Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/13679
Browse
Recent Submissions
Doctoral Thesis Zeybek oyunlarının sahne sunumlarında orkestrasyon ve özgün kompozı̇syon denemelerı̇(2020) Dağlı, Hasan Ali; Usta, ÖzgeGeleneksel Zeybek müziklerinin çalgılama ve orkestrasyon teknikleri ile kompozisyonu, eksik bilgi, zaman tasarrufu, eğitim, farklı bakış açıları veya başka nedenler ile uygulayıcılar tarafından hep ikinci planda tutulmuştur. Bu sebeple, geleneksel yaklaşımlar ile yapılan birçok çalışma ve uygulamanın, orkestrasyon teknikleri ile müzik yazısına (partitür)'e aktarılamaması büyük bir sorun oluşturmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu olan çalışma, literatürün oluşması ve sonraki çalışmalara model oluşturacak olması açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Yapılan katılımcı gözlem, görüşme ve literatür taraması sonucu ile elde edilen veriler, karşılaştırmalı ve betimsel analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, Zeybek müzik geleneği kendi yapısı içinde değerlendirilip, elde edilen tespitler belirtilmiştir. İkinci bölümde, oyun, müzik ve sahne etkileşimi bağlamında Zeybek oyun ve müziklerinin sahneleme aşamaları belirtilip, elde edilen veriler ile müzik düzenleme önerisi getirilmiştir. Orkestrasyon teknikleri bağlamında Zeybek oyun ve müziği eşliğinde kullanılan GTHM çalgılarının, çalgılama bilgileri oluşturulup, partitür ve orkestra modelleri için oturma düzeni önerileri getirilmiştir. Sahnelemesi yapılmış iki Zeybek müziği, tespit edilen ve oluşturulan tüm veriler çerçevesinde düzenlenip, orkestra partitürleri yazılmıştır. Üçüncü bölümde, bestelemiş olduğum Zeybek formundaki özgün iki oda orkestrası eseri ve orkestra partitürleri bulunmaktadır. Çalışma neticesinde, Zeybeğin tür olmasını sağlayan özelliklerine bağlı kalınarak, geleneksel çalgılar ile icra edilen müzik uygulamalarının, uluslararası kompozisyon, orkestrasyon bilgi ve teknikleri ile yeniden ele alınıp, geleneksel çalgıların çalgılama bilgileriyle partitürlerinin hazırlanması ve önerilen orkestra modelleri ile hiçbir sözel anlatıma gerek kalmadan, ulusal ve uluslararası platformlarda seslendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelime: Zeybek, Halk müziği, Kompozisyon, Orkestrasyon, Çalgılama.Doctoral Thesis Zararlı yazılımlar için bellek erişimlerinin görüntülenmesi ve değerlendirilmesi(2019) Yücel, Çağatay; Koltuksuz, Ahmet HasanKötü amaçlı yazılım analizi adli bilişsel bir süreçtir. Zararlı yazılım; başarılı bir şekilde hedef bilgisayara bulaştıktan, amaçladığı zarar hedef bilgisayarda oluştuktan ve yazılım kendini tam ölçekte gösterdikten sonra ancak çalıştırılabilir dosyanın hedefi ve yapısı gerçek anlamda anlaşılabilir. Zararlı yazılım analizi ile elde edilen bu bulgular kötü amaçlı yazılım imzalarına dönüştürülmekte; antivirüs veritabanları ve tehdit istihbarat değişim platformları arasında paylaşılmaktadır. Bu çok değerli bilgiler daha sonra kötü amaçlı yazılımların daha fazla yayılmasını önlemek amacıyla saptama/önleme mekanizmalarında kullanılır. Bu süreçte kötü amaçlı yazılım örneğinin analizi iki kategoriye ayrılır: statik analiz ve dinamik analiz. Statik analizde çalıştırılabilir dosya, tersine mühendislik yazılımları aracılığıyla kaynak koduna geri döndürülüp analiz edilirken, dinamik analiz, çalıştırılabilir dosyanın dışarıya kapalı bir ortamda çalıştırılmasını ve davranışlarının analizini içerir. Hem statik hem de dinamik analiz, paketleme, perdeleme, ölü kod ekleme, sanal makinenin algılanması ve hata ayıklama önleme teknikleri gibi analiz önleme teknikleriyle sınırlıdır. Öte yandan bellek üzerinden gerçekleştirilen analiz işlemleri bu sınırlamalarla gizlenemez ve bilgisayar sistemlerinin modellerinin icadından bu yana herhangi bir yazılım için kaçınılmazdır. Bu nedenle, bu araştırmada, kötü niyetli eylemler için bellek işlemleri ve bellek erişim örüntüleri incelenmiş, bellek erişim görüntülerinin çıkarılması için yeni bir yaklaşımın katkısı litaretüre sunulmuştur. Bu çıkarma yöntemine ek olarak, bu görüntülerin tespiti ve karşılaştırma için nasıl kullanılabileceği görüntü karşılaştırma tekniği ile ortaya konulmuştur.Doctoral Thesis Yoksulluk nafakası(2023) Tutar, Elce; Cumalıoğlu, Emre; Özdemir, Elif AydınIn the Turkish divorce law, one of the financial consequences of the dissolution of marriage is the poverty alimony regulated in Article 175 of the Turkish Civil Code No. 4721. The legislator has foreseen that this obligation between the institution of alimony and the spouses may continue after the divorce, due to the influence of moral and social considerations, just like in the obligation between as are mutual assistance and solidarity of the spouses in the marriage union. In our study, the concept of alimony, the purpose and principles of alimony, its difference from similar institutions, the conditions of poverty alimony, the evaluation of the criteria determining the amount of alimony in terms of comparative law, the principles on which alimony is based, the changes in the amount of alimony, the determination of the duration of the alimony, the doctrine on this subject and differences of opinion in practice, the decision of the Constitutional Court the case law of the Supreme Court and the Parliamentary Research Commission report and are discussed. In particular, on controversial issues, ZGB. Art. 125 and with other Articles comparisons has been made. Then, taking into account today's conditions, criticism and suggestions are given in the company of comparative law.Doctoral Thesis Yenilikçi davranış aşamaları