TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://gcris.yasar.edu.tr/handle/123456789/11291
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Language "Türkçe"
Now showing 1 - 20 of 649
- Results Per Page
- Sort Options
Article -(2013) Burcu Demren DÖNMEZ765 sayılı TCK’dan farklı olarak 5237 sayılı TCK diğer pek çok hükümdeolduğu gibi haksız tahrik hükümlerine ilişkin de değişiklikler getirmiştir. Çalışmamızkapsamında 5237 sayılı TCK’da düzenlenen haksız tahrike ilişkinhükümler 765 sayılı TCK’nın benzer ve farklı yönleri ile kıyaslanarak detaylıolarak açıklanmaya çalışılacaktır.Article -(2013) ARAS ECEHANBir zarar sigortası türü olarak kabul edilen kredi sigortasında halefiyet için uygulanacak hüküm Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesidir. Kanun’un zarar sigortaları bölümü içinde yer alan bir diğer “Halefiyet” kenar baş- lıklı 1481. maddesi hükmü sorumluluk sigortaları için hususi olarak düzenlenmiştir ve fakat kredi sigortası bir sorumluluk sigortası değildir1. Kanuni halefiyetin doğabilmesi için gerek eski Ticaret Kanunu m. 1301 hükmünde gerekse TTK m. 1472’de zararın kaynağı bakımından bir sınırlandırma yapılmamıştır. Dolayısı ile halefiyetin gerçekleşmesi bakımından zararın haksız fiilden sözleşmeden veya kusursuz sorumluluk halinden doğması herhangi bir fark yaratmamaktadır. Sigortalının sahip olduğu istemin hukuki sebebi konusunda halefiyet açısından öğretide2 de hemfikir olunduğu üzere bir fark bulunmaz iken, davanın hukuki niteliğinin ne olduğunun bir önemi olup olmaması bakımından öğretide farklı tespitler yapılmıştır. Kanuni halefiyetin kapsamına girebilecek başka bir deyişle sigortacıya kanunen intikal edebilecek taleplerin sigortalının sorumlu kişiye karşı sadece tazminat davası niteliğinde yöneltebileceği taleplerle mi sınırlı olduğu yoksa hukuken ifa davasına konu olabilecek talepler bakımından da sigortacının kanunen halef olup olamayacağı değerlendirmeye muhtaç bir konu olarak görülmüştür.Article 151 YAŞINDAKİ “ALİCE HARİKALAR DİYARINDA” SERÜVENİNE İLLÜSTRATİF BİR BAKIŞ(2017) Nilüfer ÜSTÜNDAĞ ÖZEL; Özel, Nilüfer ÜstündağBu araştırmada dünya çocuk edebiyatının en tanımış klasiklerinden birisi olan Lewis Carroll tarafından yazılan \"Alice Harikalar Diyarında\" (Alice's Adventures in Wonderland) adlı kitabın (1865) ilk yayınlandığı günden bu yana vazgeçilmez bir parçası haline gelen illüstrasyonlar ve bunları yaratan illüstratörler bağlamında üretildikleri coğrafya kültür ve dönem çerçevesinde özgün üsluba sahip farklı çizerler üzerinden irdelenecektir. Seçilen illüstratörlerin farklı dönem ve kültürlerden olmasına dikkat edilmiştir. Derleme yöntemiyle oluşturulan araştırmanın amacı aynı eserin farklı dönem kültür ve üslupların illüstrasyonları nasıl etkilediği metinleri görselleştirmede kullanılan ortak veya farklı unsurların ortaya çıkarılmasıdırArticle 151 Yaşındaki “Ali̇ce Harikalar Diyarında” Serüvenine İllüstratif Bir Bakış(Anadolu Univ, 2017) Nilüfer ÜSTÜNDAĞ ÖZEL; Ustundag Ozel, Nilufer; Özel, Nilüfer ÜstündağBu araştırmada dünya çocuk edebiyatının en tanımış klasiklerinden birisi olan Lewis Carroll tarafından yazılan “Alice Harikalar Diyarında” (Alice’s Adventures in Wonderland) adlı kitabın (1865) ilk yayınlandığı günden bu yana vazgeçilmez bir parçası haline gelen illüstrasyonlar