Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/11287
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Access Right "info:eu-repo/semantics/openAccess"
Now showing 1 - 20 of 1554
- Results Per Page
- Sort Options
Article Article 151 YAŞINDAKİ “ALİCE HARİKALAR DİYARINDA” SERÜVENİNE İLLÜSTRATİF BİR BAKIŞ(2017) Nilüfer ÜSTÜNDAĞ ÖZEL; Özel, Nilüfer ÜstündağBu araştırmada dünya çocuk edebiyatının en tanımış klasiklerinden birisi olan Lewis Carroll tarafından yazılan \"Alice Harikalar Diyarında\" (Alice's Adventures in Wonderland) adlı kitabın (1865) ilk yayınlandığı günden bu yana vazgeçilmez bir parçası haline gelen illüstrasyonlar ve bunları yaratan illüstratörler bağlamında üretildikleri coğrafya kültür ve dönem çerçevesinde özgün üsluba sahip farklı çizerler üzerinden irdelenecektir. Seçilen illüstratörlerin farklı dönem ve kültürlerden olmasına dikkat edilmiştir. Derleme yöntemiyle oluşturulan araştırmanın amacı aynı eserin farklı dönem kültür ve üslupların illüstrasyonları nasıl etkilediği metinleri görselleştirmede kullanılan ortak veya farklı unsurların ortaya çıkarılmasıdırArticle 151 Yaşındaki “Ali̇ce Harikalar Diyarında” Serüvenine İllüstratif Bir Bakış(Anadolu Univ, 2017) Nilüfer ÜSTÜNDAĞ ÖZEL; Ustundag Ozel, Nilufer; Özel, Nilüfer ÜstündağBu araştırmada dünya çocuk edebiyatının en tanımış klasiklerinden birisi olan Lewis Carroll tarafından yazılan “Alice Harikalar Diyarında” (Alice’s Adventures in Wonderland) adlı kitabın (1865) ilk yayınlandığı günden bu yana vazgeçilmez bir parçası haline gelen illüstrasyonlar ve bunları yaratan illüstratörler bağlamında üretildikleri coğrafya kültür ve dönem çerçevesinde özgün üsluba sahip farklı çizerler üzerinden irdelenecektir. Seçilen illüstratörlerin farklı dönem ve kültürlerden olmasına dikkat edilmiştir. Derleme yöntemiyle oluşturulan araştırmanın amacı aynı eserin farklı dönem kültür ve üslupların illüstrasyonları nasıl etkilediği metinleri görselleştirmede kullanılan ortak veya farklı unsurların ortaya çıkarılmasıdır. ,Article 1929 Krizi sonrasında Türkiye ekonomisinde iktisat politikası arayıiları: İktisadi devletçilik1(2014) Serpil AKDOĞU KAHRAMAN; Kahraman, Serpil Akdoğu1929 Dünya Kriziyle birlikte o döneme kadar kabul gören liberal iktisat anlayışı sorgulanmayabaşlanmıştır. Kriz nedeniyle birçok ülkede ekonomi politikaları köklü değişimlere uğramıştır. Bubağlamda Türkiyede ise planlı ekonomiye dayanan iktisadi devletçilik anlayışının 1929- 1939yılları arasında yoğun bir biçimde uygulama alanı bulduğu görülmektedir. Türkiyeye özgü bir sistemolan söz konusu iktisat politikalarıyla ülke ekonomisinin kriz sürecinde dahi büyüme oranlarınıarttırması konunun önemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı iktisadi devletçiliğe ilişkingörüşleri iktisadi devletçi politikaların oluşu muna yön veren olayları ve söz konusu politikalarailişkin uygulamalar ile sonuçlarını içeren bir literatür taraması ortaya koymaktır.Article 1961 CENEVRE (AVRUPA) SÖZLEŞMESİ'NİN TÜRK MİLLETLERARASI TAHKİM HUKUKUNDAKİ YERİ VE UYGULAMA ALANI (MTK m. 1/VI)(2014) Bilgehan YEŞİLOVA; Yeşilova, BilgehanTürkiye -kısaca ifade edildiği şekliyle- 1961 Cenevre (Avrupa)Sözleşmesinin 1991 yılından bu yana tarafı ve sözleşmeci devleti konumundadır. Sözleşmeye taraf olan ülkeler (örneğin Almanya Avusturya Fransa İtalya Belçika Rusya Azerbaycan gibi) dikkate alındığında, Sözleşme hükümlerinin Türk (tahkim) hukukunda bugüne kadardaha çok ve esaslı bir biçimde uygulanması beklenirdi. Tahkim yerindende bağımsız uygulanma şartı sözleşmeci devletlerde oturan/bulunanyahut işyeri olan kimseler arasında Sözleşme hükümlerinin kendiliğinden doğrudan ve milli hukukların üstünde hayat bulmasına yol