takım inovasyon performansını nasıl etkiliyor: Liderlik ve ekip özelliklerinin etkisi(2022) Kocamaz, İrem Anıl; Özmen, Duygu TürkerArtan rekabete paralel olarak, çalışma ekiplerinde yenilikçi davranışı (YD) teşvik etmek, liderlerin uzun vadeli kurumsal performans ve hayatta kalmalarını sağlamak için kritik bir görev olarak görülüyor. Bununla birlikte, hem uygulayıcılar hem de araştırmacılar, YD'nin hangi aşamasının – Fikir Keşfi, Fikir Üretme, Fikir Geliştirme ve Fikir Uygulaması – özellikle yeniliği teşvik etmek için uygun olduğuyla giderek daha fazla ilgileniyorlar. Mevcut çalışmanın amacı, yenilikçi projelerde her bir aşamanın takım inovasyon performansını (TİP) etkileyip etkilemediğini ve ne ölçüde etkilediğini araştırmaktır. Ayrıca, çalışma çift yetenekli (serbest bırakan liderlik davranışı, sınırlandıran liderlik davranışı, bağlayıcı liderlik davranışı) ve dönüşümcü liderliğin aracılık etkilerinin yanı sıra güvenin ve takım bağlılığının YD aşamaları ve TİP arasındaki bağlantı üzerindeki düzenleyici etkisini analiz etmektedir. Önerilen hipotezler, çeşitli 254 Kuruluşa ait bir inovasyon projesi sırasında bir takımda aktif olarak yer alan toplam 322 çalışandan oluşan bir örneklemden elde edilen bir anket verisi üzerinde test edilmiştir. Çalışmanın bulguları, yenilikçi davranışın tüm aşamalarının TİP ile pozitif bir ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır; tüm bunların arasında, Fikir Geliştirme, TİP üzerinde en güçlü etkiye sahiptir. Ayrıca, çalışma, fikir keşfi ve TİP arasındaki bağlantıya çift yetenekli liderlik (serbest bırakan liderlik davranışı) tarafından daha güçlü bir şekilde aracılık edilirken, dönüşümcü liderliğin fikir üretme ile TİP, fikir geliştirme ve TİP ve fikir uygulama ve TİP arasındaki bağlantı üzerinde en yüksek aracılık etkisine sahip olduğunu doğrulamaktadır. Ek olarak, sonuçlar hem güvenin hem de takım bağlılığının fikir geliştirme ve fikir uygulama aşamalarında TİP üzerinde pozitif yönde arttırıcı etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, TİP'yi tetiklemek için uygun bir liderlik tarzının benimsenmesinin kritik olduğunu ve YD'nin aşamalarının, liderliğin bu sürece etkisi doğrultusunda düşünülmesi gerektiğini göstermektedir.Doctoral Thesis Yeni hizmet geliştirme yaklaşımıyla mavi yolculuk kavramının tanımlanması(2019) Paker, Neslihan; Gök, OsmanMarine tourism has an utmost importance as a type of tourism in a national economy. Blue voyage is a national marine tourism concept of Turkey which has not been well-defined and enough marketed. Due to this negligence, almost all stakeholders of the concept have stated several concerns related with its sustainability in the yacht market. This study aimed to develop Blue Voyage as a national tourism concept through New Service Development approach. 49 in depth interviews were conducted with all stakeholders of the concept, and the researcher did an auto-ethnographic research. The obtained data were analyzed via content analysis method. Thereafter, a questionnaire form developed was conducted with 359 experienced customers. A construct including service quality, customer satisfaction, and loyalty was used, and the results were tested via confirmatory factor analysis, and then structural equation modelling using AMOS 24. According to the findings, the key element of the Blue Voyage is bays located at Turkey's coastline. It is a crewed type yacht charter providing accommodation, transporting, cooking and housekeeping, which navigates close to shoreline. It is not a daily tour. Sensing nature, feeling peace and relaxation, spending time with family and friends, and developing new friendships are core benefits of the concept. While attributes of the crew, yacht, activity, and gastronomy significantly affect overall service quality, overall service quality, destination and interaction with other customers are significant predictors of customer satisfaction. Customer satisfaction and overall service quality were found positively related with loyalty, and similarity with other customers has positively related with interaction with other customers.Doctoral Thesis Yapıt (olarak) kitap: Kitabın fiziksel varlığı üzerine kavramsal okumalar(2018) Altıntaş, Umut; Dilbaş, LaleYapıt (olarak) Kitap isimli bu tez çalışması, kitabın yüzyıllardır süregelen fiziksel dönüşümü üzerine kavramsal okumalar yapmaya odaklanmaktadır. Kitabın en arkaik biçiminden bir çağın kutsal formu olan el yazmalarına, bu süslü çağı kapatan basılı kitabın yarattığı kültürel değişimden 20. yüzyılın kavramsal nesnesine kadar olan dönüşümü, belli kavramlar üzerinden incelenmektedir. Tez son olarak, teorik altyapısını kitabın uzun hikayesinden aldığı referanslar doğrultusunda üretilmiş beş adet kitap yapıtı önermesi sunmaktadır. Tezin bölümler boyunca izleği, kitap nesnesinin hem fiziksel hem de kavramsal olarak nasıl dönüştüğü çatısı altında ilerlemektedir. İlk bölüm, kitabın tarihsel dönüşümüne dair geniş bir kadrajı içermektedir. Bugün 'kitap' olarak adlandırılan nesnenin şimdiki haline hiç de benzemeyen, ancak aynı işleve sahip olan ilkel formlarının kültürel dönüşümü, Gutenberg'in basılı kitabı hayata geçirdiği döneme kadar olan kısımla sınırlandırılmış, Gutenberg sonrası kitabın geldiği nokta, tezin esas ilgilendiği 'kavramsal' yaklaşımı barındıran örneklerle ikinci bölüme bırakılmıştır. Bu tez konusunun esas ilham kaynağı ve referansı, Meksikalı sanatçı Ulises Carrion'un 1975 tarihli The New Art of Making Books adlı manifestosudur. Düzyazı, şiir, metin, boşluk, yapı ve okuma gibi temel unsurlar doğrultusunda