ve bunları yaratan illüstratörler bağlamında üretildikleri coğrafya kültür ve dönem çerçevesinde özgün üsluba sahip farklı çizerler üzerinden irdelenecektir. Seçilen illüstratörlerin farklı dönem ve kültürlerden olmasına dikkat edilmiştir. Derleme yöntemiyle oluşturulan araştırmanın amacı aynı eserin farklı dönem kültür ve üslupların illüstrasyonları nasıl etkilediği metinleri görselleştirmede kullanılan ortak veya farklı unsurların ortaya çıkarılmasıdır. ,Article 1929 Krizi sonrasında Türkiye ekonomisinde iktisat politikası arayıiları: İktisadi devletçilik1(2014) Serpil AKDOĞU KAHRAMAN; Kahraman, Serpil Akdoğu1929 Dünya Kriziyle birlikte o döneme kadar kabul gören liberal iktisat anlayışı sorgulanmayabaşlanmıştır. Kriz nedeniyle birçok ülkede ekonomi politikaları köklü değişimlere uğramıştır. Bubağlamda Türkiyede ise planlı ekonomiye dayanan iktisadi devletçilik anlayışının 1929- 1939yılları arasında yoğun bir biçimde uygulama alanı bulduğu görülmektedir. Türkiyeye özgü bir sistemolan söz konusu iktisat politikalarıyla ülke ekonomisinin kriz sürecinde dahi büyüme oranlarınıarttırması konunun önemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı iktisadi devletçiliğe ilişkingörüşleri iktisadi devletçi politikaların oluşu muna yön veren olayları ve söz konusu politikalarailişkin uygulamalar ile sonuçlarını içeren bir literatür taraması ortaya koymaktır.Article 1961 CENEVRE (AVRUPA) SÖZLEŞMESİ'NİN TÜRK MİLLETLERARASI TAHKİM HUKUKUNDAKİ YERİ VE UYGULAMA ALANI (MTK m. 1/VI)(2014) Bilgehan YEŞİLOVA; Yeşilova, BilgehanTürkiye -kısaca ifade edildiği şekliyle- 1961 Cenevre (Avrupa)Sözleşmesinin 1991 yılından bu yana tarafı ve sözleşmeci devleti konumundadır. Sözleşmeye taraf olan ülkeler (örneğin Almanya Avusturya Fransa İtalya Belçika Rusya Azerbaycan gibi) dikkate alındığında, Sözleşme hükümlerinin Türk (tahkim) hukukunda bugüne kadardaha çok ve esaslı bir biçimde uygulanması beklenirdi. Tahkim yerindende bağımsız uygulanma şartı sözleşmeci devletlerde oturan/bulunanyahut işyeri olan kimseler arasında Sözleşme hükümlerinin kendiliğinden doğrudan ve milli hukukların üstünde hayat bulmasına yol açmaktadır. Milletlerarası Tahkim Kanununun (MTK) 1/VI. maddesi hükmü milletlerarası sözleşme hükümlerinin bu kanuna olan üstünlüğünü veönceliğini bir kez daha teyit etmiştir. Oysa böyle bir hüküm bulunmasaydı yaşanacak tartışma sonraki tarihli ve daha yeni/modern milli tahkim kanunu (MTK) hükümleriyle önceki tarihli ve eskimiş milletlerarasısözleşme hükümleri arasındaki uygulanma önceliğinin AY m. 90/V özelinde kime ait olduğu yönünde şekillenecekti (karş. MÖHUK m. 1/II).Türkiye bazı sözleşmeci devletlerin sonradan kendi aralarında akdettiği,-yine kısaca- 1962 Paris Anlaşması olarak bilinen ve 1961 CenevreSözleşmesinin IV. maddesinin (tarafları arasında) tadilinden ibaret buikinci milletlerarası sözleşmeye taraf değildir. Anılan nedenle Sözleşme ülkemiz açısından ilk hâliyle uygulama alanı bulmaktadır. Çalışma Sözleşmenin kimi hükümlerinin ön plana çıkartılarak bir kez daha tanıtımını ve bu hükümlerle ortak uygulama alanına sahip 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri arasındaki bağlantının kurulmasınıamaçlamaktadır.Article 1980 Sonrası Türkiye ekonomisinde büyümenin kaynaklarının ayrıştırılması(2014) Güneş KOLSUZ; A. Erinç