açmaktadır. Milletlerarası Tahkim Kanununun (MTK) 1/VI. maddesi hükmü milletlerarası sözleşme hükümlerinin bu kanuna olan üstünlüğünü veönceliğini bir kez daha teyit etmiştir. Oysa böyle bir hüküm bulunmasaydı yaşanacak tartışma sonraki tarihli ve daha yeni/modern milli tahkim kanunu (MTK) hükümleriyle önceki tarihli ve eskimiş milletlerarasısözleşme hükümleri arasındaki uygulanma önceliğinin AY m. 90/V özelinde kime ait olduğu yönünde şekillenecekti (karş. MÖHUK m. 1/II).Türkiye bazı sözleşmeci devletlerin sonradan kendi aralarında akdettiği,-yine kısaca- 1962 Paris Anlaşması olarak bilinen ve 1961 CenevreSözleşmesinin IV. maddesinin (tarafları arasında) tadilinden ibaret buikinci milletlerarası sözleşmeye taraf değildir. Anılan nedenle Sözleşme ülkemiz açısından ilk hâliyle uygulama alanı bulmaktadır. Çalışma Sözleşmenin kimi hükümlerinin ön plana çıkartılarak bir kez daha tanıtımını ve bu hükümlerle ortak uygulama alanına sahip 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri arasındaki bağlantının kurulmasınıamaçlamaktadır.Article 1980 Sonrası Türkiye ekonomisinde büyümenin kaynaklarının ayrıştırılması(2014) Güneş KOLSUZ; A. Erinç YELDAN; Yeldan, A. Erinç; Kolsuz, GüneşBu çalışmada 1980 sonrası dönemin ekonomik büyümeninkaynakları üzerine olan etkilerinin teknik boyutlarının irdelenmesiamaçlanmaktadır. Ulusal ekonominin sektörel dağılımına ilişkin verilerTürkiyede 1980 sonrasında sanayi sektörlerinin göreceli olarakönemini yitirdiği ve hizmetler ve inşaat sektörlerine dayalı bir büyümesüreci yaşandığını belgelemektedir. Ulusal gelirin büyümesininkaynakla rına ilişkin teknik faktör üretkenliği analizi ise büyümeninbüyük ölçüde sermaye faktörünün birikiminden kaynaklandığını,emek girdisinin ve verimlilik kazanımlarının büyüme süreciniaçıklamada özellikle 2000 sonrasında katkısının azalmakta olduğunuvurgulamaktadır.Article Citation - WoS: 9Citation - Scopus: 92-D and 3-D basin site effects in Izmir-Bayrakli during the October 30- 2020 Mw7.0 Samos earthquake(SPRINGER, 2023) Kemal Onder Cetin; Moutasem Zarzour; Elife Cakir; S. Caglar Tuna; Selim Altun; Altun, Selim; Zarzour, Moutasem; Cetin, Kemal Onder; Cakir, Elife; Tuna, S. CaglarDuring the October 30 2020 M(w)7.0 Samos Earthquake the Turkiye-Izmir-Bayrakli district was affected the most due to the geometry and the deep-soft alluvial nature of the basin although the district is approximately 70 km away from the epicenter. In this study the seismic response of the Bayrakli basin and the role of the soil stratigraphy and basin geometry on the recorded amplifications and prolonging of seismic shakings are investigated by using 1- 2-and 3-D non-linear finite element-based dynamic response analyses. The assessment results are presented in the form of spectral amplification ratios A(T). The highest A(T) values were estimated at spectral periods T = 0.85 and 1 s. They exceed five in both the east-west and the north-south directions more pronounced in the latter one. A(T) was decomposed into the product of two independent amplification factors namely rock to soil amplifications A(Soil)(T) and 1-D soil column to 3-D soil basin amplifications A(Basin)(T). A(Basin)(T) values for T = 0.85 and 1 s are estimated as high as 1.4 and 1.6 in the east-west and the north-south directions respectively. These values suggest that the 3-D geometry of the Bayrakli basin amplifies the spectral accelerations by 40-60% at T = 0.85 and 1 s. The unique combination of a deep-soft alluvial site with 3-D basin geometry and overlying 7-9 story residential buildings consistently favors and amplifies the seismic energy in the spectral period range of 0.7-1.0 s. This multi-fold increased seismic demand