Güleryüz, Evrim

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Dr.Öğr.Üyesi
Email Address
Main Affiliation
01.01.05.03. Psikoloji Bölümü
Status
Former Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
Documents

2

Citations

5

h-index

2

Documents

3

Citations

6

Scholarly Output

10

Articles

4

Views / Downloads

0/0

Supervised MSc Theses

6

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

1

Scopus Citation Count

2

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.10

Scopus Citations per Publication

0.20

Open Access Source

3

Supervised Theses

6

JournalCount
İş ve İnsan Dergisi1
Turk Psikoloji Dergisi1
Türk Psikoloji Dergisi1
Türk Psikoloji Yazıları1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Master Thesis
    The Moderating Role of Emotion Management in the Relationship between Mobbing and Burnout
    (2017) Taşkan, Burcu; Güleryüz, Evrim
    Tükenmişlik kavramı, işyerindeki en zararlı tehditlerden biridir. Yıldırma ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi araştıran çok sayıda çalışma olmasına rağmen, bu ilişki altındaki mekanizma hala bilinmemektedir. Duygusal Olaylar Teorisine (Weiss & Cropanzano, 1996) dayanarak, çalışanlar, işyerinde yaşadıkları durumlara karşı duygusal tepkiler verirler ve bu tepkiler örgütsel sonuçları etkiler. Bu teoriye göre, duygu düzenleme stratejileri ve duygusal zekayı içeren duygu yönetiminin, yıldırma ve tükenmişlik arasında bir moderatör etkiye sahip olacağı öngörülmektedir. Birinci araştırmanın amacı, hizmet sektöründe çalışan işçilerden (220 hemşire) veri toplayarak, duygu yönetiminin (duygu düzenleme ve duygusal zeka) aracı rolünün yıldırma ve tükenmişlik arasındaki ilişkide belirlenerek, literatüre katkıda bulunmaktır. Bununla birlikte, tükenmişlik kavramının ağırlıklı olarak yüz yüze iletişim gerektiren mesleklerde görülebileceği bilgisinin artık bütün meslek gruplarında da görülebileceğini ortaya koyan tartışmalara paralel olarak, ikinci araştırma yürütülmüştür. Çok fazla yüzyüze iletişim gerektirmeyen üretim sektöründeki çalışanlara (220 mühendis) uygulanarak, birinci araştırmanın replikesini yapmayı amaçlanmıştır. Hem çalışma 1 hem de çalışma 2'de, duygusal zekanın yıldırma ile tükenmişlik arasındaki ilişkide moderatör etkiye sahip olduğu bulunmuştur ancak yıldırmanın tükenmişlik üzerindeki etkisinde tampon etkisi oluşturmamıştır. Buna karşılık, duygu düzenlemenin iki boyutuda, yıldırma ile duygusal tükenme ve duyarsızlaşma arasındaki ilişkide her iki çalışmada da düzenleyici rol oynamamıştır. Bu iki çalışma arasındaki tek fark, ifade bastırılmasının, çalışma 1'de mobbing ile düşük kişisel başarı hissi arasındaki ilişkide düzenleyici role sahip olmasıdır. Ayrıca, çalışma 2'de, hizmet mesleklerinde çalışmayan ve yüksek derecede yüz yüze etkileşime ihtiyaç duymayan mühendisler, hemşirelerden tükenmişlik seviyesi bakımından farklı değildir. Bu çalışmanın teorik sonuçları ve gelecekteki yönleri tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye'deki Çerkeşlerde dil edinim yaşı, etnik kimlik ve kültürel bütünleşim arasındaki ilişki
    (2022) Gireyhan, Alzira Gamze; Güleryüz, Evrim
    Kimlik, kriz, keşif ve bağlılık adımlarını aşarak elde edilir. Ergenlik döneminde ortaya çıkar ve sağlıklı bir gelişim için kimlik kazanımı önemlidir. Bireyler kimliklerini kişisel veya toplumsal bir bakış açısıyla algılar. Etnik kimlik belirli bir gruba ait olma duygusuna içeren bir sosyal kimliktir ve etnik kimlik gelişimi ile ilgili çalışmalar genellikle küçük çocuklar üzerindedir. Ayrıca sosyal kimlik ve etnisite dil tarafından sürdürülür. Etnik azınlıklar etnik kimlikleri için dili çok önemli görürler ve ailenin çocukların dil edinimi ve etnik kimliği üzerinde etkisi vardır. Aileler, çocuklarına etnik kültüre ilişkin değer ve davranışları aktaratak etnik kimliği öğretirler. Öte yandan, dil yeterliliğinin kültürel bütünleşim üzerinde etkisi vardır ve dilsel-kültürel bütünleşim etnik kimlikle ilişkilidir. Bu nedenle, kültürel bütünleşimi ve özdeşim kurmayı anlamak için etnik dil edinimini incelemek mantıklıdır. Bu çalışma, etnik dil edinimi, ailesel etnik sosyalleşme ve kimlik konularını inceleyen sınırlı sayılarda araştırmalardan biridir. Ayrıca, etnik dil edinme yaşını inceleyen ilk çalışmadır. Bu çalışmada 451 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcılara etnik kimlik, etnik dil bilgisi ve edinme yaşı, kültürel bütünleşim, ve ailesel etnik sosyalleşme ile ilgili maddeler içeren çevrimiçi bir anket formu uygulandı. Sonuç olarak etnik kimlik açısından etnik dili 3 yaşından önce veya 7 yaşından sonra edinme arasında fark bulunmamıştır. Ancak dili bilmenin etnik kimlikle ilişkili olduğu görülmüştür. Bulgular tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: sosyal kimlik, etnik kimlik, etnisite, diaspora, ailesel etnik sosyalleşme, Çerkesler, kültürel bütünleşim, kültürün sürdürülmesi, dil