kitabın ne olması gerektiğine dair yeni düşünme biçimleri üreten bu manifesto, tek başına ele alınabilecek bir meta olarak kitabın esas formuna vurgu yapmakta ve içerisindeki bilgiyi taşıyan bir araç olarak tanımlanan kitaba kavramsal bir perspektiften bakmayı önermektedir. Carrion'un, kitabın ayrılmaz bir parçası olan metin yapısıyla kitap formunun yapısını birbirinden ayırarak kitabın ne olduğunu ve ne olabileceğini ele aldığı manifesto, tezin omurgasını oluşturan ikinci bölümde detaylıca incelenmektedir. Basılı kitabın yolculuğu, ikinci bölümde kavramsal sanatın alevlendiği 1945 ve sonrasında özellikle 'sanatçı kitapları' kategorisi kapsamında çeşitli kavramlar ile ilişkilendirilerek farklı temalarda üretilen örnekler eşliğinde devam etmektedir. Carrion'un manifestosu ile açılan bölüm, başlangıcı 1960 ve sonrası erken dönem kitap-yapıtlarıyla yaparken, devamında sıklıkla güncel yaklaşımlara uğrayarak ilerlemektedir. İkinci bölüm, kitabın kavramsal tüm olası okumalara açık olduğu; hem birbirinden beslenen hem de birbirinden tümüyle farklı üretim biçimlerine sahip örneklerle kitap nesnesinin nasıl yapıta dönüşebileceğine dair yoğun bir sağlama yapmaktadır. Tezin ana hattı olan bu bölüm, kitabın kendi içine dönük, kendiliğinden üretken bir yapıda olduğu örneklerle ve tartışmalarla sınırlandırılmıştır. Tezin üçüncü ve son bölümü ise ilk iki bölümden beslenen altyapıyla beş farklı yapıt-kitap önermesi sunmaktadır. Beş kitabın içeriği, teması ve nihai formu farklılıklar gösterse de ulaşmak istediği tek bir amaç vardır: 'Kitap olmak'. Bölüm, bu beş kitabın ne amaçla ve nasıl yapıldığına dair teknik ve teorik yönergeler içermektedir. Çoğunlukla yapıtların tariflendiği bu bölümde edebiyat dünyasından alıntılara ve ilk iki bölümde başvurulan referanslara sıkça uğranmaktadır.Doctoral Thesis Yaratıcı endüstrilerde bireysel inovasyon eğilimini etkileyen faktörler: Reklamcılık sektöründe bir alan araştırması(2017) Kıroğlu, İşil; Albayrak, Raif SerkanInnovation is defined as the process of developing or generating a novel product or service that has economic value. Innovation consists of four main steps: exploring the problem, idea generation, championing, and application. In order to make successful innovations at individual or organizational size, individuals are needed who tend to innovate. The aim of the thesis is to explore personal and social environmental factors pertaining innovative individual. Personal factors that affects innovation tendency are the abilities and skills people have from birth. While an individual is born with abilities, skills are shaped by the social environment. Personal factors are 'personality characteristics, creative thinking ability, intuitive perception ability, social networking ability, direction of motivation, and entrepreneurship tendency'. As for environmental factors 'culture, family, and education' are considered. The dependency of innovation tendency on each factor is analysed. Among 100 Biggest Advertising Agencies of 2015 44 agencies participated this analyses. From those 44 companies, 343 survey has been collected from staff working as 'Administrative (İ), Creative (Y), Creative - Administrative (Y+İ)' positions. Statistical analysis has been undertaken by Redundancy Analysis methodology. In order to answer the main research questions 30 Redundancy models have been dealt for each group. This thesis concludes that the models developed for 'Y+İ group' explain innovation tendency better than models dealt for other groups.Doctoral Thesis Yapay zekânın cezalandırılabilirliği sorunu ve yapay zekâ kullanımından kaynaklanan ceza sorumluluğu(2025) Göksoy, Resul; Erdem, Mustafa Ruhan; Koltuksuz, Ahmet HasanBu çalışma, temel olarak iki soruyu ele almıştır. İlk olarak, 'Yapay zekâlı sistemler cezalandırılabilir mi?' sorusuna yanıt aranmıştır. İkinci olarak 'Yapay zekâ kullanımından kaynaklı suç söz konusu olduğunda sorumluluk kimlere yüklenecektir?' sorusuna yanıt verilmiştir. Çalışmada, doktriner yaklaşıma uygun olarak, araştırma soruları yürürlükteki hukuk düzeni açısından ele alınmıştır. Konu ile ilgili mevzuat ve bilimsel eserler incelenerek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışma neticesinde, günümüzdeki gelişmişlik seviyelerine bakılarak, yapay zekâlı sistemlerin çağdaş ceza hukuku ilke ve prensiplerine göre cezalandırılmalarının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapay zekâ kullanımından kaynaklanan ceza sorumluluğu açısından ise, somut olayın özelliklerine göre üretici, yazılımcı veya kullanıcının ceza sorumluluğu bulunabileceği değerlendirilmiştir. Çalışmanın, yapay zekâ alanındaki literatüre ve gelecekte ortaya çıkabilecek mevzuat ihtiyacına, gerçekçi bir yaklaşımla katkı sunacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: yapay zekâ, hukuki statüsü, ceza sorumluluğu, üreticinin ceza sorumluluğu, yazılımcının ceza sorumluluğu, kullanıcının ceza sorumluluğuDoctoral Thesis Yalın üretı̇m planlama ve kontrol sı̇stemı̇ uygulaması(2023) Karakütük, Sadık Serhat; Örnek, Mustafa ArslanCompanies use different production policies to ensure that customer demands are met promptly. Monitoring the effectiveness of these policies requires considering several key performance indicators related to production control and management. These indicators include On-Time Delivery (OTD), Overall Equipment Efficiency (OEE) for machines or production lines, optimizing work-in-progress (WIP) inventory levels between workstations, prioritizing customer orders based on their requirements for enhanced customer satisfaction and