Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/13679
Browse
Browsing Doktora Tezleri by Title
Now showing 1 - 20 of 219
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından verilen ölüm cezalarının Türk basınında sunumu(2021) Özşarlak, Pınar; Atabek, Gülseren Şendur12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında Sıkıyönetim Mahkemeleri'nce ölüm cezası kararı verilmiştir. Bu çalışmada, konuya ilişkin haberlerin yakalama, yargılama ve infaz dönemlerine göre Türk basınında nasıl sunulduğunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Böylelikle, basının iktidara göre konumu ve üstlendiği rol Gramsci'nin 'hegemonya', Althusser'in 'devletin ideolojik aygıtları' kavramsallaştırmalarına dayanarak eleştirel bakış açısıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın temel varsayımı, basının rızaya dayalı bir hegemonya kurmasında iktidara destek olan ideolojik bir araç olduğudur. Araştırmada niceliksel ve niteliksel çözümleme yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel çözümlemede, örnekleme alınan Cumhuriyet, Hürriyet ve Tercüman Anahtar sözcükler: Deniz Gezmiş ve arkadaşları, ölüm cezası, Britanya Kültürel Çalışmaları, ideoloji çözümlemesi, Türk basını gazetelerindeki haberler, köşe yazıları, fotoğraflar ve karikatürler nicel açıdan çözümlenmiştir. Niteliksel çözümlemede ise Stuart Hall vd.'nin (1978) yapısalcılık etkisindeki kültürel çalışmalara denk gelen kategorilendirmelerine dayalı ideolojik çözümleme yapılmıştır. Araştırma sonucunda, özellikle Tercüman gazetesinin, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını 'vatan haini' çerçevesi içine yerleştirerek belirgin bir ideolojik üretim yaptığı saptanmıştır. Cumhuriyet gazetesinin Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında en fazla haber yapan gazete olduğu, Tercüman gazetesinin ise en fazla köşe yazısı ve fotoğraf yayımlayan, keskinleştirme ve kızıştırma gibi yollarla iktidar lehine en fazla ideolojik üretim yapan gazete olduğu görülmüştür. Hürriyet gazetesi, ana akım habercilik anlayışına uygun şekilde, sansasyonel başlık, haber içerikleri ve fotoğraflarla öne çıkarak, çok satmayı hedefleyen, bunu yaparken de iktidarla ters düşmemeye özen gösteren bir sunum sergilemiştir. Sonuç olarak, gazetelerin siyasi iktidarla kurdukları ilişkiler ve yapısal konumları ideolojik üretimde temel belirleyiciler olarak rol oynamaktadır. Anahtar Sözcükler: Deniz Gezmiş ve arkadaşları, ölüm cezası, Britanya Kültürel Çalışmaları, ideoloji çözümlemesi, Türk basınıDoctoral Thesis 1945 sonrası solo viyola eserlerine yönelik gelişkin teknikler ve icra yöntemleri(2022) Baydar, Tuğçe; Özer, Mehmet CanIn this study, the trends in music after 1945 and the factors which had led to those have been analyzed and The emergence and development of extended techniques are explained with examples that facilitate the execution process. In the first part of this three-section study, the main stream trends are explored through iconic composers and their works. The evolution of serialism through up to 1945, composers censored or forced to leave Europe because of the Third Reich, the effects that World War 2 created on Music world have been summarized.. Instutionalization of music after the 2nd World War both in Europe and America and the various music trends experimented by composers are explained. Emergence of electronic music, the new trends emerging after the composers experiment the peaks of serialism and inclination back to the tonality are exemplified. The pinnacle of modern viola technique and their various execution methods are explained. In the second part, extended techniques are visually explained by using photographic illustrations. In the third part, in line with viola works after 1945 examples from passages from the repertoire which include common extended techniques are shown along with suggested exercises to provide a guideline for executionDoctoral Thesis 1960 sonrası Türkiye'de sanat ve siyaset ilişkisi: Bedri Baykam'ın siyasi kimliğinin sanatsal pratiğine yansıması(2017) Gümüşer, Tülay; Güngör, Ahmet ŞefikIn general, modern period is characterized by big ruptures, transformations and