YELDAN; Yeldan, A. Erinç; Kolsuz, GüneşBu çalışmada 1980 sonrası dönemin ekonomik büyümeninkaynakları üzerine olan etkilerinin teknik boyutlarının irdelenmesiamaçlanmaktadır. Ulusal ekonominin sektörel dağılımına ilişkin verilerTürkiyede 1980 sonrasında sanayi sektörlerinin göreceli olarakönemini yitirdiği ve hizmetler ve inşaat sektörlerine dayalı bir büyümesüreci yaşandığını belgelemektedir. Ulusal gelirin büyümesininkaynakla rına ilişkin teknik faktör üretkenliği analizi ise büyümeninbüyük ölçüde sermaye faktörünün birikiminden kaynaklandığını,emek girdisinin ve verimlilik kazanımlarının büyüme süreciniaçıklamada özellikle 2000 sonrasında katkısının azalmakta olduğunuvurgulamaktadır.Article 2004 SAYILI İCRA VE İFLÂS KANUNU KAPSAMINDA KİRACININ İFLÂSININ FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİNE ETKİSİ(2021) ASLI AYKUTALP; Aykutalp, AslıFinansal kiralamada doğrudan kredi verme yerine, finansal kiralama şirketi müşterisine (kiracıya) fon tesis etmekte bu fon ile müşterinin istediği ve seçtiği taşınır veya taşınmazı satın almakta ve finansal kiralama konusu malın hukuki açıdan mülkiyeti kendisinde kalmak üzere zilyetliği (kullanımı) ise kiracıya devretmektedir. Müşteri malın kullanımı karşılığında kredi kuruluşuna bir finansal kiralama bedeli (kira) ödemekte, süre sonunda mal ya finansal kiralama şirketine iade edilmekte veya kiracı tarafından satın alınmaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu m. 30/1’e göre sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kiracının iflâsı halinde finansal kiralama sözleşmesi kendiliğinden sona ermektedir. Sona eren sözleşmenin sonuçları ise kiracının malı iade etmesi ve varsa satın alma hakkının kullanılması olarak düzenlenmiştir. Çalışma konumuz ülkemizin ekonomik kalkınması açısından son derece önemli bir finansman yöntemi olan leasing işlemlerinden finansal kiralama sözleşmesinin taraflarından kiracının iflâsının sözleşmeye nasıl etki ettiğidir. İnceleme konumuz itibariyle öncelikle genel olarak leasing ve finansal kiralamanın tanımı ve hukuki niteliği ortaya konduktan sonra finansal kiralama sözleşmesinde kiracının iflâsı halinde bunun sözleşmeye etkisi bu çerçevede finansal kiralama konusu malın akıbeti ve kiralayanın finansal kiralama bedeline ilişkin alacağı kiracının satın alma hakkının kullanımı iflâs kurumunun özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmektedirArticle 2015 HAZİRAN VE KASIM SEÇİMLERİNDE SİYASAL EĞİLİM: YENİ BİR KAMUOYU ÖLÇÜMLEME ARACI OLARAK TWİTTER(2017) Sabri Erdem; Pınar ÖZŞARLAK; Huriye Toker; Toker, Huriye; Erdem, Sabri; Özşarlak, PınarGünümüzde yeni neslin düşünce ve fikirlerini ifade etme siyasal alanda görüşlerini beyan etme çevresindekileri politik hareketlere teşvik etme seçilmiş siyasi liderleri sosyal medya üzerinden takip etme konularında inisiyatif alabildiğine ilişkin bulgular elde edilmektedir. Bu kapsamda 2015 Haziran seçimlerine ilişkin 1011 Twitter kullanıcısının mesajları incelenerek siyasal eğilimi belirlenmeye çalışılmış ve seçilen örneklem üzerinden 364 kullanıcın Twitter mesajları 2015 Kasım seçimleri çerçevesinde tekrar analiz edilerek siyasal eğilimdeki değişiklikler ortaya konmuştur. Her ne kadar ülkemizde var olan genelde sosyal medya bu çalışma kapsamında Twitter kullanım oranı ve kitlesi seçmen