combined with poor structural design and construction details lead to localized structural damage and over 117 life losses.Article 2004 SAYILI İCRA VE İFLÂS KANUNU KAPSAMINDA KİRACININ İFLÂSININ FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİNE ETKİSİ(2021) ASLI AYKUTALP; Aykutalp, AslıFinansal kiralamada doğrudan kredi verme yerine, finansal kiralama şirketi müşterisine (kiracıya) fon tesis etmekte bu fon ile müşterinin istediği ve seçtiği taşınır veya taşınmazı satın almakta ve finansal kiralama konusu malın hukuki açıdan mülkiyeti kendisinde kalmak üzere zilyetliği (kullanımı) ise kiracıya devretmektedir. Müşteri malın kullanımı karşılığında kredi kuruluşuna bir finansal kiralama bedeli (kira) ödemekte, süre sonunda mal ya finansal kiralama şirketine iade edilmekte veya kiracı tarafından satın alınmaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu m. 30/1’e göre sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kiracının iflâsı halinde finansal kiralama sözleşmesi kendiliğinden sona ermektedir. Sona eren sözleşmenin sonuçları ise kiracının malı iade etmesi ve varsa satın alma hakkının kullanılması olarak düzenlenmiştir. Çalışma konumuz ülkemizin ekonomik kalkınması açısından son derece önemli bir finansman yöntemi olan leasing işlemlerinden finansal kiralama sözleşmesinin taraflarından kiracının iflâsının sözleşmeye nasıl etki ettiğidir. İnceleme konumuz itibariyle öncelikle genel olarak leasing ve finansal kiralamanın tanımı ve hukuki niteliği ortaya konduktan sonra finansal kiralama sözleşmesinde kiracının iflâsı halinde bunun sözleşmeye etkisi bu çerçevede finansal kiralama konusu malın akıbeti ve kiralayanın finansal kiralama bedeline ilişkin alacağı kiracının satın alma hakkının kullanımı iflâs kurumunun özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmektedirArticle 2015 HAZİRAN VE KASIM SEÇİMLERİNDE SİYASAL EĞİLİM: YENİ BİR KAMUOYU ÖLÇÜMLEME ARACI OLARAK TWİTTER(2017) Sabri Erdem; Pınar ÖZŞARLAK; Huriye Toker; Toker, Huriye; Erdem, Sabri; Özşarlak, PınarGünümüzde yeni neslin düşünce ve fikirlerini ifade etme siyasal alanda görüşlerini beyan etme çevresindekileri politik hareketlere teşvik etme seçilmiş siyasi liderleri sosyal medya üzerinden takip etme konularında inisiyatif alabildiğine ilişkin bulgular elde edilmektedir. Bu kapsamda 2015 Haziran seçimlerine ilişkin 1011 Twitter kullanıcısının mesajları incelenerek siyasal eğilimi belirlenmeye çalışılmış ve seçilen örneklem üzerinden 364 kullanıcın Twitter mesajları 2015 Kasım seçimleri çerçevesinde tekrar analiz edilerek siyasal eğilimdeki değişiklikler ortaya konmuştur. Her ne kadar ülkemizde var olan genelde sosyal medya bu çalışma kapsamında Twitter kullanım oranı ve kitlesi seçmen kitlesi ile birebir örtüşmediği bulgusu söz konusuysa da bilimsel araştırma çabalarının bu alanda yaygınlaşması adına kullanıcıların Twitter hesaplarındaki siyasal eğilimi tespit edilmesi gelecek adına önemli bir adım olarak görülmektedir. Bu bağlamda 2015 Haziran seçimi çerçevesinde örneklemin % 68.2'sinin politik eğiliminin saptandığı görülmüştür ki bu veri Türkiye'de 11.6 milyon kullanıcısı olan sosyal medya mecrası Twitter'ın gelecekte kamuoyu yoklamaları ve politik eğilim saptamaları için alternatif bir kaynak olabileceğine ilişkin umut vadetmektedir. 