turmoil in social, political and artistic domains. The long-standing relationship between art and politics is reflected in the productions of artists who were subjected to prohibitions and self-censorship due to the ever increasing dominant role of political powers and religious authorities in the dominant of art. In this study, the interactions between political and artistic agents, and the effects and transformations that political discourses and trends in post-1960s Turkey created is dealt with in parallel with their counterpart developments in the West. Though there are recent studies carried out concerning the relationship between art and politics in Turkey, there is a lack of study focusing on a single artist in the mentioned context. In this sense, the present study focuses on Bedri Baykam who has been active both in art and politics in Turkey and on his place in local and international plane.Doctoral Thesis AB tek pencere sisteminin Türkiye dış ticaretinde pazarlama ve lojistik faaliyetlerine etkileri(2017) Özken, Ahmet; Tek, Ömer BaybarsThe past 40 years have witnessed the global trade has become increasingly globalized aided by the liberalization of trade policies around the world. The world economy has become increasingly interdependent for a long time however, in recent decades the process of globalization has accelerated due to the improved transportation in sea and air-travel, enabling movement of people and goods across the globe easily; and also the improved digital technology making easier to communicate. Globalization refers to global economic integration of many national economies into one global economy. It needs the removal of all trade barriers so that both capital and goods can flow freely between countries without any financial, bureaucratic and legal obstacles. However, the international trade has become more complicated by the involvement of a number of countries are at varying levels of economic development and have substantially different legal infrastructures. For this reason, international standard rules of law framework are established. The states which agreed and adopted this rules have been obliged by international law and agreements to regulate their trade policies that enhance competition. The World Trade Organization (WTO) hereby is established to regulate, policy and promote global trade and to penalize perceived anti-competitive behaviours. As of 2017 the WTO has 164 members and member states represented 98 % of global trade. The most important goal at first stage was to remove all kinds of barriers, customs tariffs and quotas except the tax applied to import and export goods of the world trade. In time, these targets have been achieved either fully or to a great extent and the world trade has increased dramatically. Once these goals are achieved, the countries started to look for new ways to reduce their costs of trade and to increase their competitive capacity and revenues. It has been that the most important thing to do this goods must be passed through customs quickly, transported safely with lower cost and so that logistic activities are improved. Thanks to the work done in this regard and great developments in digital technology, the Single Window System was developed to simplify the entire process and facilitate trade. The implementation of a Single Window System, enables the permissions and approvals for goods subject to trade can be obtained from a single point without the need for complicated procedures. Thanks to this implementation, it is possible to reduce the number of documents and procedures and to control the accuracy of the information through the system easily, so that transactions can be done with lower cost, more transparent, secure and fast so that both time and cost savings are achieved. The countries that implement the system seem to have improved investment climate and increased international competitiveness. This system is currently being implemented in the near half of the world, and the system is rapidly being introduced in other countries. The purpose of the study is to examine the effect of system on the marketing and