minimizing backlog. This thesis analyses a real-life production management challenge where lean production techniques are applied to improve customer delivery rates and plan manufacturing orders. Currently, semi-finished materials are managed under a Make-to-Stock policy. The identified challenges include suboptimal customer service levels, elevated WIP levels between operations, and reduced production efficiency. To address these issues, a hybrid pull and push production planning system was developed, aiming to optimize the objectives of a practical manufacturing company. The company aims to enhance efficiency (OTD, OEE, and customer satisfaction) by decreasing setup times, reducing WIP and backlog levels, and improving service by minimizing order tardiness. The problem is formulated using goal programming and mathematical programming methods that align with the company's production process objectives. An algorithm based on the simulated annealing algorithm and heuristic methods is proposed to solve the problem for realistic sizes. The computational performance of the model and algorithm is evaluated using randomly generated problem sets. A direct comparison between the mathematical model and the algorithm demonstrates the proposed algorithm's efficiency in resolving real-world problems. Furthermore, computational analysis results indicate that the proposed algorithm satisfactorily addresses the related real-world problem.Doctoral Thesis Veri madenciliğinde öznitelik seçim tekniklerinin kararlılıkları ve sınıflandırma performansları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi(2019) Büyükkeçeci, Mustafa; Okur, Mehmet CudiHer yıl üretilen ve depolanan veri miktarı üstel olarak artmaktadır. Hem veri kümeleri hem de veri kümesi boyutlarındaki yaşanan bu önemli artış, veri analizi tekniklerini ve algoritmalarını olumsuz yönde etkileyerek karmaşık modellerin üretilmesine, performans kayıplarına ve artan hesaplama maliyetlerine neden olmuştur. Bu problemlerin önlenmesi ve üstesinden gelinmesi için, Öznitelik seçimi gibi, çeşitli veri önişleme teknikleri geliştirilmiştir. Boyut küçültme (indirgeme) tekniği olan öznitelik seçimi, sınıflandırıcıların analiz kalitesini, verimliliğini ve genelleme kapasitesini geliştirmek, hesaplama maliyetlerini azaltmak ve yüksek sınıflandırma veya kümeleme doğruluğuna sahip basit ve anlaşılabilir modeller oluşturmak için kullanılır. Öznitelik seçim algoritmaları tarafından elde edilen öznitelik altkümelerinin sınıflandırma veya kümelenme performanslarının yanı sıra, öznitelik seçim algoritmasının kararlılığı veya sağlamlığı da test edilmelidir. Kararlılık, öznitelik seçim algoritmasının eğitim setinde yapılan değişikliklere karşı hassasiyetinin ölçüsüdür. Düşük hassasiyete sahip algoritma, yani kararlı bir algoritma, eğitim kümesinde yapılan her değişiklikten sonra aynı veya çok benzer sonuçlar (öznitelik altkümeleri veya sıraları) verirken, yüksek hassasiyete sahip algoritma, yani kararsız bir algoritma, her değişiklikten sonra farklı sonuçlar verir. Kararsız bir algoritma tarafından üretilen sonuçlar değişken olacağından, sınıflandırma modellerinin oluşturulmasında kullanılacak sonuçların (öznitelik kümesinin) seçilmesini ve girdi ve çıktılar arasındaki ilişkinin kurulmasını zorlaştırır. Öznitelik seçim algoritmasına olan güveni sarsar. Bu nedenle, algoritma kararlılığı öznitelik seçim algoritmaları için önemli bir başarı kriteridir. Bu tezde kararlılık ile sınıflandırma performansı arasındaki ilişkiyi belirlemek ve yorumlamak için toplam yedi filtreleyen (T-Testi, viiBhattacharyya, Wilcoxon, ROC, Entropi, ReliefF ve Karar Ağacı Topluluğu) ve iki ardışık seçim (Ardışık İleri Öznitelik Seçimi (SFS) ve Ardışık Geri Öznitelik Seçimi (SBS)), veya sarmalayan, öznitelik seçimi algoritması, on iki kararlılık ölçüsü, üç sınıflandırıcı ve yedi gerçek dünya veri kümesi kullanılmıştır.Doctoral Thesis Uluslararası portföy yatırımları üzerine makaleler(2021) Bengitöz, Pelin; Umutlu, MehmetThe first and second chapters of the dissertation mainly focus on several return predictors, which are measures of volatility, skewness, momentum, and profitability; size and value effects; and other measures, such as investments and net share issuance. In addition, the cross-sectional relation between the return range, a newly proposed proxy of total volatility, and future index returns are examined for the first time in the literature. In the first dissertation chapter, the significance of the effects of these nineteen anomalies are examined at the international index level using 19 industries specified for 37 countries from January 1973 to July 2015. The results of both the portfolio-level analyses and index-level cross-sectional regressions indicate that all volatility measures, including the return range, exclusively affect returns on small-cap indexes. Additionally, maximum and minimum return anomalies also persistently exist across all size quintiles. The skewness measures significantly affect small-cap indexes while the momentum effect is significant in both small- and medium-cap indexes. Depending on their definitions, profitability measures significantly affect both small- and large-cap portfolios whereas the value effect has significant explanatory power on indexes from all size segments. Lastly, the return range can be used as a very practical measure of total volatility instead of the standard deviation. The second chapter investigates the effects of these nineteen index attributes on index returns for six different regions: North America, Europe, Asia-Pacific, South