Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/13679
Browse
Browsing Doktora Tezleri by Department "LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ / İletişim Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis Acı, maruz kalış ve bağışlama: 12 eylül darbesinin sinema hafızası(2022) Akkuş, Murat Baran; Kaya, DilekBu tez, Türkiye tarihinde halen tam olarak yüzleşilmemiş/iyileşmemiş bir hafıza yarası (travma) olan 12 Eylül Darbesini bir 'acı olayı' olarak ele alıyor ve bu yarayı seksenli yıllarda Türkiye sinemasının hatırladıklarına bakarak yorumluyor. Tezin örneklemini unutulmaya yüz tutmuş ve bu yüzden daha da hatırlanması gereken, 'unutuşun yedeğinde,' anlattıklarının ve kaydettiklerinin tanınmasını bekleyen erken dönem '12 Eylül filmleri' oluşturuyor. Bu araştırmada, film metinleri, metinlerin bir şeyler sakladıklarını varsayan 'şüpheci yaklaşım'la değil, bildikleri bir şeyler olduğuna inanan 'aşırı okuma hermenötiği' ile yorumlanıyor. Bu yorumlama çalışması, üç ana kavrama dayanarak üç başlıkta toplanmakta: Acı olayı, maruz kalış ve bağışlama. 12 Eylül'ün belirleyici unsurlarından işkence meselesi, Elaine Scarry ve Joanna Bourke'un metinleri üzerinden ortaya konulan 'acı olayı' kavramı aracılığıyla tartışılıyor. Paul Ricoeur felsefesinin işaret ettiği 'maruz kalış' kavramı ise, 12 Eylül'ün bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı acıdan taşan depresyon ve yalnızlık gibi sonuçları açıklamak üzere rehber alınıyor. Yine Ricoeur felsefesinden yola çıkarak, 12 Eylül'ün acılarının ve maruz kalışlarının yarattığı öfkenin, utancın, kederin sonu olan 'bağışlama' olgusunun, geleceğe konuşan bir anlatıyı şekillendirdiği iddia ediliyor. Tezin örneklemi 'unutuşun yedeğinde' hatırlanmayı bekleyen Sen Türkülerini Söyle (Şerif Gören, 1986), Ses (Zeki Ökten, 1986), Su da Yanar (Ali Özgentürk, 1987), Av Zamanı (Erden Kıral, 1988), Kara Sevdalı Bulut (Muammer Özer, 1988) ve Bütün Kapılar Kapalıydı (Memduh Ün, 1989) filmlerinden oluşuyor. Acı, maruz kalış ve bağışlanma kavramlarının her biri üzerinden yorumlandıklarında, bu filmlerin 12 Eylül'ün hafızasına göz ardı edilemeyecek katkıları olduğu görülmekte. Bu filmlerin, yalnızca işlenen suçları, kaybedilen ve yası tutulması gereken arkadaşları hatırlamakla kalmayıp, 12 Eylül'ün mirası olan kederli bir hafızanın ufkunu işaret eden bağışlama konusunu da ele alarak 'sinema-hafıza' görevini yerine getirdiği söylenebilir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin içinde bulunduğu özgürlük ve demokrasi krizine dair de önemli ipuçları taşıyan bu filmlerin oluşturduğu sinema hafızasında, geçmişe, şimdiye ve geleceğe konuşan, kendimizin ve başkasının acı dolu, kederli ama bir yandan da dirençli ve umut dolu sesi duyulabilir.Doctoral Thesis Ekrandaki 'Almancı': Türkiye'deki televizyon dizilerinde Almanya'daki Türk göçmenlerin temsili(2024) Çakar, Cenk; Önk, Ürün Yıldıran1960'larda başlayan ve çoğunlukla Almanya'ya yönelen emek göçüne katılan Türk işçiler ve onların ardıl jenerasyonları, Türk toplumu için büyük önem arz etmektedir. Nam-ı diğer gurbetçiler, 1960'lardan beri Türkiye'deki Türkler tarafından 'Alamancı' ve 'gavur' gibi ifadelerle ötekileştirilmiş ve aşağılanmıştır. Son yıllarda ise daha çok politik tercihlerinden kaynaklanan bir öfkenin gurbetçilere yöneldiği kamusal alanda görünürleşmektedir. Bu çalışma, Türk televizyon dizilerinin gurbetçileri nasıl temsil ettiklerini, yani ötekileştirip dışlayan mı yoksa kapsayıp kucaklayan bir biçimde mi temsil ettiklerini araştırmaktadır. Almanya'daki Türklerin kültürel olarak melezleştikleri, Almanya'da karşılaştıkları kültür ve Türkiye'den götürdükleri orijinal kültürü sentezleyip yeni üçüncü bir kültür yarattıkları varsayımına dayanan bu tez çalışması onların Türkiye'deki televizyon dizilerindeki temsillerini sosyokültürel özelliklerine odaklanarak çözümlemektedir. Araştırma yöntemi olarak betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Türk televizyonunda Almanya'daki Türk göçmenlere yer veren 15 dizi içinden 35 karakterin tümü araştırmaya dahil edilmiştir. 