logistics activities in Turkey from the firms involved foreign trade and customs operations. According to the results of the study's survey analysis; that the single window system accelerates customs transactions, reduces transaction costs, and positively contributes to commercial profitability. They also say that there is an increase in customer satisfaction as they can get quick solutions. Keywords: Single Window System, International Trade, Customs, Globalization, LogisticsDoctoral Thesis Acı, maruz kalış ve bağışlama: 12 eylül darbesinin sinema hafızası(2022) Akkuş, Murat Baran; Kaya, DilekBu tez, Türkiye tarihinde halen tam olarak yüzleşilmemiş/iyileşmemiş bir hafıza yarası (travma) olan 12 Eylül Darbesini bir 'acı olayı' olarak ele alıyor ve bu yarayı seksenli yıllarda Türkiye sinemasının hatırladıklarına bakarak yorumluyor. Tezin örneklemini unutulmaya yüz tutmuş ve bu yüzden daha da hatırlanması gereken, 'unutuşun yedeğinde,' anlattıklarının ve kaydettiklerinin tanınmasını bekleyen erken dönem '12 Eylül filmleri' oluşturuyor. Bu araştırmada, film metinleri, metinlerin bir şeyler sakladıklarını varsayan 'şüpheci yaklaşım'la değil, bildikleri bir şeyler olduğuna inanan 'aşırı okuma hermenötiği' ile yorumlanıyor. Bu yorumlama çalışması, üç ana kavrama dayanarak üç başlıkta toplanmakta: Acı olayı, maruz kalış ve bağışlama. 12 Eylül'ün belirleyici unsurlarından işkence meselesi, Elaine Scarry ve Joanna Bourke'un metinleri üzerinden ortaya konulan 'acı olayı' kavramı aracılığıyla tartışılıyor. Paul Ricoeur felsefesinin işaret ettiği 'maruz kalış' kavramı ise, 12 Eylül'ün bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı acıdan taşan depresyon ve yalnızlık gibi sonuçları açıklamak üzere rehber alınıyor. Yine Ricoeur felsefesinden yola çıkarak, 12 Eylül'ün acılarının ve maruz kalışlarının yarattığı öfkenin, utancın, kederin sonu olan 'bağışlama' olgusunun, geleceğe konuşan bir anlatıyı şekillendirdiği iddia ediliyor. Tezin örneklemi 'unutuşun yedeğinde' hatırlanmayı bekleyen Sen Türkülerini Söyle (Şerif Gören, 1986), Ses (Zeki Ökten, 1986), Su da Yanar (Ali Özgentürk, 1987), Av Zamanı (Erden Kıral, 1988), Kara Sevdalı Bulut (Muammer Özer, 1988) ve Bütün Kapılar Kapalıydı (Memduh Ün, 1989) filmlerinden oluşuyor. Acı, maruz kalış ve bağışlanma kavramlarının her biri üzerinden yorumlandıklarında, bu filmlerin 12 Eylül'ün hafızasına göz ardı edilemeyecek katkıları olduğu görülmekte. Bu filmlerin, yalnızca işlenen suçları, kaybedilen ve yası tutulması gereken arkadaşları hatırlamakla kalmayıp, 12 Eylül'ün mirası olan kederli bir hafızanın ufkunu işaret eden bağışlama konusunu da ele alarak 'sinema-hafıza' görevini yerine getirdiği söylenebilir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin içinde bulunduğu özgürlük ve demokrasi krizine dair de önemli ipuçları taşıyan bu filmlerin oluşturduğu sinema hafızasında, geçmişe, şimdiye ve geleceğe konuşan, kendimizin ve başkasının acı dolu, kederli ama bir yandan da dirençli ve umut dolu sesi duyulabilir.Doctoral Thesis Aile işletmelerinde anayasalar ve getirdikleri bağlayıcı kuralların etkisi(2018) Türkbay, Özge; Çetmeli, Yıldırım OsmanAile işletmeleri konusu günümüzde gittikçe yaygınlaşmaya devam eden çalışmalarla kendine geniş bir yer edinmektedir. Değişen ekonomi koşulları ve dünya düzeni içerisinde ülkelerin ekonomilerinde büyük bir etkiye sahip olan aile işletmelerinin devamlılığını sağlayabilmek adına çözüm yolları geliştirmeye çalışılmaktadır. Aile anayasası bu yollardan biri olarak kabul görmektedir. Aile anayasası ciddi ve uzun bir çalışma sonucunda ortaya çıkarılan bir metindir ve uyulması beklenen kuralları kapsamaktadır. Türkiye'de aile anayasasına sahip olan işletme sayısının artması ile beraber literatür çalışmaları yaygınlaşmıştır. Çalışmada aile işletmelerinin konu edildiği, taraf olduğu, aile işletmesi üyelerinin taraf olduğu ve davaların unsurları arasında aile işletmelerinin bulunduğu ve temyiz mercii olan Yargıtay ve Danıştay'a temyizi için başvurulmuş davalar incelenmektedir. Davaların açılmasına sebep olan hususlar, anlaşmazlıklar ve talepler incelenerek bunlarla ilişkili aile anayasasında hangi koruyucu ve