America, MENA, and Japan. This chapter considers the different characteristics of these regions that determine the degree of market segmentation or integration across regions, and therefore performs the regional versions of the asset-pricing models. The results suggest, first, that all volatility measures and the return range significantly predict index returns from Europe, Asia-Pacific, South America, and Japan. Second, the maximum and minimum return anomalies significantly predict index returns regardless of region. Third, there are significant size and value effects for all regions except for Japan, which only shows size effect. Fourth, there are significant momentum effects in North America, Europe, and MENA while the profitability effect has a significant explanatory power for Europe and Asia-Pacific, depending on its definition. Fifth, the skewness measures only significantly affect the returns for European country-industry indexes. Lastly, the Fama-MacBeth regressions provide almost identical results to the portfolio analyses. The third chapter examines the value effect based on earnings-to-price ratio (EP) by decomposing EP into four independent components, which are lagged EP value, change in earnings, momentum, and reversal, following the decomposition methodology of Fama and French (2008). In addition to the sample from the second chapter, this chapter includes a sample of country indexes with 51 local country indexes. The results show a significant EP ratio effect while the components of EP also include independent information that can be used to enhance estimates of future returns for both country-industry and country indexes in most of the cases. Additionally, decomposition of EP matters for all regions of country-industry indexes except South America. However, the results depend on the time horizons used for the lagged value of EP. Lastly, the decomposition analyses for the size-based portfolios of both samples show that the components of EP reveal more information about small-cap indexes.Doctoral Thesis Uluslararası sağlık turizmi tarafları ve yükümleri(2018) İdiz, Gizem Ayla; Sözer, Ali NazımInternational Medical Tourism became quite an actual issue in the recent years but the researches on which are not at the sufficient level yet. This subject matter which is likely take considerable contributions to our national touristic income has been examined under the title 'Parties of International Medical Tourism and Their Liabilities'. In the first chapter of the study 'Basic Concepts of International Medical Tourism And Its Nature' and in the second chapter 'The Relationship between the Parties of International Medical Tourism' have been examined. While the basic concepts and theoretical principles are examined in the first two chapters a qualitative field research is made in the third and the last chapters. After making interviews (informal discussions) with three experienced healthcare facilities acting in the International Medical Tourism field and a Healthcare Tourism Association. situated within the borders of the İzmir Province it has been tried to establish the connections of the theoretical principles with the practice. All the data was obtained in the face-to-face meetings. Two important findings, which are the Insufficiency of the Current Legal Infrastructure and Lack of the Qualified Personnel, have been obtained after the data was analysed in the practice section of the research. The legal status of the Parties of International Medical Tourism, mutual rights of the parties, their liabilities and the violations have been defined for the first time in this study, therefore this is an important study because it is the first one in this field in Turkey. It is considered that the findings of this study shall make contributions to the International Medical Tourism Legislation. Keywords: Tourism, Medical Tourism, International Medical Tourism, Parties of International Medical Tourism.Doctoral Thesis Ülkeler veya endüstriler arasındaki korelasyon yapısı ve uluslararası çeşitlendirme ve portföy yönetimi için çıkarımları(2021) Yargı, Seher Gören; Umutlu, MehmetDiversification is an important factor in risk reduction for investors and portfolio managers. Return correlations among international markets are important for determining the diversification strategy. Analysis of correlation structure among international assets helps in analyzing the effectiveness of international portfolio diversification. The main purpose of this study is to investigate the effectiveness of international diversification options through local industry or local country indexes and to examine how well these correlations predict future index returns. Firstly, monthly average pair-wise return correlations, based on two distinct samples of local industry and local country indexes, are calculated using daily index-return data within a month over the research period. Then, monthly average correlations against global market return, implied correlations from asset pricing models with a single factor, with Fama-French three factors, with six factors and idiosyncratic correlations are calculated over the research period. The time-series behavior of average correlations is examined using stationarity tests. Tests for the stationarity of the average correlation series have implications for international investors seeking efficient diversification. The average correlations are examined to compare local industries and local countries by conducting mean difference tests. Developed