  • Master Thesis
    İş-aile çatışması ve ebeveynlik davranışları arasındaki ilişki: Sosyal desteğin düzenleyici rolü
    (2020) Ararat, Gülsüm Özge; Güleryüz, Evrim
    İş-aile çatışması, kişinin iş yaşamındaki gerekliliklerden dolayı aile yaşamındaki rollerini sürdürememesi olarak bilinir. Son zamanlarda, iş yaşamına katılan kadınların sayısındaki artış göz önünde bulundurulduğunda, bu çatışmanın özellikle evli ve okul öncesi dönemde çocuğu olan anneler için bazı problemler yaratabileceği düşünülmektedir. Ebeveynliğin temel bağlamı aile olarak bilinse de, ekolojik perspektife göre ebeveynlik davranışları anne-babanın bulunduğu sosyal ortamlardan da etkilenmektedir. Çocuğa temel bakım veren kişi rolünü çoğunlukla annelerin üstlendiği düşünüldüğünde, bu çatışmanın sonucu olarak ebeveynlik davranışlarında olumsuz bir etki görmek mümkündür. İş-aile çatışmasının yarattığı olumsuz etkiler ışığında, birçok araştırma bu çatışmayı azaltmada sosyal desteğin önemini vurgulamıştır. Bu araştırmalar, bireyin iş ve iş dışındaki sosyal çevresinden aldığı desteğin stresle başa çıkmasında önemli bir kaynak olduğunu savunur. Bu çalışma, iş-aile çatışmasının ebeveynlik davranışları üzerine etkisini araştıran sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olması açısından önemlidir. Ayrıca, sosyal desteğin iş-aile çatışması ve ebeveynlik boyutlarından olan cezalandırma, itaat bekleme, sıcaklık ve açıklayıcı akıl yürütme arasındaki düzenleyici rolünü araştıran ilk çalışmadır. Çalışmada 2-6 yaş arası çocuk sahibi, 225 çalışan anne yer almıştır. Annelere iş-aile çatışması, sosyal destek ve ebeveynlik davranışlarına yönelik maddelerin bulunduğu anket formu uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda iş-aile çatışması ve ebeveynlik davranışları arasında bir ilişki bulunmamıştır. Ayrıca, iş yerinden (örgüt, amir ve çalışma arkadaşları) ve iş dışından (eş, aile, arkadaş) alınan desteğin bu ilişkide düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular çalışmanın metodolojik yönleri ve örneklemin demografik özellikleri ile ilgili olarak tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: iş-aile çatışması, çalışan anneler, ebeveynlik davranışları, sosyal destek.
  • Master Thesis
    Algılanan örgütsel adalet, ahlaki kimlik, CWB ve algılanan örgütsel destek arasındaki ilişkiler
    (2024) Nakıp, Melisa; Güleryüz, Evrim
    Active and passive CWB behaviors show significant differences in terms of urgency, intensity, and risk. Therefore, it is important to address and examine CWB behaviors as active and passive. In the literature, no study has been found examining the moderating effect of moral identity internalization and perceived organizational support on the relationship between perceived organizational justice and active-passive CWBO/CWBI. The aim of this study is to investigate the moderating effect of moral identity internalization and perceived organizational support on the relationship between organizational justice and active-passive CWBO/CWBI. In the study, which sampled 402 full-time employees, a negative relationship was observed between perceived distributive, procedural justice and active-passive CWBO, and between perceived interactional justice and active-passive CWBI. Additionally, high moral identity internalization was found to have a buffering effect on the relationship between perceived distributive justice and passive CWBO, and the relationship between perceived interactional justice and active CWBI. However, perceived organizational support did not show a moderating effect on the relationship between perceived organizational justice and active-passive CWBO/CWBI. All findings were discussed in detail. This study contributes to the literature by introducing a Turkish adapted version of the active-passive CWBO/CWBI scale and presenting the findings on the antecedent variables with which this variable is related. Furthermore, based on the research findings, recommendations are provided to managers and human resources professionals.