engelleyici önlemler ve kuralların oluşturulabileceği belirlenmiştir. Böylece hem aile işletmelerinin yargıya yansıyan sorunları irdelenmiş hem de benzeri sorunların oluşmaması için veya meydana gelmeleri halinde nasıl bir yol haritası izlenebileceğine ilişkin aile anayasasında olması öngörülen hususlar belirlenmiştir.Doctoral Thesis Akademik girişimcilik yönelimi ve kariyer motivasyonu(2019) Sütay, Figen; Budak, Gönül; Bulut, ÇağrıThe starting point of academic entrepreneurship is the commercialization of research results and the creation of economic and social benefits through the knowledge and experience of scientists during their careers. The concept of entrepreneurial university, which emerged as a result of the harmonization of economic development with the teaching and research mission of universities, forms the basis of the concept of academic entrepreneurship. This study explores the academic entrepreneurial intention and entrepreneurial orientation of academic staff, as well as the effects of academic staff on career motivation and career success. The data of the study was collected by an online questionnaire which was conducted with 81 of 1425 academic staff working in faculties of Dokuz Eylül University, between November 2017 and February 2018. Statistical analyses included: descriptive statistical techniques, reliability analysis, t-test, one-way analysis of variance, multiple regression analysis, pearson correlation analysis, scheffe multiple comparison test. This thesis contributes to academic entrepreneurship research by shedding light on the relationship between academic intention and orientation, and the motivation and success of career.Doctoral Thesis Akıllı ve sürdürülebilir mahalleler içinbir değerlendirme modeli önerisi(2024) Umdu, Duygu Çınar; Alakavuk, EbruThis study considers an urban model based on neighborhood sustainability and smartness for cities with similar climates and conditions in the coastal, Aegean, and Mediterranean regions. Today, when the definition of Net Zero was born and adopted, this neighborhood-city model, the NZEN (Net Zero Energy Neighborhood) Model, aims to offer a sustainable, smart, and resilient urban process. It was studied using a model analyzed through the neighborhood unit in the environmental, social, and spatial context and under the planning and control of the city administrations (municipalities) in the administrative and economic context. As a result of various measurements, analyses, and comparisons, a model proposal has been presented, especially for urban areas with a temperate climate in Turkey.Doctoral Thesis Akıllı ve sürdürülebilir mahalleler içinbir değerlendirme modeli önerisi(2024) Umdu, Duygu Çınar; Alakavuk, EbruThis study considers an urban model based on neighborhood sustainability and smartness for cities with similar climates and conditions in the coastal, Aegean, and Mediterranean regions. Today, when the definition of Net Zero was born and adopted, this neighborhood-city model, the NZEN (Net Zero Energy Neighborhood) Model, aims to offer a sustainable, smart, and resilient urban process. It was studied using a model analyzed through the neighborhood unit in the environmental, social, and spatial context and under the planning and control of the city administrations (municipalities) in the administrative and economic context. As a result of various measurements, analyses, and comparisons, a model proposal has been presented, especially for urban areas with a temperate climate in Turkey.Doctoral Thesis Aktörlerin gözünden aile işletmelerinin kurumsallaşamama sebeplerinin incelenmesi(2017) İduğ, Mustafa; Albayrak, Raif SerkanBu çalışmanın temel amacı, aile işletmelerinde kurumsallaşma sürecinde yaşanan sorunların irdelenmesi ve kurumsallaşamamaya neden olan faktörlerin incelenmesidir. Çalışmada öncelikle, yapılan yazın araştırması ile aile işletmeleri ve aile işletmelerinde kurumsallaşma kavramları tanımlanmış, daha sonra aile işletmelerinde kurumsallaşma sürecinde yaşanan sorunlar ve kuramsallaşmaya engel olan sebepler değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, bu çalışmada aile işletmeleri