Demirbaş, Ali Timur

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Prof.Dr.
Email Address
Main Affiliation
01.01.07.01. Hukuk Bölümü
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

5

Articles

1

Views / Downloads

0/0

Supervised MSc Theses

4

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

1

Supervised Theses

4

JournalCount
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Master Thesis
    Bireysel silahlanma bağlamında yorgun mermi cinayetleri
    (2024) Güzelyalçın, Sena Bakır; Demirbaş, Ali Timur
    With each passing day, individual armament, the violent consequences of individual armament and the use of firearms as tools in crimes are increasing. Individual weapons which individuals acquire by meeting the requirements of the legislation pose serious threats to the security and life rights of other individuals in society. In order to combat the problem, the problem must first be identified. In our opinion, determining what individual armament is a prerequisite for combating it. In this context, in the first part of this study, which consists of an introduction and two main sections, the concept of weapons and individual weapons and individual armament are tried to be understood .It is seen that individual armament is a compulsory element of the right to life by armament advocates in society and that the acquisition of weapons is a condition for the right to security. For this reason, in our study, after explaining the existence of individual armament, an answer was sought from the appropriate legal perspective to the debate on whether individual armament is a right or not. The arming of individuals poses serious threats to the right to life and security of other individuals in society. For this reason, the effects of individual armament have been tried to be explained in the context of the right to life and the right to security. The most concrete indicators that individual armament is an important problem for our country and the world are numerical data on this issue, and numerical data are frequently included in this part of our study. In the second part, the violent consequences of individual armament are discussed and the main subject of our thesis, falling bullet murders, is analyzed. Although death and injuries caused by falling bullets appear in the news every day, there is no work written on this subject in the legal literature. For this reason, in this part of our study, the concept of falling bullet is defined and the legal characterization of the deaths caused by fatigued bullets is tried to be made. The state has negative and positive obligations to protect the right to life of individuals Within the scope of the state's positive obligation, it must combat armament and create a safe society. The fight against armament is also necessary for the survival of the state and strengthening of its power. For this reason, the last part of the second part of our study includes recommendations in terms of disarmament.
  • Master Thesis
    Organize(Örgütlü) suçlulukla mücadele kapsamında ön alan soruşturmaları
    (2023) Ulusoy, Kutay; Demirbaş, Ali Timur
    Bu çalışmada, organize(örgütlü) suçluluk kavramı, organize suçla mücadelede başvurulan ön alan soruşturması yapma olanakları ve ön alan soruşturması suretiyle elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılabilirliği incelenmiştir. Çalışmamızın ilk bölümünde; organize suç kavramı, tanımı ve unsurlarına yer verilmiştir. Daha sonrasında, organize suçla mücadele yöntemlerinde açıklık ve gizlilik kriterleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde; ön alan soruşturması ve suç öncesi alan kavramları incelenmiş, ön alan soruşturmalarının temel hak ve özgürlükler açısından sınırları değerlendirilmiş ve ön alan soruşturmalarının doğurabileceği riskler açıklanmıştır. Daha sonrasında, Türk Hukukunda düzenlenen ön alan soruşturması yapma olanakları başta olmak üzere yürürlükteki mevzuatımızda yer almayan ancak uygulamada kullanıldığı bilinen ön alan soruşturması yapma olanakları ile Türk Hukukunda uygulanabilecek olan ön alan soruşturması tedbirlerinin, hem organize suçla mücadele kapsamında hem de diğer suçlarla mücadele kapsamında kullanılabilirliği incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde, organize suçlulukla mücadele kapsamında ön alan soruşturması tedbirleri incelenmiş, ön alan soruşturmalarının icrasına yönelik mevzuat eksikliği değerlendirilmiş ve son olarak ön alan soruşturması ve istihbarat faaliyeti yoluyla elde edilen bilgilerin ceza muhakemesinde kullanılabilirliği incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Sosyal ağ sağlayıcının sorumluluğu
    (2023) Özşenoğulları, Berk; Demirbaş, Ali Timur
    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. İnternet kullanımının zaman içerisinde artış göstermesiyle internet aracılığıyla erişim sağlanan birçok uygulama ve platform ortaya çıkmış, bu uygulama ve platformlar hayatımızın her anında kullandığımız iletişim araçları haline gelmiştir. Günümüzde her an yanımızda taşıdığımız mobil cihazlar ve bilgisayarlar üzerinden internet aracılığıyla tüm dünyayla bağlantıda olduğumuz yadsınamaz bir gerçektir. Hemen hemen herkesin aradığı bilgiye ulaştığı, görüntülü bir şekilde toplantılarını gerçekleştirdiği, anlık fotoğraf, video ve konum paylaştığı, günlük haber akışını dahi takip ettiği birçok uygulama ve platform bulunmaktadır. İşte hayatımızı kolaylaştıran ve her an kullandığımız bu uygulama ve platformlar 'sosyal ağlar' ve 'sosyal medya uygulamaları' olarak adlandırılmaktadır. Bilinmektedir ki hukukun temel özelliklerinden biri kendini sürekli olarak