kitlesi ile birebir örtüşmediği bulgusu söz konusuysa da bilimsel araştırma çabalarının bu alanda yaygınlaşması adına kullanıcıların Twitter hesaplarındaki siyasal eğilimi tespit edilmesi gelecek adına önemli bir adım olarak görülmektedir. Bu bağlamda 2015 Haziran seçimi çerçevesinde örneklemin % 68.2'sinin politik eğiliminin saptandığı görülmüştür ki bu veri Türkiye'de 11.6 milyon kullanıcısı olan sosyal medya mecrası Twitter'ın gelecekte kamuoyu yoklamaları ve politik eğilim saptamaları için alternatif bir kaynak olabileceğine ilişkin umut vadetmektedir. 2015 Kasım seçimlerinde aynı 1011 Twitter kullanıcısının 364'üne uygulanan analiz aracılığıyla ise son seçim döneminde siyasal eğilimde saptanan oynaklığın seçmenin bir kısmını Twitter üzerinden politik söylemde bulunmamaya diğer kısmını ise daha aktif ve keskin politik tutum geliştirmeye ittiği görülmüştürArticle 4857 SAYILI İŞ KANUNUNDAKİ “DENİZ VE HAVA TAŞIMA İŞLERİ” İSTİSNASI(2021) Sami Aksoy; Aksoy, Sami4857 sayılı İş Kanununun 4/1/a maddesinde Kanunun uygulanmayacağı hallersayılmıştır. Bu istisnalardan biri “deniz ve hava taşıma işleri”dir. Söz konusu hükmüngeçmişi 1936 tarihli ilk İş Kanununa kadar uzanmaktadır. Ayrıca anılan istisnaylabağlantılı olarak Türkiye’de 854 sayılı Deniz İş Kanunu yürürlüktedir. Buna karşılıkgünümüzde havacılığa dair özel bir iş hukuku düzenlemesi çıkarılmamıştır.Çalışmada 4857 sayılı İş Kanununun deniz ve hava taşımalarına dairistisnasının tarihsel temelleri incelenerek getiriliş amacı ve manası ortaya konulmuş ayrıca ifadenin Deniz İş Kanununun kapsamı ile bağlantısı ele alınmıştır. Çalışmadaanılan istisna hakkında Yargıtay kararları da değerlendirilmiştir.Article 5346 SAYILI KANUNA DAYALI BAKANLIK ÇALIŞMALARI SONUCU YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNA ALANLARI TESPİTİ VE KULLANIM HAKKI YARIŞMASI(2024) GÜVEN SÜSLÜ; Süslü, GüvenYenilenemeyen yani fosil kaynaklar olarak adlandırabileceğimiz enerji kaynaklarının günümüzde başta iklim değişikliği olmak üzere çevresel birçok soruna yol açtığı tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Öte yandan elektrik arzının güvenliği de önem taşıyan bir diğer konudur. Gerek arz güvenliği gerekse çevreyle uyum noktasında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimi ön plana çıkmaktadır. Ayrıca bu kaynakların fosil kaynaklara nazaran çevreye olan etkilerinin kabul edilebilir seviyelerde olduğu da ifade edilebilir. Türk mevzuatında 5346 sayılı Kanun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yenilenebilir enerji kaynak alanları oluşturma görevini vermiştir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynak alanları tespiti iki şekilde gerçekleşmektedir. - Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının Bakanlık çalışmaları sonucu tespiti -Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının bağlantı kapasitesi tahsis edilerek tespiti Çalışmamız Bakanlık çalışmaları sonucu yenilenebilir enerji kaynak alanları tespiti ile sınırlı olarak bu süreçteki ihale usulünü irdelemeyi amaçlamaktadır.Article 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU’NDA DÜZENLENEN ÖNALIM HAKKININ KULLANILMASI(2020) SİMGE KAYACAN; Kayacan, Simge5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/İ maddesinde düzenlenen önalım hakkı 6537 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan önemli değişikliklerden birini oluşturmaktadır. 