kavramı, kurumsallaşmanın ilkeleri, aile işletmelerinin olumlu ve olumsuz yönleri, kurumsallaşmanın önündeki temel engeller incelenmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde ise, önceden belirlenmiş olan aile işletmelerinde çalışan ile üyeleri, sahip yöneticiler, görev yapan diğer personel ve profesyonel yöneticilerden oluşan farklı gruplar üzerinde nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak görüşme yapılan katılımcılardan kurumsallaşma, sürdürülebilirlik, kurumsal işletme yapısını oluşturan unsurlar ve kurumsallaşmanın önündeki engeller gibi konularda bilgi elde edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen görüşme raporları içerik analizine tabi tutulmuş ve bu analizler neticesinde çalışmanın temel konusu ve ana kavramları çerçevesinde değerlendirmeler yapılmıştır.Doctoral Thesis Alışveriş merkezleri geliştirme ve pazarlamasında kuruluş yerinin rolü ve önemi: İzmir kent ölçeğinde bir uygulama(2016) Özegeli, Alev Deniz Şengör; Tek, Ömer BaybarsShopping Centers are evolving and becoming widespread all over the world in retailing and property sectors. Due to its economical cost Shopping Center Development and Marketing becomes an essential issue needing expertise. Location decision is one of the most important part of shopping center development and marketing must be done through technical and feasibility analyses with a marketing point of view. In this study, Shopping Center Development and Marketing topic has been researched and the role and importance of location decision in S.C. Development and Marketing has been deeply analyzed. A research model has been developed representing the two customers of Shopping Centers; potential retailers and the potential final customers. As marketing research two surveys conducted, one for retailers and one for the customers. The results of the surveys helped establishing the role and the importance of location decision in S.C. and after the location decision determinative factors were prioritized by Analytic Hierarchy Process (AHP). Keywords: :Shopping Center, Shopping Center Development and Marketing, Location, Customer, Retailer, Analitical Hierarchy Process (AHP)Doctoral Thesis Analysis of the Concept of Social Responsibility in the Nexus of Instituional Logics(2022) Beger, Gizem Aras; Özmen, Duygu TürkerOrganizations show significant differences in their corporate social responsibility (CSR) orientations and practices. While some organizations take a more instrumental strategic approach to CSR, it is observed that some organizations approach CSR with a more societal approach within the scope of ethical values. The institutional logics approach, which requires different institutional order contents, comes to the fore in explaining these differences. However, the literature points to an important gap, especially in how institutional logics emerge and are adapted within organizations. However, it is emphasized that there are very few studies on CSR practices, particularly in developing country contexts. Therefore, the aim of the study is to reveal whether the existing institutional logics in the environment, where organizations operate, have any effects on the different approaches they display in terms of CSR orientations and practices, what kind of effects they have and how they occur. For this purpose, the mixed-method approach was followed in the current study within the scope of both quantitative and qualitative research. While the semi-structured interview technique was used in the qualitative study, the quantitative study was carried out with the questionnaire technique. In the qualitative and quantitative parts of the research, companies operating in the Aegean Region constitute the sample. In the qualitative part, interviews were conducted with a total of fourteen senior managers, working in the units related to CSR, from companies operating in the textile and food sectors, while a total of one hundred and ninety-two questionnaires were obtained from companies operating in different sectors for the quantitative part of the study. According to the results of the study, it was revealed that there is a positive