'Gurbetçi' karakterler üzerine yapılan analizler karakterlerin sosyo ekonomik ve sosyo kültürel özelliklerine odaklanacak şekilde iki ana kategoride yürütülmüştür. Kültür kategorisinin altında toplumsal cinsiyet, geleneklerin korunumu, jenerasyon, kültürleşme, imaj, konuşma ve müzik konularında analizler yürütülmüştür. Karakterlerin yukarıda sıralanan kategorilerden oluşan sosyokültürel hayatları betimlenerek derinlemesine analiz edilmiştir. Sonuç olarak televizyon dizilerindeki Almanya'daki Türk temsillerinin birçoğunun sahip olduğu melez kültürel kimliklerin karmaşık örüntülere sahip olduğu, karşılaştıkları kültürü taklit ettikleri ancak aynı olmadıkları, bazı farklılıklar yarattıkları ve karşılaştıkları topluma karşı sevgi ve öfke gibi karmaşık duygulara sahip oldukları görülmüştür. Bu karakter temsillerinde brikolaja da rastlanmaktadır. Karakterlerin temsil ediliş biçimlerinin sosyal bilimler ve medya araştırmalarında kullanılan stereotipleştirme, marjinalleştirme ve karikatürleştirme yöntemlerini kullandığı tespit edilmiştir. Almanya'daki Türklerin sosyokültürel hayatlarına dair gösterilmek istenmeyen konuların sahne ışıkları, göz bağcılar ve disneyleştirme stratejileriyle gözden uzak tutulmaları söz konusudur. Son olarak televizyon dizilerinin kadın karakterler özelinde detaylı bir toplumsal cinsiyet eleştirisi yaptıkları ve Almanya'daki Türklerin karşılaştıkları ayrımcılık konusunu sıklıkla ele aldıkları görülmüştür. Diğer yandan Almanya'daki Türklerin gerçek hayatlarında mevcut olan etnik ve mezhepsel ayrımları tamamen göz ardı ettikleri ve din konusuna hemen hemen hiç değinmedikleri görülmüştür.Doctoral Thesis Evaluating the Attitudes of Followers towards Social Media Influencers’ Posts Containing Luxury Fashion Products: A Comparison of Turkish Consumers Living in Turkey and Germany(2023) Akyıldız, Gizem; Gökaliler, EbruThe use of social media has become so widespread in recent years that it has become not only a communication tool but also a medium that has created new business areas. One of the most effective marketing strategies of this medium consists of influencers. The posts of these influencers, who exhibit a lifestyle, containing luxury products attract attention. The aim of this study is to compare the attitudes of Turkish followers living in Germany and Turkey regarding the luxury product content shared by social media influencers. A total of 760 online surveys were conducted between 10th December 2021 and 21st January 2022 in both countries. In line with the demographic information of the users, their loyalty to social media influencers, their luxury consumption motivations and their luxury attitudes were investigated. The differences in the attitudes of Turkish followers living in the two countries were revealed and discussed within the framework of consumption, identity construction and culture. The research result reminded of McLuhan's Global Village concept: In today's world where communication has become easier, regardless of the country or culture people come from, they exhibit similar attitudes to each other in regard of the fashion and consumption world.Doctoral Thesis Evlendirme programlarının muhafazakar söylemler ve tahakküm ilişkileri bağlamında incelenmesi(2022) Yenen, Öykü; Bayram, NazlıReality show programs, whose roots go back to the first days of television history, have been one of the most popular genres, despite the ambiguous character of the genre. The fact that the genre reaches wide audiences and is so attractive to the audience with its content creates a way for reading reality show programs as a disciplinary power mechanism. In this thesis, the relationship between conservative discourse and reality show programs has been questioned. Esra Erol'da which we can consider among the dating shows, whose format in Turkey was on the theme of marriage, but continued by changing the format after RTÜK's decision, was examined in the context of conservative discourses and superiority relations. The discourses reproduced in Esra Erol'da were discussed within the framework of Michel Foucault's understanding of power and conservative ideology.Doctoral Thesis Medyada tüketim öznesi olarak çocuk: Harf Devrimi'nden günümüze çocuk dergilerindeki reklamlar üzerine bir inceleme(2024) Tuncer, Pınar Ayşe; Önk, Ürün YıldıranTarihsel süreçte birey olarak algılanmasının ardından çok geçmeden tüketici olarak konumlandırılan çocuğun, günümüzde kitle iletişim araçlarının gelişim ve yaygınlaşmasının da bir sonucu olarak tüketim öznesine dönüştüğü gözlenmektedir. Bu dönüşümde kitle iletişim araçlarının payının oldukça büyük olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuk dergilerinde yayınlanan reklamlar üzerinden çocuğun tüketim öznesi konumuna gelme süreci araştırmaktır. Bu bağlamda çalışmanın evreni Türkiye'de geçmişten günümüze yayımlamış çocuk dergileridir. Çalışmada nicel ve nitel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Harf Devrimi'nden önce çocuk dergilerinin eski alfabe ile yazılması nedeniyle araştırma kapsamında Harf Devrimi'nden günümüze kadar yayımlanan çocuk dergileri arasından her bir onar yıllık periyod için ikişer derginin ilk ve son sayıları olmak üzere toplam otuz altı dergide bulunan tüm reklamlar (yüz on iki) incelenmiştir. Çocuk dergilerindeki reklamlarda çocukların tüketici olarak nasıl konumlandırıldığı araştırılmıştır. Elde edilen veriler Türkiye'de yaşanan toplumsal dönüşümler ve değişen çocukluk kavramı ile yorumlanmıştır.