  • Master Thesis
    Algılanan liderlik stilleri ve lider etkililiği arasındaki ilişkide çalışanların cinsiyet rol tutumları ve liderin cinsiyetinin aracılık rolü
    (2019) Çağıran, Zeynep; Güleryüz, Evrim
    Considering organizational success, leadership is one of the important facets to decrease some negative organizational outcomes, such as job dissatisfaction, high turnover rates, and employee stress. Leadership styles were found to be strong predictors of leader effectiveness. However, according to previous study results the effectiveness of leaderships styles were differed. The aim of this research is to examine the relationship between leadership styles and leader effectiveness as well as satisfaction with the leader as an integrative approach by using paternalistic, autocratic, participative, transformational, transactional and laissez-faire leadership together. The data was collected from 300 employees in different workplaces. The multiple regression analysis results showed that the transformational leadership style was the best predictor of leader effectiveness and satisfaction with the leader. Paternalistic leadership was also found to be a strong predictor of leader effectiveness and satisfaction with the leader. Moreover, based on Role Congruity Theory (Eagly & Karau, 2002) which considers the congruence between gender roles and leadership roles, the effect of leader's gender and follower's gender role attitudes on the effectiveness of leadership styles was investigated. According to three-way interaction analysis results, there was not any interaction effect of leader's gender and follower's gender role attitudes in the relationship between leadership styles and leader effectiveness and satisfaction with the leader. The results, limitations and practical implications of this research are discussed.
  • Article
    Örgütsel Özdeşim ve Duygusal Bağlılığın Öncülleri Bağlamında Karşılaştırılması
    (2015) EVRİM GÜLERYÜZ; Orhan AYDIN; Güleryüz, Evrim; Aydın, Orhan
    Bu araştırma örgütsel özdeşim ve duygusal bağlılığın çeşitli öncüllerle ilişkileri açısından farklılık gösterip göster- mediğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma çeşitli illerde kamu sektörü ve özel sektörde görev yapan 444 katılımcı ile yürütülmüştür. Örgütsel özdeşimin duygusal bağlılıkla ortak ve farklı öncüllerini belirlemek amacıyla bu değişkenlerin her biri için ayrı hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Örgütün kimliğinin gücü örgütün algıla- nan dışsal prestiji kişi örgüt uyumu ve birarada olma ihtiyacının her iki değişkeni de yordadığı örgüt temelli benlik değerinin sadece örgütsel özdeşimi iş doyumunun ise sadece duygusal bağlılığı yordadığı benlik değeri bölüşüm- sel işlemsel ve etkileşimsel adaletin ise iki değişkeni de yordamadığı saptanmıştır.
  • Article
    Yıldırma ve Tükenmı̇şlı̇k Arasındakı̇ İlı̇şkı̇de Duygu Yönetı̇mı̇nı̇n Düzenleyı̇cı̇ Rolü
    (2022) Burcu Taskan; Evrim Güleryüz; Yonca Toker-Gültaş; Güleryüz, Evrim; Toker-gültaş, Yonca; Taskan, Burcu
    Araştırmanın temel amacı yıldırma ve tükenmişlik arasındaki ilişkide duygu yönetiminin (duygu düzenleme ve duygusal zekâ) düzenleyici rolünü iki örneklemle (220 hemşire ve 220 mühendis) araştırmaktır. İki örneklem kullanılmasının nedeni çok fazla yüz yüze iletişim gerektirmeyen mesleklerde çalışanların da tükenmişlik yaşayabileceği tartışmalarıyla paralel olmasıdır. Her iki örneklemde de duygusal zekâ yıldırma ve tükenmişlik arasındaki ilişkide moderatör etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Öte yandan etki varsayılan yönde değildir, yıldırmanın tükenmişlik üzerindeki etkisinde tampon etkisi olmamıştır. Ek olarak duygu düzenlemenin boyutu olan bilişsel yeniden değerlendirme hem iki örneklemde de mobbing ile azalan kişisel başarı/mesleki yeterlilik arasındaki ilişkiyi hem de mühendislerde duyarsızlaşma arasındaki ilişkiyi yumuşatmış ancak etkileri varsayımsal yönde olmamıştır. Duygu düzenlemenin diğer boyutu olan bastırma hem iki örneklemde de yıldırma ile azalan kişisel başarı/mesleki yeterlilik arasındaki ilişkiyi hem de mühendislerde duyarsızlaşma arasındaki ilişkiyi yönetmiştir.