relationship between institutional logics and perceived benefits, and that paradox mindset and multi-stakeholder effects also mediate this relationship. Finally, several limitations and suggestions for future research are presented, along with theoretical and managerial implications.Doctoral Thesis Analyzing the Impact of Corporate Governance on Sustainability Disclosure Using a GRI Based Evaluation Methodology(2018) Yardımcı, Bengü; Durak, Mustafa GürolMevcut araştırma, kurumsal yönetim faktörlerinin, şirketlerin sürdürülebilirlik açıklamaları düzeyine etkisini, yeni oluşturulan GRI tabanlı değerlendirme yöntemini kullanarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemi, Borsa İstanbul'da işlem gören ve sürdürülebilirlik uygulamaları hakkında açıklamalarda bulunan 79 şirketten oluşmaktadır. Araştırma problemlerinin çözümüne yönelik analizler için hem nicel, hem de nitel yöntemler kullanılmıştır. Şirketler tarafından sağlanan sürdürülebilirlik açıklamasının düzeylerinin incelenmesi, açıklanan bilgilerin farklı sektörlerdeki şirketler arasında önemli ölçüde değiştiğini göstermektedir. Ayrıca, çalışma, kurumsal sürdürülebilirlik komitesinin varlığının, firma büyüklüğünün, halka açıklık oranının ve sektör türünün, Türkiye'deki kurumsal sürdürülebilirlik açıklamalarının üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, sürdürülebilirlik açıklamasına ilişkin ortaya çıkan eğilimleri, mevcut uygulamalar hakkında bilgi sağlayarak açıklamaktadır. Ayrıca bu çalışma, gelişmekte olan bir ülkede, hem sürdürülebilirlik açıklama düzeyini ölçen yeni bir sistem önerisinde bulunması, hem de şirketlerin sürdürülebilirlik bilgilerini açıklama düzeyleri ile kurumsal yönetim ve şirkete özgü faktörler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması nedeniyle, literatüre katkıda bulunmaktadır.Doctoral Thesis Android platformu için makine öğrenmesi teknikleri kullanarak kötücül yazılım tespiti(2018) Peynirci, Gökçer; Eminağaoğlu, Mete; Karabulut, KorhanAndroid mobil işletim sisteminin, rakiplerine kıyasla sahip olduğu oldukça yüksek toplam pazar payının yanında toplamda sayısal olarak çok daha fazla uygulamaya sahip olması dolayısıyla kötücül yazılımlar tarafından en sık hedef alınan mobil platform olduğu bilinmektedir. Son kullanıcının, tipik güvenlik yetersizliğine bağlı olarak, kötücül yazılımın Google Play Store veya herhangi bir resmi olmayan uygulama mağazasında yayımlanmadan önce tespit edilmesi hayati bir öneme sahiptir. Bu tezde, makine öğrenmesi teknikleri kullanarak yeni bir Android kötücül yazılım tespit metodolojisi yanında yeni bir öznitelik seçim metodolojisi ortaya konmuştur. Bu çalışmada sunulan makine öğrenmesi yaklaşımı, Android uygulamalarından (APK dosyaları) statik olarak çıkarılabilen, izinler (permissions), Uygulama Programlama Arayüzü çağrıları (API calls) ve katar (string) özelliklerini kullanmaktadır. Sunulan özellik seçim metodolojisinde literatürdeki mevcut yöntemlerden farklı olarak, belge sıklığı tabanlı (document frequency-based) bir yöntem tasarlanıp uygulanmıştır. Önerilen yöntem, Android kötücül yazılım örnekleri barındıran iki evrensel temel ölçüt veri kümesi ile test edilmiş ve bazı ikili sınıflandırma algoritmaları yanı sıra bazı topluluk (ensemble) yöntemine dayalı algoritmalar da kullanılarak literatürdeki diğer modeller ve yöntemlere göre daha başarılı sayılabilecek yüksek doğrulukta sonuçlar elde edilmiştir.Doctoral Thesis Animasyonda etkileşimli anlatının okul öncesi çocuklarda bağlanmaya ve anlamaya olan etkisi: Bo ve Di özelinde bir alımlama çalışması(2017) Nişli, Zeynep Akçay; Güngör, Ahmet ŞefikMobil teknolojilerin ve etkileşimin kaydettiği aşamalar, hikaye anlatımına ve bunların günlük yaşama kaynaşmasında da belirgin değişiklikler yaratmıştır. Okul öncesi çocuklar için eğitim alanı da bu değişikliklerin yaşandığı alanlardan biridir. Bu çalışma, okul öncesi çocuklar için etkileşimli animasyon filmlerinin anlatısal özelliklerini ve etkileşimin çocukların öğrenmesindeki etkilerini, 'Bo ve Di' adındaki etkileşimli animasyon filmi üretimi ve alımlama çalışması özelinde araştırmaktadır. Bu film ve doğrusal versiyonu, özel olarak okul öncesi çocukların bağlanma ve karakter motivasyonlarını anlama oranlarını ölçecek biçimde tasarlanmıştır. Bu amaçla hikaye örgüsü, gelişimsel psikoloji'nin 'zihin kuramı' kavramından yola çıkarak, aynı durumlarda değişik duygular hisseden ve değişik tepkiler veren film karakterlerine dayandırılmıştır. Çocukların bağlanma ve filmi anlama seviyelerini ölçmek için tasarlanan alımlama çalışmasında ise, etkileşimli versiyonu deneyimleyen çocukların, doğrusal versiyonu deneyimleyen çocuklara göre karakter duygu ve motivasyonlarını daha iyi kavrayıp kavramayacağı sorusu araştırılmıştır. 