yenilemesi, değişen ve gelişen hayat düzenine uyum sağlamasıdır. Nitekim, internetin ilk çıktığı zamanlarda var olmayan ancak teknolojinin hızlı gelişimine eşlik eden internet kullanımı artışı az önce bahsettiğimiz sosyal ağlar ve sosyal medya uygulamalarını yaratmıştır. Sosyal ağların ve sosyal medya uygulamalarının da kullanımı artıkça kullanıcılara yeni özellikler sunulmaya başlamış tüm bu süreç kişilik haklarının internet ortamı üzerinden ihlal edilebilir olduğu bir mecra haline gelmiştir. Az önce de ifade edildiği üzere hukuk düzeni, gelişen ve değişen hayat düzeni içerisinde ortaya çıkan yeni sorunlar bakımından kişi ve kurumların ihtiyaçlarına cevap vermek zorundadır. Bu nedenledir ki ulusal ve uluslararası mevzuatlar da sürekli olarak değişmekte, ekleme ve çıkarmalarla devamlı olarak yenilenmektedir. Mevzuatlarda yapılan yeni düzenlemeler de hayatımıza yeni kavramlar sokmaktadır. Türk hukukunda internete ilişkin temel kanun, 23.05.2007 tarihli ve 26530 s. Resmi Gazetede yayımlanan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'dur. Zaman içerisinde 5651 s. kanun üzerinde internet kullanımının yaygınlaşması sonucu ortaya çıkan yeni sorunlara ilişkin birçok düzenleme getirilmiş, özellikle son dönemde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan ve her geçen gün kullanımı artan sosyal ağ ve sosyal medya uygulamalarına yönelik düzenlemeler eklenmiştir. Bu düzenlemelerin başında 31.07.2020 tarihli ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7253 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yer almaktadır. Bu kanunun öne çıkan en önemli özelliği hukuk düzenimize sosyal ağ sağlayıcı adında yeni bir internet süjesi kazandırması ve sosyal ağ sağlayıcıya birtakım sorumluluklar yüklemesidir. Daha önce de ifade edildiği üzere teknoloji o kadar hızlı gelişmekte, internet kullanımı da o kadar çok artmaktadır ki hukuk düzeni toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek için kanunlarda alışılmışın dışında çok daha sık değişiklik yapmak zorunda kalmıştır. Az önce bahsettiğimiz 7253 s. kanunun yürürlüğe girmesinin üzerinden çok uzun bir zaman geçmemesine rağmen bu sefer de sosyal ağ sağlayıcının yükümlülüklerine ilişkin ek düzenlemeler yapma ihtiyacı duyulmuştur. Bu ihtiyaç kapsamında da 18.10.2022 tarihli ve 31987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmada, sosyal ağ sağlayıcı kavramının anlaşılabilmesi ve sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri ile yükümlülükleri kapsamında sorumluluğunun incelenmesi amacıyla öncelikle internet ve internetle ilgili temel kavramlara, internet süjeleri erişim sağlayıcı, içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve toplu sağlayıcıya, yeni bir internet süjesi olarak hukuk düzenimizde yer bulan sosyal ağ sağlayıcı kavramına yer verilecektir. Ardından, sosyal ağ sağlayıcıya ilişkin uluslararası düzenlemeler, mukayeseli hukukta yer alan düzenlemeler ve Türk hukukunda yer alan düzenlemelere değinilecek, son olarak Türk hukuku kapsamında sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, sosyal ağ sağlayıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda kendisine uygulanabilecek yaptırımlar ve sosyal ağ sağlayıcının sorumluluğu aktarılacaktır.
  • Article
    NEFRET SÖYLEMİ VE NEFRET SUÇLARI
    (2017) ALİ TİMUR DEMİRBAŞ; Demirbaş, Ali Timur
    Nefret söylemi ırk etnik yapı ulus dini inanç cinsel farklılık ve engellilikleri nedeniyle bir grup insanı aşağılamak korkutmak bunlara karşı şiddete başvurmayı tahrik etmek veya ön yargı oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen söylemleri ifade eden tartışmalı bir kavramdır. Nefret söylemi sözlü gerçekleşebileceği gibi yazılı olarak da gerçekleşebilir. Burada üzerinde durulması gereken husus nefret suçlarının her zaman nefret söylemi içermemesi ve tek başına nefret söyleminin yalnız veya bir şeyin içinde olması halinde her zaman nefret suçu oluşturamayacağıdır.
  • Master Thesis
    Hayvanları Koruma Kanununda yer alan hayvanlara karşı işlenen suçlar
    (2023) Bozdağlı, Ali; Demirbaş, Ali Timur
    Ekosistemin ayrılmaz bir parçası olan hayvanların varlığı, insanların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasını temin etmektedir. Çünkü hayvanlar olmadan en başta, besin zincirindeki bozulmaya bağlı olarak, ekolojik denge alt üst olacaktır. Hayvanların bu önemine binaen; günümüzde hayvan hakları, varlığı daha çok konuşulan spesifik bir alan haline gelmiştir. Bu konuda insanoğluna düşen ilk görev; hem kendilerine hem de gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakmak amacıyla, hayvanları korumak bilinciyle hareket etmesidir. Çalışmamızın ilk bölümünde, hayvan hakları ile ilgili birtakım genel bilgiler verilmiştir. Tarihsel süreçte hayvanları ilgilendiren gelişmeler açıklanmıştır. Temel yaklaşımlar başlığı altında üç farklı kuram, izah edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise mukayeseli hukukta hayvan haklarını ilgilendiren hukuksal metinler açıklanmaya çalışılmıştır. Daha sonra milli mevzuatımızda hayvanlarla doğrudan ve dolaylı yönden ilgisi bulunan hükümler irdelenmiştir. Çalışmamızın esas konusunun değerlendirildiği son bölümümüzde ise hayvanlara karşı işlenen suçlar, ceza hukukunun temel ilkeleri bakımından incelenmiştir. Sonra suç sayılan fiillerin hepsi ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. En sonunda ise suçların muhakemesine ilişkin öngörülen kuralların aydınlatılması için yapılması gereken bazı izahatler, birtakım örnekler ve karar eşliğinde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler : Hayvan hakları, hayvan refahı, hayvanlara karşı işlenen suçlar, hayvan onuru, adli cezalar, muhakeme koşulu