and emerging countries are also compared to examine their diversification potential. Secondly, monthly sample correlations, implied correlations from the global Fama-French three-factor model and idiosyncratic correlations from the global Fama-French three-factor model are calculated based on local industry and local country indexes for an extended data set over the new research period. Cross-sectional Fama-Macbeth regression analyses are employed to examine the relationship between returns and correlations. Further details are then given by conducting sub-sample and sub-period analyses. The results show that correlations do not rise permanently over time. Therefore, international diversification can still be applied to reduce portfolio risk and stabilize asset returns. The results also show that diversifying across local industries rather than local countries is more efficient. Average slope estimates of correlation coefficients from Fama-MacBeth regressions for local industry indexes are significantly different from zero whereas those for local country indexes do not differ from zero. Thus, correlation coefficients for local industry indexes have substantial predictive power on future returns. Key Words: international portfolio diversification, return correlation, portfolio management, local industry index, local country indexDoctoral Thesis Türkiye`deki konteyner limanlarında kullanılan bilgi sistemlerinin ve liman paydaşlarıyla bilgi-belge paylaşım süreçlerinin limanların performansları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi(2017) Özken, Ayşe; Gümüşoğlu, ŞevkinazLimanlar birçok özel sektör şirketi (B2B), birçok kamu kurumu (B2G) ile bilgi ve belge paylaşımı içinde bulunmakta olup bu bilgi ve belge akışı limanlarımızın rekabet gücünü ve de performanslarını önemli ölçüde etkilemektedir. Ayrıca Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Gümrük Örgütü, Avrupa Birliği gibi örgütlerin dünyada artan dış ticaretin daha kolay, hızlı fakat daha güvenli bir şekilde yönetilmesi talebi de dış ticarette kilit rol oynayan limanların çalışma modellerini gözden geçirmesini ve kolay, güvenli, hızlı dış ticaret sistemine uyum sağlamasını gerektirmektedir. Bu uyum sürecinde Liman Topluluk Sistemleri(PCS) ve Liman Tek Pencere Sistemi(PSW) önemli olup bu iki konu ile ilgili literatürde çok kısıtlı çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma limanların paydaşları ile bilgi-belge paylaşım süreçlerini, süreçlerin limanların performansları üzerindeki etkilerini ve de bilgi-belge paylaşım yöntemlerini inceleyerek Liman Topluluk Sistemleri(PCS) ve Liman Tek Pencere Sistemi(PSW) ile ilgili Türkiye`deki mevcut durumu değerlendirmektedir. Çalışma kapsamında oluşturulan ankette, Türkiye`deki konteyner elleçleyen limanlara, mevcut kullanmakta oldukları bilgi sistemlerinin, liman topluluğu içinde yer alan paydaşların ve paylaştıkları bilgi-belgelerin, limanlar için önem dereceleri ve algıladıkları başarı düzeyleri sorularak servqual analizleri yapılmış, Türkiye Liman Topluluğu Bilgi-Belge Paylaşım Haritası oluşturulmuş ve mevcut devam etmekte olan Tek Pencere Sistemi ile ilgili çalışmalar dikkate alınarak süreç ile ilgili bir kesit sunan Etkileşimli Süreç Haritalama Modeli oluşturulmuştur. Anahtar sözcükler: Liman Topluluk Sistemi (PCS), Liman Tek Pencere Sistemi (PSW), Liman Bilgi Sistemi, Liman PerformansDoctoral Thesis Türkiye'de düzenlenen uluslararası fuarlara katılan yerli ve yabancı katılımcıların hizmet kalite algısının analitik incelemesi(2019) Özer, İclal; Özer, Ferika SarıFuarlar en son ürünlerin, hizmetlerin, çalışmaların, pazar eğilimlerinin fiziksel olarak sergilenmesini sağlar ve yüz yüze bağlantı ve potansiyel iş ilişkileri kurmak için bir platform işlevi görür. Hizmet sektörleri içinde önemli bir yere sahip olan fuar endüstrisi Türkiye'de son otuz yılda büyük ilerleme göstermiştir. Bununla birlikte hem ulusal hem de uluslararası alanda çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır. Hizmet kalitesi bu zorluklarla mücadele edebilmek için stratejik bir kavram konumundadır. Bu tez, Türkiye'de düzenlenen uluslararası fuarlara katılan yerli ve yabancı katılımcıların hizmet kalite algısının incelenmesini amaçlamaktadır. Bu tezin kuramsal çerçevesi üç alanın çözümlenmesine dayanmaktadır: (1) fuar ve fuarcılık kavramları, (2) hizmet kalitesi kavramı, (3) fuarcılıkta hizmet kalitesi boyutları. Bu tezdeki saha çalışması, İzmir ve İstanbul'da düzenlenen uluslararası fuarlara katılan yerli ve yabancı katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, katılımcıların hizmet kalite algısının boyutlarını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda, katılımcılarla fuar esnasında yüz yüze anket uygulaması yapılarak hizmet kalite algılarında hangi boyutların etkili olduğu araştırılmış ve sonuçlar detaylı olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, hizmet kalitesiyle ilgili iki boyutun çerçevesini çizmiştir: Somut ve Operasyonel Özellikler, Empati ve Güvence Anahtar sözcükler: fuar, hizmet kalitesi, fuarcılıkta hizmet kalite boyutlarıDoctoral Thesis Türkiye'de fintek: Banka müşterilerinin dijital ödeme sistemlerini benimsemesine ilişkin bir analiz(2023) Coşkun, Melih; Saygılı, EbruGelişen finansal teknoloji ile değişen tüketici ihtiyaçlarının karşılanabilmesine çalışılması tüketicilerin söz konusu teknolojik gelişmeleri benimsemesine yol açan faktörlerin neler olduğunu tahminlemekle mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada fintek terimi, Dünya ve Türkiye'deki fintek gelişmeleri ve benimsemeye yönelik