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin son fıkrasındaki yollama nedeniyle önalım hakkının kullanılmasında Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Çalışmamızın amacı 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasını incelemek ve değerlendirmektedir. Bu çerçevede çalışmamızda yasal önalım hakkının birden fazla sınırdaş tarımsal arazi maliki tarafından kullanılması haline ilişkin 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmü ve bu bağlamda tarımsal bütünlük kavramı ile hâkim tarafından tarımsal bütünlük kriterinin ne zaman uygulanacağı ayrıca fiili taksimin sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasına etkisi de incelenerek değerlendirilmiştir. Ancak sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin yasal önalım hakkının kullanılmasının incelenmesinden önce kullanılacak bu önalım hakkının konusu ve kapsamı ortaya konulmuştur. Ayrıca çalışmada erişebildiğimiz konuya ilişkin güncel yargı kararlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunulmuştur.Article 5G uygulamaları için bant-dışı baskılamalı bütünleşik M-YTED filtre-yama anten tasarımı ve üretimi(2024) Sibel Yenikaya; Mustafa SECMEN; kemal güvenliBu makalede 5G uygulamaları için 5.90 GHz rezonans frekanslı ve bant-dışı baskılamalı bütünleşik M-YTED (Mikroşerit-Yalıtkan Taban Entegreli Dalga Kılavuzu) bant geçiren filtre-yama anten (BMBGF-YA) tasarımı CST (Computer Simulation Technology) Studio Suite programı kullanılarak ortaya konulmuş ve üretimi yapılarak ölçülmüştür. 1.50-12.00 GHz geniş çalışma frekansı bölgesindeki bant-dışı frekanslar BMBGF-YA tasarımında baskılanmıştır. Filtre-antenin yama antene göre simülasyon sonuçlarındaki anten kazancı artışı %0.32 ve bant-içi frekans aralığı artışı %22’dir. Yapılan ölçümde anten kazancı artışı %0.78 ve bant-içi frekans aralığı artışı %14.4 olarak gerçekleşmiştir.Article 6356 SAYILI KANUNDA SENDİ KAL TAZMİ NAT TALEP HAKKININ KAPSAMI HAKKINDA DÜŞ ÜNCELER(2014) Ünal NARMANLIOĞLU; Narmanlıoğlu, ÜnalAnayasanın buyruğu doğrultusunda sendikalara iliş kin mevzuatı-mızda da sendika üyeliği ne güvence getiren düzenlemelere yer veril-miş tir. En son 2013 tarihinde yürürlüğe konulan 6356 sayılı Sendikalarve Toplu İş Sözleş mesi Kanununda da konu düzenlenmiş , doktrinde bazıyazarlar özellikle sendikal tazminat konusunda sözü edilen kanunun iş sözleş mesinin sendikaya üyelik nedeniyle feshi halinde sendikal taz-minat talep etme hakkını sınırlandıran bir düzenleme getirdiğini, busuretle sendikaya üye olma özgürlüğünün korunmasının önceki siste-min gerisinde bir noktaya taş ındığını öne sürmüş lerdir. Bu incelemede,konunun mevzuatımızdaki geliş imine kısaca göz attıktan sonra kanundasendikal tazminat talep edilecek kiş iler ve durumları belirterek ortayaçıkan sorunu açıklığa kavuş turmaya çalış acağız.Article 7201 SAYILI TEBLİGAT KANUNU'NUN VE TEBLİĞE İLİŞKİN DİĞER HÜKÜMLERİN TAHKİMDE UYGULANMA YERİ(2014) Bilgehan YEŞİLOVA; LL.M Queen MARY; Mary, Ll.m Queen; Yeşilova, BilgehanTahkim yargılamasında yapılacak yazılı bildirimler bakımından içhukukumuzda iki ayrı kanunda düzenleme bulunmaktadır. 