  • Article
    Örgütsel Özdeşim ve Örgütsel Bağlılık Birbirinden Farklı Yapılar Mıdır? Bir Faktör Analizi Çalışması
    (2015) EVRİM GÜLERYÜZ; Orhan AYDIN; Güleryüz, Evrim; Aydın, Orhan
    Bu araştırma örgütsel özdeşim ile örgütsel bağlılık boyutlarından duygusal bağlılık ve normatif bağlılığın birbirinden ayrı yapılar olup olmadığını ampirik olarak incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma çeşitli illerde kamu sektörü ve özel sektörde görev yapan 444 katılımcı ile yürütülmüştür. Bütün ölçek maddelerinin tek bir yapıyla bağlantılı olduğu tek faktörlü A Modeli duygusal bağlılık ve normatif bağlılık ölçeklerinin maddelerinin tek bir örgütsel bağlılık yapısıyla ve örgütsel özdeşim ölçeği maddelerinin ise örgütsel özdeşim yapısıyla bağlantılı olduğu iki faktörlü B Modeli her bir ölçek maddesinin kendi ölçeğiyle ilgili yapıyla bağlantılı olduğu üç faktörlü C Modeli birbirleri ile yapılan doğrulayıcı faktör analizi (LISREL 8.3) ile karşılaştırılmıştır. Uyum indeksleri ele alındığında C Modeline daha fazla destek sağlandığı ve bu üç yapının da birbirinden ayrı olduğu görülmüştür
  • Master Thesis
    Mobing ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkide algılanan örgütsel desteğin aracı rolü
    (2023) Deniz, İrem; Güleryüz, Evrim
    Bu çalışmanın amacı, algılanan örgütsel desteğin iki tür yıldırma (aşağıya doğru ve yatay) ile zihinsel yorgunluk, fiziksel yorgunluk, kaygı ve stres gibi psikolojik sıkıntı arasındaki aracı rolünü incelemektir. Bu amaca ulaşmak için 22-60 yaş arası aktif çalışan katılımcılar (N=306) alınmıştır. Bu katılımcılar genel yıldırma ölçeği (α=0.97), Lüksemburg işyeri yıldırma ölçeği, algılanan stres ölçeği (α=0.80), kaygı ölçeği (α=0.93), algılanan örgütsel destek ölçeği (α=0.90) arasından seçilmiştir. ve fiziksel yorgunluk ve zihinsel yorgunluk ölçeği. bir anket doldurdu. Lüksemburg mobbing ölçeğinin çevirisi ve uyarlaması araştırmacı tarafından yapılmış ve iki akademisyen tarafından kontrol edilmiştir. Bu ölçekte yer alan maddelerden hareketle yanal yıldırma ölçeği (α=0.82) ve aşağı yönlü yıldırma ölçeği (α=0.71) geliştirilmiştir. Ayrıca fiziksel yorgunluk ölçeği (α=0.92) ve zihinsel yorgunluk ölçeği (α=0.83) 14 mobbing mağduru ile yapılan görüşmeler ve chalder yorgunluk ölçeğinin alt boyutları dikkate alınarak araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Kaygı ölçeğinin güvenirlik puanının düşük olması nedeniyle analize dahil edilmemiştir. Araştırma sonuçları, algılanan örgütsel desteğin aşağı doğru mobbing ile stres arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ve ayrıca aşağı doğru mobbing ile zihinsel yorgunluk arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca algılanan örgütsel destek, aşağı doğru mobbing ile fiziksel yorgunluk arasındaki ilişkiye aracılık etmektedir. Ayrıca bulgular, gelecekteki araştırmalar için algılanan örgütsel desteğin yanal yıldırma ile stres, yanal yıldırma ile zihinsel yorgunluk ve yanal yıldırma ile fiziksel yorgunluk arasında aracı bir rol oynadığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: aşağı doğru mobbing, yukarı doğru mobbing, zihinsel yorgunluk, fiziksel yorgunluk, stres
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 2
    A Comparison of the Antecedents of Organizational Identification and Affective Commitment
    (TURKISH PSYCHOLOGISTS ASSOC, 2015) Evrim Guleryuz; Orhan Aydm; Guleryuz, Evrim; Aydm, Orhan
    The present study was sought to clarify various antecedents of organizational identification and affective commitment. Data were obtained from 444 employees of various public and private organizations. Two hierarchical regression analysis were conducted to find out the differences in the relationships of organizational identification affective commitment and their antecedents. It was found that strength of organizational identity perceived external prestige person-organization fit and need for affiliation predicted both organizational identification and affective commitment. Besides this organization-based self-esteem predicted organizational identification but not affective commitment and job satisfaction predicted affective commitment but not organizational identification. It was also found that self-esteem distributional justice procedural justice and interactional justice were not predicted any of these constructs.