3-5 yaş arası 200'den fazla çocukla yapılan görüşmelerde, çocukların bağlanma oranları not edilmiş ve karakterlerle ilgili aynı sorular yöneltilmiştir. Sonuç olarak, bağlanma oranı etkileşimli versiyonda doğrusala göre kayda değer derecede daha yüksek çıksa da, versiyon farkı, çocukların filmi anlamasında kayda değer bir fark yaratmamıştır. Bu sonuç, etkileşimli animasyon filmlerinde bağlanmanın niteliği, etkileşim tipleri ve öğrenme koşulları ile ilgili yeni araştırmaların kapısını aralamıştır.Doctoral Thesis Apllicability of Turkish Financial Reporting Standards in SMES (Small and Medium Sized Enterprises)(2015) Yürekli, Emin; Durak, Mustafa GürolUFRS eğitimlerinin uygulamalı olarak yapılmaması ve ülkemizdeki işletmelerin kurumsal yapılarının düşük olması muhtemel sorunlardan bazıları olarak göze çarpmıştır.Doctoral Thesis Araba boyaları üzerinde sedefli ışıltı etkisini temsil eden verimli bir model(2020) Mir, Sermet; Okur, Mehmet CudiPredicting the appearance of the car paint coatings is an expensive and crucial process for the automotive industry. Car paint manufacturers have commercial interest in tools that can visually simulate the appearance of the coatings to speed up their production phase and many models have been proposed by computer graphics researchers in this regard. However, due to the nature of the car paint coating which is composed of multiple layers and microscopic features that affect the final appearance, this area remains as an open research problem. A real car paint structure shows the effects of gloss, glitter, shade, color shift and sparkling under some sample light. Consequently, in a realistically rendered output we must observe these effects under similar conditions. The sparkle and color shift effects are the result of the scattering caused by the microscopic flakes and the light may interact with multiple flakes during its scattering process. This problem is named as the multiple scattering problem which is computationally costly and an efficient model should solve this problem at adequate speed. In this thesis study, an approximate model is presented to simulate the appearance of the coatings from their orientation. The Radiative Transfer Equation is used for the representation of the multiple scattering, and it is computed with the Adding-Doubling method to provide the computational simplification and accuracy. The thesis also covers empirical and statistical analysis to ensure the correctness of the outputs.Doctoral Thesis Asimetrik iklim politikaları: Ticaret ve çevre için etkileri ve sonuçları(2024) Demir, Efe; Yeşilova, Fatma Dilvin TaşkınNet sıfır ve iklim nötrlüğü hedefleri gibi iddialı küresel iklim hedefleri, çevre düzenlemelerinin sıkılığının artmasına yol açmıştır. İklim hedeflerine küresel anlamda ulaşılması gerekse de düzenlemeler sadece belirli bölgelerde uygulanmaktadır. Dünyanın bir kısmı iklim düzenlemelerini giderek daha sıkı şekilde uygularken, diğer bir kısmı ise iklim değişikliğine aynı hassasiyetle tepki vermemektedir. Ülkeler arasında çevre düzenlemelerindeki asimetri, kirlilik sığınaklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada dünyanın en sıkı Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olan Avrupa Birliği ETS'si (AB ETS) ticaret kanalı ile karbon sızıntısı açısından incelenmiştir. Karbon yoğun en önemli üç ürün olan çimento, demir-çelik ve alüminyum ürünlerinin AB ETS bölgesine ithalatı, AB ETS'sinin başlatıldığı 2005 yılından 2021 yılına kadar analiz edilmiştir OECD Çevresel Sıkılık Endeksi'ni bağımsız bir değişken olarak dahil ederek