1086 sayılıHukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda esasen bu yönde herhangi birhüküm yer almadığı hâlde içtihatlarda tereddütsüz bir biçimde TebligatKanununa atıf yapılmıştı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/I. maddesinde ise bu kez Tebligat Kanununa atfen açıkbir hüküm getirilmiştir. Ne var ki tahkime ilişkin söz konusu hükümler yerli/iç tahkimde geçerlidir. Yapılan atfın sınırları ve kapsamı ile tahkimde hangi iş ve işlemler için geçerli olduğu konularında anılan hüküm yoruma ve açıklamaya muhtaçtır. Milletlerarası tahkim bakımından 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununda başkaca hiçbir kanuna atıfta bulunmaksızın, doğrudan bu kanunda özel hüküm getirmeyolu tercih edilmiştir. Yazılı bildirim/tebligat ile ilgili meseleler hukukidinlenilme/bilgilenme hakkıyla yakından ilgilidir. Kime nerede nasıl vene zaman tebliğ yapıldığı konuları özellikle tebliğe bağlanan hukukisonuçların doğumu açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebepleçalışmamızda Tebligat Kanunu ve tahkim mevzuatımızda yer alan diğerhükümlerin tahkimde nasıl uygulanacağı meselesi ele alınacaktır.Article 7242 SAYILI KANUN VE DOLAYLI AF(2020) Timur Demirbaş; Demirbaş, TimurCezaevlerinde doluluğa çözüm amacıyla 2018 yılında MHP’ninkanun teklifiyle başlayan tartışmalar 14.4.2020 tarih ve 7242 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile sonuçlanmıştır.7242 sayılı Kanunun geçici m. 6 ve m. 9’da getirdiği hükümler 30Mart 2020 tarihine kadar suç işlemiş olan belirli suçlular yönündencezaevinde kalma süresini kısaltması nedeniyle özel af Kanunu niteliği taşımaktadır. Bu Kanun kriminoloji ve suç politikası verilerinedayanmadan hazırlanmış olup kişilerin özgürlük güvenlik ve adaletin sağlanması yönündeki beklentilerini karşılamaktan uzaktır. 7242sayılı Kanun af kanunlarının An. m. 87’deki TBMM üye tam sayısınınbeşte üç çoğunluğunun kararı ile çıkartılabileceği kuralı başta olmaküzere getirdiği düzenlemeler nedeniyle de An. m. 10’daki eşitlikilkesine de aykırıdır. 7242 sayılı Kanundan yararlanan kişilerin Cumhurbaşkanının “bu vatandaşlarımızın devletin ve toplumun güvenlerini boşa çıkarmayacağına inanıyorum” temennisiyle(14.4.2020) bırakılmalarından sonra yeni suçlar işlemeleri gerçeği karşısında, sözkonusu Kanun toplumun suçlardan korunması yönünden devleteolan inancını zayıflattığı gibi kamu vicdanını da yaralamıştır.Article 7405 SAYILI KANUN ÇERÇEVESİNDE KAMU YARARINA ÇALIŞAN SPOR KULÜPLERİ(2023) Onur Kaplan; Kaplan, OnurHukuki niteliği itibarıyla 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nda özel hukuk kişiliği olarak nitelendirilen spor kulüpleri diğer özel hukuk kişilerinde olduğu gibi faaliyet gösterdiği alana dair doğrudan kamu yararı amacı güderek hareket etme yükümlülüğü altında değildir. Bu kapsamda kural olarak spor kulüplerine kamu yararının gerçekleştirilmesi maksadıyla pozitif hukuk kurallarıyla verilen görev ve yetkilerden de bahsedilemeyecektir. Dolayısıyla ilgililerin bir spor kulübünden kamu yararına yönelik faaliyetlerde bulunması noktasında talep hakkı mevcut değildir. Bununla birlikte özel hukuk kişilerinin kamu yararına hareket edebilmeleri açısından hukuki bir sınırlama bulunmadığı gibi hukuk düzeninde bu şekilde faaliyet gösteren tüzel kişilere özgü hukuki statüler de yaratılabilmektedir. Bu kapsamda 7405 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi neticesinde spor kulüplerinin açıkça kamu yararına çalışabileceği ve kamu yararına çalışan spor kulübü statüsünde olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca spor kulüplerinin kamu yararına çalışan statüsüne geçiş için aranan şartları sağladığı sürece kamu yararına çalışan derneklerin yararlandığı haklardan yararlanabileceği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmada kamu yararına çalışan spor kulübü sayılmanın şartları belirlenme usulü ve bu belirlemenin hukuki etki ve sonuçlarının ne olacağı irdelenecektir.Article A brief assessment on the ability of sections 7 8 and 9 of the english food safety act 1990 to deal with the sale and supply of unsafe food(2013) Halide Gökçe TÜRKOĞLU; Türkoğlu, Halide GökçeBaşta İngiltere ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşanan gıda kay- naklı salgın hastalıkların yarattığı kamu baskısı neticesiyle hazırlanan 1990 tarihli İngiliz Gıda Güvenliği Kanunu esas olarak güvenli olmayan gıda- larla mücadele etme hususunda 7 8 ve 9. maddelerindeki düzenlemeler sayesinde önemli adımlar atmakla birlikte yeni ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler karşısında kısmen yetersiz kalmıştır. Her ne kadar Avrupa Bir- liği düzenlemeleri ile revize edilmiş olsa da gıda sektöründeki hızlı geliş- meler İngiliz hukukunun bu alanında yeni yasal düzenlemelerin yapılma- sını gerekli kılmaktadır.Article A comparative study on the exergoeconomic analysis of textile dryers using speco method(2012) ARİF HEPBAŞLI; Ahmet Çay; Işık TARAKÇIOĞLUBu çalışmada ramözlerin eksergoekonomik analizi Özgül Ekserji Maliyeti (SPECO) yönteminin kullanılmasıyla açıklanmaktadır. Direkt doğal gaz ısıtmalı (DGHS) ve kızgın yağ ısıtmalı (HOHS) ramözler için maliyet denklikleri ve yardımcı termoekonomik bağıntılar geliştirilmiştir. Suyun buharlaştırılması için gerekli ekserji maliyeti temel parametre olarak seçilmiştir. Ekserji maliyetleri kurutma periyotlarına bağlı olarak 0.19 US$/GJ ile 0.59 US$/GJ arasında değişmektedir. Kurutmanın azalan hız periyodunun en yüksek ekserji maliyetine neden olduğu gösterilmiştir. Atık hava nemi ve kumaş çıkış neminin artırılması ile ekserji maliyetleri doğrusal olarak azalmaktadır.Article A virtual organization model for international LCL transportation(2013) Ceren ALTUNTAŞ; Avşar Kurgun; Altuntaş, Ceren; Kurgun, AvşarÖrgüt parsiyel konteyner taşımacılığı hizmeti veren üçüncü taraf lojistik hizmet sağlayıcıları (3PL- Third Party Logistics Service Provider) elektronik bir platformda koordine edecek bir elektronik dördüncü taraf hizmet sağlayıcı (e-4PL – Fourth Party Logistics Service Provider) olarak faaliyette bulunacaktır. Bu elektronik platformda parsiyel konteyner yükleyicileri ile parsiyel konteyner taşımacılık hizmet sağlayıcıları buluşacaktır. Model önerisi parsiyel konteyner taşımacılığı süreçleri ve küresel örneklerin incelenmesi yoluyla geliştirilmiştir. Çalışma ayrıca sanal örgüt yazını ile parsiyel konteyner taşımacılığı yazınını birleştirmiş ve parsiyel konteyner taşımacılığı pazarının daha verimli şekilde yönetilmesine ilişkin çıkarımlarda bulunmuştur. Çalışmanın sonuçlarının benzer sanal örgütlerin kurulması için gelecek girişimlere bir örnek teşkil etmesi ve bu örgütlerin yük-konteyner eşleşme sorununa bir çözüm getirmesi hedeflenmiştir.