bilgilendirmeler yapıldıktan sonra Türkiye'de online ödeme sistemlerini benimsenmesi etkileyen faktörlerin neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmaya internet bankacılığını kullanan 348 banka müşterisi katılmıştır. Çalışmada genişletilmiş teknoloji kabul modeli kullanılmış olup, 11 faktörün davranışsal niyet ve gerçek kullanım üzerindeki etkileri incenmiştir. Çalışmanın sonucunda göreceli avantaj, algılanan güven, algılanan fayda, kişisel yenilikçilik, algılanan bütünlük, algılanan kullanım kolaylığı, sağlık ve salgın etkileri, gelir, özel sektörde istihdam ve serbest meslek, online ödeme sistemi kullanımı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Algılanan risk ve yaşın online ödeme sistemi kullanımı üzerindeki etkisi ise negatif yönlü olarak belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca belirlenen 8 faktör arasından hangisinin tercih edilebileceğine yönelik olarak çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinden En İyi-En Kötü Yöntemi (BWM) uygulanmıştır. Belirlenen uzmanlar arasında uygulanan bu yönteme göre sekiz faktörün en önemlisi karmaşıklık, en düşük önemlisi ise kişisel yenilikçilik olarak seçilmiştir.Doctoral Thesis Türk resminde 1980 sonrası yapı ve biçim arayışları(2017) Çırpan, Semra Ay; Kahyaoğlu, Mehmet'Türk Resmi'nde 1980 Sonrası Yapı ve Biçim Arayışları' konulu sanatta yeterlik tez çalışması, 1980 sonrasında figür resmi, soyut ve soyutlamada farklı yapı ve biçim arayışı üzerine çalışan sanatçılara odaklanmıştır. 80'lerle beraber Türkiye Cumhuriyeti'nin geçirdiği dönüşüm yapı biçim arayışı bağlamında resim sanatına da yansımıştır. Yaklaşık 40 yıla yayılan bu zaman diliminde pentür dilindeki arayışlardan, farklı malzemeler kullanarak yine tuval ile ilişkili bir boyut ve derinlik arayışı olduğu gözlenmektedir. Seçilen sanatçıların eserlerindeki üç boyutlu malzeme kullanımı, kolaj ve asamblaj çalışmalarına evrilirken, pentür resmi üzerinde çalışan sanatçıların kendine özgü bir boya sürüş tekniği geliştirdikleri gözlenmiştir. 1980 yılından günümüze doğru ilerleyen bir zaman dilimi çerçevesinde seçilen sanatçıların, eser yaratım süreçlerinde çalıştıkları malzemeyle bütünleşerek sanatları aracılığı ile birer kimlik oluşturduğu gözlenmektedir. Güncele gelindiğiyse hem yapının hem de biçimin teknolojinin de getirdiği olanaklarla büyük bir zenginlik gösterdiği görülmektedir. Yapı ve biçim arayışları, sanat eserinin içeriğinin öne çıkmasında da yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda eserlerinde teknolojik oluşumlardan yararlanan, tel, tül, oto boyası, etiket, çeşitli hazır malzeme ve deniz suyu, yaprak gibi organik malzemeler kullanarak oluşturan, oluşturdukları eserlere konunun yanı sıra malzemenin de ruhunu yansıtan ve bu bağlamda bir kimlik kazanan sanatçılar mevcuttur. Tez kapsamında Türkiye'deki güncel sanattaki yapı ve biçim arayışlarının 80 kırılmasında günümüze uzanan dönem için bir tespiti, karşılaştırılmalı olarak yapılmıştır. Tezin son bölümünde, 'Türkiye'de Sermayenin Yapı ve Biçim Arayışı Paralelinde Gelişen Çağdaş Türk Resim Sanatının Üretim ve Tüketimine Etkileri' konusu bağlamında, sergiler, sergi salonları ve yarışmaların sanatçıların üretim dinamiklerini etkileyip etkilemediği üzerine bir araştırma yapılmış, bir sonuç elde etmek ve güncel sanat piyasası hakkında daha çok bilgi edinmek için bir küratör, bir galerici ve bir koleksiyoner ile görüşülerek sanat dünyasındaki farklı aktörlerin rolleri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Resmi, Yapı, Biçim, Güncel Sanat, Soyut Sanat, Figüratif SanatDoctoral Thesis Türk borçlar hukukunda belirli süreli ticari satış sözleşmesinde satıcının temerrüdü sonucu sözleşmeden dönme(2024) Gür, Mustafa; Havutcu, AyşeBelirli süreli ticari satış sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen, ani edimli bir sözleşmedir. Alıcının asli edim yükümlülüğü bedel ödemek, satıcının ise mülkiyeti geçirmek amacıyla zilyetliği devretmektir. Ticari satış sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle, temerrüt hâlinde, TBK. m. 112 vd. hükümleri ve TBK. m. 125 hükmü uygulama alanı bulmaktadır. Bunun yanı sıra, özel düzenleme olan satıcının temerrüdüne ilişkin olarak TBK. m. 212 hükmü uygulanmaktadır. TBK. m. 212 hükmü uyarınca alıcı, zilyetliğin devri bakımından belirli vade öngörülen satışları kesin vade ile bir tutmakta, alıcının temerrüdü ihtar etmesi ya da süre vermesine gerek olmaksızın seçimlik haklarını kullanmasına olanak tanımaktadır. TBK. m. 212 hükmünün uygulanabilmesi bakımından, satış sözleşmesinin TBK. anlamında ticari satış teşkil etmesi gerekmektedir. Buna göre, ticari satış sözleşmesi, satış konusu malı tekrar satmak, kiraya vermek ya da herhangi bir şekilde kâr temin etmeyi amaçlayan alıcı ile yapılan bir sözleşmedir. Sözleşmeden dönme yenilik doğuran bir haktır. Doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Sözleşmeden dönme, karşı tarafın onayı ya da mahkeme kararına ihtiyaç olmaksızın borç ilişkisine doğrudan etki eder. Bu nedenle, hakkın kullanılmasında belirli ilkeler ile sınırlandırılma getirilmiştir. Sözleşmeden dönme hâlinde talep edilen zarar, satıcının sözleşmeden dönmeye yol açan borca aykırı davranışı neticesinde sözleşmeden dönülmesi nedeniyle, dönülen sözleşme hiç yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. TBK. m. 125/ II hükmündeki 'borcun ifa edilmemesinden doğan zarar' olumsuz zarar teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Ticari satış sözleşmesi, sözleşmeden dönme, temerrüt, olumsuz zarar.Doctoral Thesis Transit yolcular için giden uçuşların planlanması(2025) Taçoğlu, Melis