2015 Kasım seçimlerinde aynı 1011 Twitter kullanıcısının 364'üne uygulanan analiz aracılığıyla ise son seçim döneminde siyasal eğilimde saptanan oynaklığın seçmenin bir kısmını Twitter üzerinden politik söylemde bulunmamaya diğer kısmını ise daha aktif ve keskin politik tutum geliştirmeye ittiği görülmüştürArticle 4857 SAYILI İŞ KANUNUNDAKİ “DENİZ VE HAVA TAŞIMA İŞLERİ” İSTİSNASI(2021) Sami Aksoy; Aksoy, Sami4857 sayılı İş Kanununun 4/1/a maddesinde Kanunun uygulanmayacağı hallersayılmıştır. Bu istisnalardan biri “deniz ve hava taşıma işleri”dir. Söz konusu hükmüngeçmişi 1936 tarihli ilk İş Kanununa kadar uzanmaktadır. Ayrıca anılan istisnaylabağlantılı olarak Türkiye’de 854 sayılı Deniz İş Kanunu yürürlüktedir. Buna karşılıkgünümüzde havacılığa dair özel bir iş hukuku düzenlemesi çıkarılmamıştır.Çalışmada 4857 sayılı İş Kanununun deniz ve hava taşımalarına dairistisnasının tarihsel temelleri incelenerek getiriliş amacı ve manası ortaya konulmuş ayrıca ifadenin Deniz İş Kanununun kapsamı ile bağlantısı ele alınmıştır. Çalışmadaanılan istisna hakkında Yargıtay kararları da değerlendirilmiştir.Article 5346 SAYILI KANUNA DAYALI BAKANLIK ÇALIŞMALARI SONUCU YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNA ALANLARI TESPİTİ VE KULLANIM HAKKI YARIŞMASI(2024) GÜVEN SÜSLÜ; Süslü, GüvenYenilenemeyen yani fosil kaynaklar olarak adlandırabileceğimiz enerji kaynaklarının günümüzde başta iklim değişikliği olmak üzere çevresel birçok soruna yol açtığı tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Öte yandan elektrik arzının güvenliği de önem taşıyan bir diğer konudur. Gerek arz güvenliği gerekse çevreyle uyum noktasında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimi ön plana çıkmaktadır. Ayrıca bu kaynakların fosil kaynaklara nazaran çevreye olan etkilerinin kabul edilebilir seviyelerde olduğu da ifade edilebilir. Türk mevzuatında 5346 sayılı Kanun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yenilenebilir enerji kaynak alanları oluşturma görevini vermiştir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynak alanları tespiti iki şekilde gerçekleşmektedir. - Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının Bakanlık çalışmaları sonucu tespiti -Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının bağlantı kapasitesi tahsis edilerek tespiti Çalışmamız Bakanlık çalışmaları sonucu yenilenebilir enerji kaynak alanları tespiti ile sınırlı olarak bu süreçteki ihale usulünü irdelemeyi amaçlamaktadır.Article 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU’NDA DÜZENLENEN ÖNALIM HAKKININ KULLANILMASI(2020) SİMGE KAYACAN; Kayacan, Simge5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/İ maddesinde düzenlenen önalım hakkı 6537 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan önemli değişikliklerden birini oluşturmaktadır. 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin son fıkrasındaki yollama nedeniyle önalım hakkının kullanılmasında Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Çalışmamızın amacı 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasını incelemek ve değerlendirmektedir. Bu çerçevede çalışmamızda yasal önalım hakkının birden fazla sınırdaş tarımsal arazi maliki tarafından kullanılması haline ilişkin 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmü ve bu bağlamda tarımsal bütünlük kavramı ile hâkim tarafından tarımsal bütünlük kriterinin ne zaman uygulanacağı ayrıca fiili taksimin sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasına etkisi de incelenerek değerlendirilmiştir. Ancak sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasının incelenmesinden önce kullanılacak bu önalım hakkının konusu ve kapsamı ortaya konulmuştur. Ayrıca çalışmada erişebildiğimiz konuya ilişkin güncel yargı kararlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunulmuştur.Article 6356 SAYILI KANUNDA SENDİ KAL TAZMİ NAT TALEP HAKKININ KAPSAMI HAKKINDA DÜŞ ÜNCELER(2014) Ünal NARMANLIOĞLU; Narmanlıoğlu, ÜnalAnayasanın buyruğu doğrultusunda sendikalara iliş kin mevzuatı-mızda da sendika üyeliği ne güvence getiren düzenlemelere yer veril-miş tir. En