ticaretin çekim modeli kullanmıştır. AB ETS'de yer alan her ülke bireysel sistemler olarak ele alınmıştır. Bireysel sistemlerden elde edilen sonuçlar, modelin toplam AB düzeyinde yürütülmesiyle de doğrulanmıştır. En Küçük Kareler (EKK) yaklaşımının yanı sıra Tamamen Geliştirilmiş EKK, Dinamik EKK ve Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif yaklaşımları kullanılarak sağlamlık sağlanmıştır. Sonuçlar, çimento ve demir-çelik için AB ETS bölgesine ithalat kanalı yoluyla karbon sızıntısını doğrulamakta ve bireysel veya kıta bazlı işleyen ETS'ler yerine tek tip bir ETS'ye sahip olmanın önemini vurgulamaktadır.Doctoral Thesis Asimetrik iklim politikaları: Ticaret ve çevre için etkileri ve sonuçları(2024) Demir, Efe; Yeşilova, Fatma Dilvin TaşkınNet sıfır ve iklim nötrlüğü hedefleri gibi iddialı küresel iklim hedefleri, çevre düzenlemelerinin sıkılığının artmasına yol açmıştır. İklim hedeflerine küresel anlamda ulaşılması gerekse de düzenlemeler sadece belirli bölgelerde uygulanmaktadır. Dünyanın bir kısmı iklim düzenlemelerini giderek daha sıkı şekilde uygularken, diğer bir kısmı ise iklim değişikliğine aynı hassasiyetle tepki vermemektedir. Ülkeler arasında çevre düzenlemelerindeki asimetri, kirlilik sığınaklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada dünyanın en sıkı Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olan Avrupa Birliği ETS'si (AB ETS) ticaret kanalı ile karbon sızıntısı açısından incelenmiştir. Karbon yoğun en önemli üç ürün olan çimento, demir-çelik ve alüminyum ürünlerinin AB ETS bölgesine ithalatı, AB ETS'sinin başlatıldığı 2005 yılından 2021 yılına kadar analiz edilmiştir OECD Çevresel Sıkılık Endeksi'ni bağımsız bir değişken olarak dahil ederek ticaretin çekim modeli kullanmıştır. AB ETS'de yer alan her ülke bireysel sistemler olarak ele alınmıştır. Bireysel sistemlerden elde edilen sonuçlar, modelin toplam AB düzeyinde yürütülmesiyle de doğrulanmıştır. En Küçük Kareler (EKK) yaklaşımının yanı sıra Tamamen Geliştirilmiş EKK, Dinamik EKK ve Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif yaklaşımları kullanılarak sağlamlık sağlanmıştır. Sonuçlar, çimento ve demir-çelik için AB ETS bölgesine ithalat kanalı yoluyla karbon sızıntısını doğrulamakta ve bireysel veya kıta bazlı işleyen ETS'ler yerine tek tip bir ETS'ye sahip olmanın önemini vurgulamaktadır.Doctoral Thesis The Autonomy of Music in Cinema and Its Functions as a Sensual Actor in the Formation of Meaning(2017) Akyunak, Aslı Giray; Güngör, Ahmet ŞefikBu tezin amacı müziğin sinemadaki otonomisi üzerinden etki ve işlevlerini araştırmak ve müziğin duysal bir aktör olarak filmlerde anlam oluşturma şekillerini ortaya çıkarmaktır. Ayrıca farklı türdeki müziklerin filmlerde nasıl algılandığını ve görsel anlatının müzikle birlikte nasıl bir değişime uğradığını göstermektir. Araştırma yaparken gerek sinema, gerekse film müziği alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin, yönetmenlerin ve bestecilerin görüşlerinden de faydalanılmıştır. Müziğin sinemadaki etkisi ve anlam oluşturma şekilleri araştırılırken, onun filmdeki karakterlerden farklı ve bağımsız olarak görüntüsü olmayan fakat sesi olan bir aktör gibi işlev gördüğü önerilmiş ve film-müzik ilişkisi bu doğrultuda çözümlenmiştir. Tez ayrıca film müziğinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimini ve anlam yaratma biçimlerindeki değişimi çeşitli ülke sinemaları ve film türlerinden örneklerle irdelemeye çalışmıştır. Film ile müzik ilişkisi incelenirken, görsel ile işitsel malzeme felsefe, estetik, anlambilim, müzik teorisi, film teorisi, semiyoloji ve bilişsel algı alanlarından faydalanarak disiplinler arası bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Sinemada filme özel olarak yazılan müziklerle, önceden yazılmış müziklerin, özellikle de klasik müziğin anlam oluşturmaktaki farklılıklarını ortaya çıkarmak için, her iki türde film analizine yer verilmiştir. Tez farklı yönetmen ve ülkeden günümüze ait üç filmi mercek altına almış, müziğin otonom ve duysal bir unsur olarak anlatıdaki yerini açığa çıkarmaya çalışmıştır. Anahtar sözcükler: film müziği, duysal aktör, bilişsel algı, görsel işitsel analiz.

