. Tezin birinci bölümünde bale eserinin şiir-roman karşılaştırmalı incelemesine katkıda bulunacağı düşünülen Rus edebiyatı ve sosyokültürel yapısı, ikinci bölümde şiir-romanın yaratıcısı Puşkin'in ve dördüncü bölümde Cranko'nun yaşamı tarihsel yöntemle incelenmiştir. Üçüncü bölümdeki şiir-roman ve dördüncü bölümdeki bale eseri, karşılaştırmalı inceleme yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın çıkış noktası olarak varsayılan şiir-romandaki sözel dokunun, bale uyarlamasında dans yoluyla anlatımının örtüşmesi düşüncesi, inceleme süresince edinilen bilgiler ışığında Puşkin'in edebi yaklaşımı ile Cranko'nun balesinin örtüştüğü görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Yevgeni Onegin, Aleksandr Sergeyeviç PuĢkin, John Cranko,Bale.
  • Master Thesis
    Lax Vox Tekniği ile ısınma sonrasında ses genişliğindeki değişikliğin araştırılması
    (2017) Mansuroğlu, Direncan; Usta, Özge
    The aim of the lax vox voice therapy is to provide people to gain the best, precise and healthy voice that is achievable in accordance with the their anatomical and physical structures. Lax vox voice therapy differs from other kinds of therapy and exercises, it is not a complicated technique, and it is a technique that is easy to understand and apply. It helps people with various occupations, which use their voices intensely, to warm up or cool off their voices as well as it combines the registers of the vocal artists and students. At the bottom of the technique, diaphragm respiration, body posture and a comfortable position are important. When the lax vox technique is applied in a systematic manner, the adequecy of glottic closure and phonation is reached. In this thesis, it is aimed to make the voice, which has been developed by long-term practises, find the precise voice and absorb it shortly and easily with the lax vox technique, and to prevent the incorrect voice exercises when the interval is widened. In the first chapter, information for basic concepts and voice-producing organs has been given before the technique that has been researched. In the second chapter, the examples of vocal warm-up and breathing exercises have been given with the sample notes before the lax vox technique. It has been explained how to apply the technique by giving information about the equipments for the application of the technique, and the size and measures of the equipments, the students and the artists who apply this technique have been interviewed, and they have been asked the questions prepared for them to tell the differences in their voices before and after the lax vox technique. As a result of the interviews, it has been observed that there is up to one or two notes of widening in their voices and their voices have become clearer and more vibrant. Key words: Voice training, speech therapy, lax vox technique.
  • Master Thesis
    Fagot entonasyonunu pesleştiren aparat için yeni bir öneri
    (2015) Trofimov, Anton; Usta, Özge
    Tahta nefesli enstrümanlar ailesinin en pes sese sahip enstrümanı olan fagot, temel anlamda gövde, es borusu ve kamış olmak üzere birbirinden farklı malezemeden üretilmiş üç bölümden oluşmaktadır. Fagotta es borusu kamışta olduğu gibi, kullanılan malzemeye ve üretim kalitesine göre enstrümanın entonasyonunu olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen bir parçadır. Hem tiz hem pes sesleri çok iyi çıkartan bir es borusu nadiren bulunduğundan dolayı fagot sanatçıları, icra ettikleri eserin niteliğine göre birbirinden farklı ebatlarda en az üç farklı es borusu kullanmaktadır. Sıfır numaralı es borusu en kısasıdır; bu nedenle entonasyonun tiz çıkmasını sağlamaktadır. Numaralar arttıkça es borusunun uzunluğu artmakta ve bu, sesin daha pes çıkmasını sağlamaktadır. En sık kullanılan es borularından ilki genellikle iki numaralı es borusudur. İki numaralı es borusunun pesleri iyi olmakla birlikte tiz ses perdelerinde çok olumlu sonuçlar vermemekte; konçertolar, sonatlar ve solo eserlerde tercih edilmektedir. En sık kullanılan ikinci es borusu ise sıfır numaradır. Sıfır numaralı es borusu tiz seslerin yoğun olarak kullanıldığı eserlerde ve 20. yy.'dan itibaren bestelenen çağdaş yapıtlarda daha çok tercih edilmektedir. Fagotta kullanılan üçüncü es borusu üç numaralı borudur. Bu boru genellikle oda müziğinde ve orkestra eserlerinde kullanılmaktadır. Her es borusu, ses tınısı, karakteristik özellik, entonasyon, renk, ton ve en önemlisi üfleme rahatlığı açısından farklıdır. Bu durum, eserlerin yorumlanmasında bir sorun teşkil etmektedir; çünkü tek bir eserde fagot icracıları her üç es borusunu da kullanmak durumunda kalabilmektedir. Tez çalışmasının konusu olan 'Es borusunu pesleştiren aparatlar'ın, bir, iki ve üç numara olmak üzere üç farklı uzunlukta olması ve çelik, pirinç veya gümüş madenlerinin birinden üretilmesi düşünülmüştür. Bir numaralı aparat en kısa, iki numaralı aparat orta uzunlukta ve üç numaralı aparat en uzun aparat olarak üretilmiştir. Fagot entonasyonunu pesleştiren aparatın, icra edilen eserde sadece bir tane sıfır numaralı es borusu kullanılarak icra esnasındaki entonasyon sorununu ortadan kaldırması planlanmıştır. Söz konusu aparat, üç tane es borusunu bir es borusunda topladığı için icracıların performanslarının artmasını sağlamıştır.