son 2013 tarihinde yürürlüğe konulan 6356 sayılı Sendikalarve Toplu İş Sözleş mesi Kanununda da konu düzenlenmiş , doktrinde bazıyazarlar özellikle sendikal tazminat konusunda sözü edilen kanunun iş sözleş mesinin sendikaya üyelik nedeniyle feshi halinde sendikal taz-minat talep etme hakkını sınırlandıran bir düzenleme getirdiğini, busuretle sendikaya üye olma özgürlüğünün korunmasının önceki siste-min gerisinde bir noktaya taş ındığını öne sürmüş lerdir. Bu incelemede,konunun mevzuatımızdaki geliş imine kısaca göz attıktan sonra kanundasendikal tazminat talep edilecek kiş iler ve durumları belirterek ortayaçıkan sorunu açıklığa kavuş turmaya çalış acağız.Article 7201 SAYILI TEBLİGAT KANUNU'NUN VE TEBLİĞE İLİŞKİN DİĞER HÜKÜMLERİN TAHKİMDE UYGULANMA YERİ(2014) Bilgehan YEŞİLOVA; LL.M Queen MARY; Mary, Ll.m Queen; Yeşilova, BilgehanTahkim yargılamasında yapılacak yazılı bildirimler bakımından içhukukumuzda iki ayrı kanunda düzenleme bulunmaktadır. 1086 sayılıHukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda esasen bu yönde herhangi birhüküm yer almadığı hâlde içtihatlarda tereddütsüz bir biçimde TebligatKanununa atıf yapılmıştı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/I. maddesinde ise bu kez Tebligat Kanununa atfen açıkbir hüküm getirilmiştir. Ne var ki tahkime ilişkin söz konusu hükümler yerli/iç tahkimde geçerlidir. Yapılan atfın sınırları ve kapsamı ile tahkimde hangi iş ve işlemler için geçerli olduğu konularında anılan hüküm yoruma ve açıklamaya muhtaçtır. Milletlerarası tahkim bakımından 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununda başkaca hiçbir kanuna atıfta bulunmaksızın, doğrudan bu kanunda özel hüküm getirmeyolu tercih edilmiştir. Yazılı bildirim/tebligat ile ilgili meseleler hukukidinlenilme/bilgilenme hakkıyla yakından ilgilidir. Kime nerede nasıl vene zaman tebliğ yapıldığı konuları özellikle tebliğe bağlanan hukukisonuçların doğumu açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebepleçalışmamızda Tebligat Kanunu ve tahkim mevzuatımızda yer alan diğerhükümlerin tahkimde nasıl uygulanacağı meselesi ele alınacaktır.Article 7242 SAYILI KANUN VE DOLAYLI AF(2020) Timur Demirbaş; Demirbaş, TimurCezaevlerinde doluluğa çözüm amacıyla 2018 yılında MHP’ninkanun teklifiyle başlayan tartışmalar 14.4.2020 tarih ve 7242 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile sonuçlanmıştır.7242 sayılı Kanunun geçici m. 6 ve m. 9’da getirdiği hükümler 30Mart 2020 tarihine kadar suç işlemiş olan belirli suçlular yönündencezaevinde kalma süresini kısaltması nedeniyle özel af Kanunu niteliği taşımaktadır. Bu Kanun kriminoloji ve suç politikası verilerinedayanmadan hazırlanmış olup kişilerin özgürlük güvenlik ve adaletin sağlanması yönündeki beklentilerini karşılamaktan uzaktır. 7242sayılı Kanun af kanunlarının An. m. 87’deki TBMM üye tam sayısınınbeşte üç çoğunluğunun kararı ile çıkartılabileceği kuralı başta olmaküzere getirdiği düzenlemeler nedeniyle de An. m. 10’daki eşitlikilkesine de aykırıdır. 7242 sayılı Kanundan yararlanan kişilerin Cumhurbaşkanının “bu vatandaşlarımızın devletin ve toplumun güvenlerini boşa çıkarmayacağına inanıyorum” temennisiyle(14.4.2020) bırakılmalarından sonra yeni suçlar işlemeleri gerçeği karşısında, sözkonusu Kanun toplumun suçlardan korunması yönünden devleteolan inancını zayıflattığı gibi kamu vicdanını da yaralamıştır.Article 7405 SAYILI KANUN ÇERÇEVESİNDE KAMU YARARINA ÇALIŞAN SPOR KULÜPLERİ(2023) Onur Kaplan; Kaplan, OnurHukuki niteliği itibarıyla 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nda özel hukuk kişiliği olarak nitelendirilen spor kulüpleri diğer özel hukuk kişilerinde olduğu gibi faaliyet gösterdiği alana dair doğrudan