Tan; Örnek, Mustafa Arslan; Kazançoğlu, YiğitMega aktarma havalimanları, trafiği merkezi bir noktada yoğunlaştırmak ve yeniden dağıtmak amacıyla büyük ölçekli yolcu akışlarını yönetmek için gerekli hale gelmiştir. Bu merkezler öncelikle, ihtiyaçları özelleştirilmiş çizelge ve filo atama kararları gerektiren transit yolculara hizmet vermektedir. Transit yolcuların beklentilerini karşılayan hem uçuş çizelgeleme (uçuş oluşturma ve frekans planlama) hem de filo ataması (uçak atama) için özel karar verme modelleri ve çözüm yaklaşımları gerektirirler. Ancak geleneksel yaklaşımların çoğu, Başlangış–Varış (O-D) veya uçuş ağı genelinde optimizasyona odaklanmakta olup genellikle transit yolcuların kendine özgü dinamiklerini ve mega aktarma havalimanlarının kompleks yapısını göz ardı etmektedir. Bu tez, Entegre Uçuş Çizelgeleme ve Filo Ataması (ISDFA) problemi çerçevesinde, transit yolcu dinamiklerini göz önünde bulundurarak mega aktarma havalimanlarında dış hat uçuşlarının giden uçuş planlanması ve uçak atama stratejilerine yönelik yeni çözüm yaklaşımları sunarak literatürdeki boşluğu doldurmaktadır. Ayrıca, yolcu dinamiklerini ve planlama ihtiyaçlarını daha iyi yakalamak için hem mevcut hem de yeni rotalar için farklı matematiksel modeller ve çözüm yaklaşımları önerilmektedir. Bu tez mevcut rota çizelgelemesi kapsamında, havayolundaki talebin mevcut kapasitenin üzerine çıktığı durumlarda isteğe bağlı ek uçuşlar ekleyerek mega aktarma havalimanındaki kalkışlarını ve uçak atamalarını dinamik olarak ayarlayan iki matematiksel model ve üç sezgisel yaklaşım önerilmektedir. İlk matematiksel model, bekleme süresi ve operasyonel maliyeti en aza indirmeyi hedeflemektedir. İkinci matematiksel model ise ek uçuşlar için uçak kullanımını da modele dahil ederek bu yapıyı genişletmektedir. Uygulanabilir zaman çizelgeleri oluşturmak amacıyla üç sezgisel yöntem geliştirilmiştir: OFWT (bekleme süresi minimizasyonu), OFWR (bekleme süresi ve koltuk kullanım oranının dengelenmesi) ve OFWS (yerde uçaklar arası ayrım süresi ve yerde kalma süresi kısıtlarının uygulanması). Sayısal analiz sonuçları; koltuk kullanım oranı ile bekleme süresi dengesinin sınırlı bir iyileştirme sağladığını ancak yerde uçaklar arası ayrım süresi ve yerde kalma süresi kısıtlarının, zaman çizelgesi ve uçak atamaları üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Bu sezgisel yöntemler, mevcut zaman çizelgesindeki mega aktarma havalimanındaki gelen uçuşlara müdahale etmeksizin hava yollarına rehberlik edebilecek uygulanabilir çizelgeler üretmektedir. Bu sayede ek operasyonel güçlüklerin ortaya çıkması önlenmektedir. Bu tez yeni rota çizelgelemesi kapsamında, haftalık uçuş frekanslarını, kalkış saatlerini, uçak tiplerini belirlemek ve yolcuları uygun uçuşlara atamak için bir matematiksel model ve üç çözüm yaklaşımı önerilmektedir. Bu kararlar birbiriyle ilişkilidir ve bütünleşik bir kapsamda planlanmalıdır. ISDFA problemi çerçevesinde eşzamanlı olarak karara bağlanmaya çalışılmaktadır. Zamanı ayrıntılı düzeyde modellemek, yüksek hesaplama karmaşıklığına neden olduğundan, üç farklı çözüm yöntemi geliştirilmiştir: haftalık matematiksel modeli günlük alt problemlere bölen Çok Periyotlu Model (MPM); özelleştirilmiş kromozom yapısı, yerel arama ve mutasyon içeren Genetik Algoritma (GA); ve probleme özgü üç farklı başlangıç çözüm algoritması ile dört farklı yok etme operatörünü içeren Büyük Komşuluk Araması (LNS). Dünyanın en büyük havayollarından birinin mega aktarma havalimanındaki gerçek uluslararası gelen uçuş verileri kullanılarak yapılan sayısal analizler, sunulan modellerin dört farklı yeni rota için geçerliliğini ortaya koymaktadır. MPM, talebin öğle saatlerinde zirve yaptığı durumlarda rekabetçi performans sergilemektedir, çünkü bu senaryoda günler arası yolcu dinamiklerinin etkisi sınırlıdır. GA, yolcu atamaları ile bekleme süresi arasında denge kurarak rekabetçi bir uçuş çizelgesi üretmektedir. LNS, her iki yönteme kıyasla daha iyi performans göstererek bazı rotalarda optimal çözümler üretmektedir. Ancak bunun karşılığında, önemli ölçüde daha uzun bir model çalışma süresi gerektirmektedir. Bu yaklaşımlar, havayolu karar vericilerinin havayolu karlılığını ve yolcu bekleme sürelerini göz önünde bulundurarak çeşitli senaryoları değerlendirmelerini sağlar. Çizelgeleme öncelikleri zaman içinde değişebileceğinden, modeller yeni rota çizelgelemesinde farklı stratejik konuların ele alınmasında kullanılabilir.Doctoral Thesis Trade Union Membership Assurance in the Constitution and International Contracts(2023) Güler, Gökben; Sommer, Bahar KonukTrade union membership has been the subject of many regulations both nationally and internationally. Trade union membership which gained a constitutional guarantee for the first time with the 1961 Constitution, has also gained an international guarantee with many conventions prepared in the international arena. In our study, as well as membership guarantees which arranged in our Constitutions and International Agreements, Collective Bargaining Law No. 6356 and the Law on Public Servants Unions and Collective Bargaining No. 4688 have also been examined due to important guarantees regulations. Within the scope of the Law No. 6356, the union membership of the workers working with typical employment contracts, as well as the increasing atypical working relations in the working life all over the world, were examined in detail and the trade union membership of the workers working with atypical employment contracts and the attitudes of some countries on this issue were explained.