  • Master Thesis
    A Comparative Analysis of the Characters Turandot and Liù in Giacomo Puccini’s Opera Turandot from a Sociological Perspective and in Relation to Musical Texture
    (2016) Zeybek, Burcu Ömür; Usta, Özge
    Giacomo Puccini'nin, operalarının genelinde işlemiş olduğu baş kadın karakterler benzer kişilikleriyle dikkat çekicidir; fakat Puccini'nin son eseri Turandot'ta, bestecinin opera tarihine benzerlerini kazandırmış olduğu -aşk için yaşayan ve aşk için ölen- gerçek kadın kahramanlarından olan köle kız Liù, ikinci kadın kahraman konumundadır. Bu çalışmada, Puccini'nin yıllar sonra operalarında farklılık arayışına girerek ilk kez kaleme aldığı insanüstü niteliklere sahip, zalim, buzdan kalpli Çin Prensesi Turandot'un, Liù ile karşıt ve/veya benzer özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Daha önce değinilmemiş bu konunun sanatçı ve sanatçı adaylarının eseri icra ederken daha bilinçli olabilmesine yardımcı olabileceği düşünülmüştür. Bu gibi benzer konularda araştırma yapacak olan araştırmacılara da yol gösterici olması hedeflenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde öncelikle bestecinin hayatı, eserleri, İtalyan operasındaki yeri, opera dili ve operaları hakkında genel bilgilendirme yapılmıştır. Buna ek olarak Puccini'nin özel hayatından yansımaların sonucunda operalarında işlediği düşünülen başlıca kadın karakterlere değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Turandot operasının hikâyesinin kaynağı olan Carlo Gozzi'nin Turandotte oyununun orijinal kaynakları, kahramanları, konusu ve bu metni Puccini dışında kimlerin ele aldığı bilgileri verilmiştir. Ayrıca Puccini'nin Turandot operasını bestelenme süreci irdelenmiş, eserin karakter çözümlemesi yapılmış, konusu eklenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, eserin geçtiği şehrin Pekin olmasından dolayı Çin kültüründeki kadın olgusuna yer verilmiştir. Ardından librettodan yapılan alıntılarla karakterlerin eser içerisindeki sosyolojik konumları analiz edilmiştir. Karakterlerin müzikal doku analizi ise eserin partitüründen tema alıntıları yapılarak gerçekleştirilmiştir. Bu analizlerin karşılaştırılmasıyla karakterlerin, operanın -Puccini'nin son notasını yazabildiği- son sahnesine kadar birbirinden tamamen zıt niteliklere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Turandot operasında, eserin ilk sahnesinden, intihar ederek sevdiği adam için öldüğü sahneye kadar -Puccini'nin 'Küçük Kadın' olarak nitelendirdiği kadınlarından olan- Liù'nun karşısında, erkeklerden atasının trajik kaderinin intikamını almaya yeminli, efsanevi Prenses Turandot yer almaktadır. Turandot'un, aşkı uğruna kendini feda eden Liù'nun bu tutumunu görmesi ve Calaf'ın kendisini öpmesi ile o ana kadar sakladığı duygusal yanı ortaya çıkmaktadır. Bu sayede çalışmanın sonucunda, karşıtmış gibi algılanan iki karakterin duygusal anlamda ortak bir noktada buluşmuş olması vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Giacomo Puccini, Puccini'nin kadın karakterleri, Turandot.
  • Doctoral Thesis
    Design of a New Bocal System That Enables Tuning Ang Fine Tuning and a Proposal on a New Reed System
    (2019) Trofimov, Anton; Usta, Özge
    Akort problemi tarihsel süreç boyunca fagotun en büyük problemlerinden biri olmuştur. Çalışmanın amaçlarından biri bu problemi çözmeye yöneliktir. Fagotta akort es borusuyla yapılır. En kısası sıfır olmak üzere bir, iki ve üç numaralı es boruları bulunmaktadır. İcra ortamındaki entonasyona göre dört es borusu değiştirilerek kullanılır. Problem şu ki değişen her es borusu, icracı için alışık olmadığı yeni bir hissiyat ve dört adet es borusunu taşıma, birini bırakıp öbürünü alma gibi gereksiz hareket demek olduğundan dolayı, istenilen akort sağlansa bile bu durum icracının performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Yeni es borusu sistemi, klasik olan dört adet es borusunu tek bir es borusunda toplayan ve bu sayede icracıya kullanım ve akort kolaylığını sağlayan bir sistemdir. Birbirine geçmeli yeni sistem, boru kanalını milimetrik hatta mikrometrik ölçülerde uzatma ve kısaltma imkânını sağladığından dolayı, klasik sistemde olan numaraların arasındaki ölçüleri yani akordu elde etmeyi mümkün kılmaktadır. Fagotta gözlemlenen ikinci problem kamışla alakalı olup kamışların ömrünü uzatmaya yöneliktir. Ayrıca ölçülerde birtakım yenilikler yaparak bir sorun olarak algılanan tiz seslerin icrasında kolaylık yapılması hedeflerden biridir. Çalışmanın ikinci bölümü, propolis maddesi kullanılarak ömrü kısa olan fagot kamışının kullanım ömrünü uzatan öneri ile seslerin arasındaki geçiş bağlantıları ve tiz seslerin icrasında kolaylık sağlayan farklı tasarıma sahip kamış forma önerisi hakkında hazırlanmıştır. Çalışma egzersizlerinin yer aldığı üçüncü bölüm, yeni sistem es borusu ve yeni sistem ile üretilen kamış yeniliklerine alışma sürecini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Egzersizler, entonasyon, teknik ve müzikalite egzersizleri olarak üç kısımdan oluşmaktadır.