kamu yararı amacı güderek hareket etme yükümlülüğü altında değildir. Bu kapsamda kural olarak spor kulüplerine kamu yararının gerçekleştirilmesi maksadıyla pozitif hukuk kurallarıyla verilen görev ve yetkilerden de bahsedilemeyecektir. Dolayısıyla ilgililerin bir spor kulübünden kamu yararına yönelik faaliyetlerde bulunması noktasında talep hakkı mevcut değildir. Bununla birlikte özel hukuk kişilerinin kamu yararına hareket edebilmeleri açısından hukuki bir sınırlama bulunmadığı gibi hukuk düzeninde bu şekilde faaliyet gösteren tüzel kişilere özgü hukuki statüler de yaratılabilmektedir. Bu kapsamda 7405 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi neticesinde spor kulüplerinin açıkça kamu yararına çalışabileceği ve kamu yararına çalışan spor kulübü statüsünde olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca spor kulüplerinin kamu yararına çalışan statüsüne geçiş için aranan şartları sağladığı sürece kamu yararına çalışan derneklerin yararlandığı haklardan yararlanabileceği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmada kamu yararına çalışan spor kulübü sayılmanın şartları belirlenme usulü ve bu belirlemenin hukuki etki ve sonuçlarının ne olacağı irdelenecektir.Article Citation - WoS: 1A bibliometric analysis of extended reality research trends in communication studies written in English: Mapping the increasing adoption of extended reality technologies(Istanbul Univ, FAC Communication, 2024) Simge Uğurluer; Mert SEVEN; Seven, Mert; Ugurluer, Simgeİletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte genişletilmiş gerçeklik teknolojisi ve uygulamaları etkileşimli dijital deneyimlere katkı sağlama potansiyelleri nedeniyle giderek daha çok tercih edilmektedir. Genişletilmiş gerçekliğin entegrasyonu nesneler hakkında bilgi sağlamanın yanı sıra sanal bir katman aracılığıyla zenginleştirilmiş ve çeşitli etkileşimleri içeren bir deneyim sunmaktadır. Bu çalışma İngilizce dilinde gerçekleştirilmiş iletişim çalışmalarında 1992 ile 2023 yılları arasında genişletilmiş gerçeklik (extended reality) teknolojisi konusunda Web of Science Science Citation Index Expanded (SCI-EXPANDED) Social Sciences Citation Index (SSCI) Emerging Sources Citation Index (ESCI) ve Arts & Humanities Citation Index (AHCI) dizinlerinde yayımlanmış çalışmaların nicel ve sistematik bir incelemesini sunmaktadır. Araştırma kapsamında WOS veri tabanında endekslenen dergilerde karma gerçeklik artırılmış gerçeklik sanal gerçeklik ve genişletilmiş gerçeklik kavramları ile ilgili çalışmalar taranmıştır. Yayım tipi dili açık erişim kategorisi ve konu filtreleri ile ulaşılan 209 yayın bibliyometrik analiz kapsamına dahil edilmiştir. Bibliyometrik araçlar genişletilmiş gerçeklik ve iletişim çalışmalarındaki eğilimleri belirlemek amacıyla temel araştırma konuları ve kümeleri alanlar arası dağılım ülkeler bazında üretkenlik ve iş birliği anahtar kelime ve alıntı ağı ve eşdizim ağlarını belirlemek için kullanılmıştır. Bulgular genişletilmiş gerçeklik araştırmalarının iletişim çalışmalarındaki evrimini anlamaya katkıda bulunmuş ve gelecekteki araştırma çabaları için temel oluşturmuştur.Article A brief assessment on the ability of sections 7 8 and 9 of the english food safety act 1990 to deal with the sale and supply of unsafe food(2013) Halide Gökçe TÜRKOĞLU; Türkoğlu, Halide GökçeBaşta İngiltere ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşanan gıda kay- naklı salgın hastalıkların yarattığı kamu baskısı neticesiyle hazırlanan 1990 tarihli İngiliz Gıda Güvenliği Kanunu esas olarak güvenli olmayan gıda- larla mücadele etme hususunda 7 8 ve 9. maddelerindeki düzenlemeler sayesinde önemli adımlar atmakla birlikte yeni ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler karşısında kısmen yetersiz kalmıştır. Her ne kadar Avrupa Bir- liği düzenlemeleri ile revize edilmiş olsa da gıda sektöründeki hızlı geliş- meler İngiliz hukukunun bu alanında yeni yasal düzenlemelerin yapılma- sını gerekli kılmaktadır.Article Citation - WoS: 1A BRIEF INTRODUCTION TO SUZUKI TALENT EDUCATION(ANADOLU UNIV, 2016) Zehra Sak Brody; Brody, Zehra SakThe Suzuki teaching method was created by Japanese violinist and pedagogue Shinichi Suzuki. The central tenet of his philosophy was that talent is not inborn, it can be gained through proper education. Therefore assuming that a child does not have some physical handicap 'every child can play'. Eventually it became one of the most popular teaching methods in the world. Suzuki started with the insight that if all children learn to speak their native tongues with the utmost fluency they must have the ability to learn to play an instrument fluently. The method is thus referred to as the 'Mother Tongue Method'. He believed that if a child starts at an early age learns with small steps and uses a violin of an appropriate size he or she could play the violin. The difference between the Mother Tongue Method and other traditional methods is that it starts at a very early age and includes the family - especially the mother - in the learning process. The formation of a cooperative triangle of teacher-parent-student is very important. Perhaps the most important factor in the success of this method is that Suzuki believed that children need to be taken seriously and that if they are they have the ability to learn and achieve anything.Conference Object Citation - WoS: 10Citation - Scopus: 13A Bus Crew Scheduling Problem with Eligibility Constraints and Time Limitations(ELSEVIER SCIENCE BV, 2017) Hande Oztop; Ugur Eliiyi; Deniz Tursel Eliiyi; Levent Kandiller; Öztop, Hande; Kandiller, Levent; Eliiyi, Uǧur; Eliiyi, Deniz Türsel; HB Celikoglu; AH Lav; MA SilguIn this study we consider a real life crew scheduling problem (CSP) of a public bus transportation authority where the objective is to determine the optimal number of different types of crew members with a minimum cost that cover a given set of tasks regarding working and spread time limitations. Each driver has a spread time limit from the start time to the end time of his/her shift including the idle times. Additionally a driver cannot exceed the maximum total working time limit. The processing times of the tasks assigned to each driver are included in his/her working time as well as the sequence-dependent setup times. As our study is inspired from a real life CSP the tasks can require different types of vehicles that require different crew capabilities. Therefore there are several crew classes based on the competencies required to use certain vehicle types inducing eligibility constraints in the problem. We formulate a Tactical Fixed Job Scheduling Problem based binary programming model for the problem. In the formulation we consider only processing times of tasks as working time. In order to avoid defining an additional sequence control variable that explodes the model size and in turn ruins solution performance we develop an iterative valid inequality generation scheme which eliminates task sequences exceeding the total working time when setup times are included. The performance of the developed model is investigated through a comprehensive experimentation and the numerical results are reported. The results show that our optimal seeking solution procedure is quite effective in terms of solution time for instances with up to 120 tasks. (C) 2017 The Authors. Published by Elsevier B.V.

